basketbolBasketbol, Türkiye Basketbol Sitesi, turkiye basketbol ligi, basketbol, basket, spor, nba, 12 Dev Adam, 12, dev, adam, tbf, t.b.f, gündem, gazete, haber, gundem, gunluk, news, BEKO BL, TBBL, TB2L, TBB2L, Avrupa ligleri, NBA, Beko Basketbol Ligi
 

Kovdular gitmedi kupayı getirdi / YİĞİTER ULUĞ 22 Şubat 2012 | radikal gazetesi

yazdırYazdır Arkadaşına GönderArkadaşına Gönder Yorum YazYorum Yaz  

HAFTANIN

.. KAHRAMANI: SERHAT ÇETİN
Hani bir türkü vardır…“Karnın yardım kazmayınan, belinen/Yüzün yırttım tırnağınan, elinen/Yine beni karşıladı gülünen…” der büyük usta Âşık Veysel, sadık yâri “Kara Toprak”ı anlatırken… Serhat Çetin’i anlatmak için klavyeye oturduğumda, bu dörtlük geldi aklıma…
2006 yazında Ümitler kategorisinde Avrupa ikincisi olan Ersan İlyasova’lı, Ömer Aşık’lı, Oğuz Savaş’lı, Semih Erden’li, Cenk Akyol’lu Milli Takımımızın oyuncularından biriydi Serhat… Kenardan geldiği kısıtlı dakikalara önemli işler sığdırmasıyla tanınmıştı. 2006-07 sezonunda Karşıyaka’da maç başına 29 dakika bulunca, 10 sayı, 3 ribaunt, 2.5 asist gibi ortalamalar tutturarak Beko BL’ye merhaba dedi. Bir sonraki yıl Alpella formasıyla çıtayı daha da yukarı kaldırdı: 12.5 sayı ortalama ve yüzde 38 ile hatırı sayılır bir üçlük isabeti. Ardından, büyük umutlarla Fenerbahçe Ülker kadrosuna dahil edildi ama sarı-lacivertli formayla iki sezonda toplam 20 maçta oyuna girebildi. Üst üste gelen sakatlıklar, dakikalarının ve kullandığı topların azalması, henüz 20’li yaşlarının başında bir genç yeteneği basketboldan soğutmuştu. 2010 yılında yeni bir başlangıç yapabilme hevesiyle Beşiktaş’a transfer oldu. Burada daha fazla süre almasına karşın, sakatlıklar yine peşini bırakmadı. Çokça maç eksiği ve bir türlü form tutamama derken, beklentilerin altında kaldı.

Herkes tatile giderken…
2011 yazında Beşiktaş yönetiminin, sponsor Cola Turka ile yollarını ayırdığı ve basketbol şubesinin birikmiş borçlarını ne yapacağını bilemediği günlerde kabak, Serhat Çetin’in de içinde yer aldığı bir grubun başına patladı. Yönetim, sözleşmeleri devam eden Cüneyt Erden, Bekir Yarangüme ve Serhat Çetin’e kendilerine takım bulmalarını söylemişti. Oyuncular, “Ama bizim sözleşmemiz var” deyince, “Peki o zaman, sözleşmeniz gereği her gün salona gelip iki antrenman yapmak zorundasınız” cevabını aldılar. Bu yıldırma politikasının sonucunda, herkes ailesiyle tatildeyken, kavurucu yaz sıcağında anlamsızca üç kişilik idmanlar yaptılar. Sonunda, Bekir alacaklarından vazgeçip Telekom’un yolunu tuttu. Cüneyt basketbolu bıraktı. Serhat ise ücretinde indirime giderek bir yıl daha kalmayı kabul etti.

Kupa ası
Siyah-beyazlı taraftarların Deron Williams’ı havaalanında karşıladığı, “Garnett mi gelsin, Durant mı?” sorularının havada uçuştuğu günlerde Serhat’ın adını ağzına alan hiç kimse yoktu. Lokavt bitip de ayrılanlar olduğunda dahi takım içindeki rolü artmadı. Ligin ilk 18 haftasında sadece 6 sayı ortalamayla oynamış olması, çoğu maçı sadece bir şut kullanarak tamamlaması bunu gösteriyor zaten… Önceki yıldan alacakları uzun süre ödenmedi. Yine de elinden geldiğince işini yapmaya çalıştı. Hayal kırıklıklarını yüreğinin en kuytu köşelerine attı, her zamanki gibi güleryüzlü olmaya çalışarak, koçunun verdiği savunma ağırlıklı görevleri yerine getirdi.
Konya’daki Türkiye Kupası başlarken, Beşiktaş’ın eli çok kısıtlıydı. İki yerli oyuncu pozisyonu için sadece üç isim vardı: Serhat, Türk pasaportlu Dudley ve Barış Hersek. Mehmet Yağmur sakatlıktan yeni kalkmıştı ve hazır değildi. Dört günde üç maç oynanacağı için, bu oyuncuların yorulmaya ve hata yapmaya hiç hakkı yoktu. Serhat bu koşullarda çıktı, her gün büyük istikrarla oynadı, ortalama 14 sayı üretti, turnuva boyunca 10/14 üçlük isabetiyle rakipleri en kritik anlarda yıktı (Galatasaray maçını uzatmaya götüren üçlüğü hafızalardan çıkmayacak), savunmasıyla ekibe direnç kazandırdı. Ve Beşiktaş tarihinde ilk kez kupayı kucaklarken, haftanın kahramanı oldu.
Yapılan onca vefasızlığa, kadirbilmezliğe, adına endüstriyel spor dediğimiz şeyin insanı toz zerresi yerine koyan kararlarına karşın küsmedi, kendine ve işine karşı saygısını yitirmedi. Her gerçek sporcu gibi cevabını sahada, yüzünde güller açarak verdi. Aşık Veysel’in “Kara Toprak”ını hatırlamam işte bu yüzden…

 

YORUMLARARKADAŞINA GÖNDERBENZER İÇERİKLER

  •   İsim Soyisim : Ömer Şerif 22-02-2012

    Size de teşekkürler Y. Uluğ. Kendisi oynadığı maçlarla adeta gözmüzün içine soksa da, hala elde edilen başarıyı başka yerlere dayandırmaya çalışanlara inat, bu yazıyı yazdığınız için.

    Yorumu Cevapla   veya   Yeni Yorum Yaz

Yorum yapın


BU YAZIYI ARKADAŞINA GÖNDER
Arkadaşınızın Email Adresi :
Adınız ve Soyadınız :
Sizin Email Adresiniz :
Varsa Yorumunuz :
Güvenlik Doğrulaması :
=

BENZER İÇERİKLER

Beşiktaş avantaj yakaladı / DOĞAN HAKYEMEZ
Beşiktaş avantaj yakaladı / DOĞAN HAKYEMEZ
Beşiktaş hakkıyla / MURAT DİDİN
Beşiktaş hakkıyla / MURAT DİDİN
Beşiktaşlı duruşu / KAAN KURAL
Beşiktaşlı duruşu / KAAN KURAL
O ne özgüven o / ÜMİT AVCI
O ne özgüven o / ÜMİT AVCI
5 biyonik Kartal / AVNİ BAŞOĞLU
5 biyonik Kartal / AVNİ BAŞOĞLU
Uluğ’dan Ataman’a / CAN İŞBAKAN
Uluğ’dan Ataman’a / CAN İŞBAKAN
İlk darbe Banvit’ten / KAAN KURAL
İlk darbe Banvit’ten / KAAN KURAL
Enfes Banvit / AVNİ BAŞOĞLU
Enfes Banvit / AVNİ BAŞOĞLU
 
Basketbol, basketdergisi, nostalji basket, basketdergisi.com, Basketbol, Basketbol dergisi, Basket Dergi, Basket Haber, Altyapı Basket, Basket magazin, Basketbol Milli takım, Avrupa Basketbol, Avrupa Basket, Basketbol doping, Kerem Doping, Forma, Pota, Parke, Smaç, Sportmen, Ntv spor basket, Basketbol Tarihi, Bakset Nostalji, Avrupa kupaları, Avrupa Ligleri, Basket röportaj, Beko Basketbol, Beko basket, Basket ligi, Beko basketbol Ligi, Basketbol Ligi, Bayan basketbol, Basketbol Aşkı, Euroleague basket, Euro Basket, Basketbol Akademisi, Basket akademi, Basketbol ailesi, Basketspor, 12 dev adam, 2010 Basketbol, Türkiye Basket, Maskot, Basketbol Maskot, Basketbol Dünya Şampiyonası, Basketbol Twitter, Basketbol Facebook, Basketbol haber, Basket Yorum, Basketbol Yorum, Medya Basket, Türkiye basket, İstanbul Basket