<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basket Dergisi &#187; RÖPORTAJLAR</title>
	<atom:link href="http://www.basketdergisi.com/basketbol-ozel/roportajlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.basketdergisi.com</link>
	<description>Basket Dergisi Basketbol bilgilendirme sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 21:17:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Spanoulis: Yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/spanoulis-yeni-bir-baslangic-yapmak-istiyoruz.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/spanoulis-yeni-bir-baslangic-yapmak-istiyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 09:56:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EuroLeague]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32487</guid>
		<description><![CDATA[THY Euroleague TOP 16&#8242;da gelecek hafta Anadolu Efes&#8217;le karşılaşacak olan Olympiakos&#8217;un yıldız ismi Vassilis Spanoulis, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu. - Sezon başında Avrupa’daki birçok kulüpten yüksek kontratlı teklifler almana rağmen Olympiakos’ta kalmayı tercih ettin. Üstelik Olympiakos&#8217;un ekonomik durumu da pek iyi durumda değildi. Burada kalmayı tercih etmendeki neden neydi? V.S: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-24443" title="Vasilis Spanoulis (R) of Olympiakos is m" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/06/spanouliss.jpg" alt="" width="610" height="405" />THY Euroleague TOP 16&#8242;da gelecek hafta Anadolu Efes&#8217;le karşılaşacak olan Olympiakos&#8217;un yıldız ismi Vassilis Spanoulis, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu.</p>
<p>- Sezon başında Avrupa’daki birçok kulüpten yüksek kontratlı teklifler almana rağmen Olympiakos’ta kalmayı tercih ettin. Üstelik Olympiakos&#8217;un ekonomik durumu da pek iyi durumda değildi. Burada kalmayı tercih etmendeki neden neydi?</p>
<p>V.S: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben Olympiakos&#8217;tan ayrılmayı hiçbir zaman için düşünmedim. Burada 3 yıllık bir kontratım var ve Olympiakos benim kulübüm. Geçtiğimiz sezon sonunda kulübümüzün başkanlarının bizi bazı nedenlerden dolayı bırakmaları sonucunda takım üzerinde ciddi bir baskı oluştu. Takımdan ayrılmak durumunda kalan birçok oyuncu oldu. Ancak ben hiçbir zaman için buradan ayrılmayı düşünmedim. Yeni bir başlangıç yapmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllar için bir takım kurulma aşamasına geçildi. Adım adım daha iyiye gidip, daha başarılı olmayı amaçlıyoruz.</p>
<p>- Senin de belirttiğin gibi sizin için yeni bir başlangıç durumu var ve Yunanistan&#8217;ın ciddi bir basketbol sistemine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Olympiakos&#8217;un kısa zamanda eski yıllardaki gücüne geri dönebileceğini düşünüyor musun?</p>
<p>V.S: Bizim de istediğimi bu tabi ki ama Yunanistan&#8217;daki ekonomik kriz gerçeğini de kabul etmek gerekir. Şu anda maddi olarak eskisi kadar katkı yapabilecek kulüp sahipleri yok takımın başında. Biz elimizden gelenin en iyisini vermeye çalışacağız. Takımımızda çok sayıda genç oyuncu var ve bunların bir kısmı Euroleague&#8217;de ilk sezonlarını bir kısmı da ikinci sezonlarını geçiriyor. Bu kolay bir durum değil. Olympiakos takımının parçası olmaya çalışan yeni oyuncular var. Üzerimizde baskı hissetmeden elimizden geldiğince mücadele edeceğiz.</p>
<p>- Kariyerindeki en güzel an neydi senin için, özellikle Euroleague&#8217;de?</p>
<p>V.S: Şu anda aklıma direkt olarak gelen bir şey yok ama tabi ki de hem çok güzel, hem de kötü anlarım oldu. Fakat bunları söylemek istemiyorum. Bana özel olarak kalmasını tercih ediyorum.</p>
<p>- Hem Obradovic hem de Ivkovic&#8217;le çalışma şansına sahip oldun. Ivkovic&#8217;in akıl oyunları, Obradovic&#8217;in de maç içindeki tepkileri ve geri dönüşleri çok iyi bilinir. Sen bu iki koç için ne söylemek istersin?</p>
<p>V.S: Hem Ivkovic&#8217;ın hem de Obradovic&#8217;in kendine has tarzı var ama Avrupa’da tüm zamanların en iyi koçu olarak ikisini de söyleyebiliriz.</p>
<p>- Galatasaray tarihinde ilk kez Euroleague’de mücadele ediyor ve TOP 16&#8242;ya kaldı. Hem takımla ilgili, hem de sahip olunan atmosferle ilgili neler düşünüyorsun?</p>
<p>V.S: Herkesin bildiği bir gerçek var ki çok büyük bir ev sahibi avantajı var. Burada basketbol için çok ateşli bir atmosfer oluşturuluyor. Bu atmosferde her basketbolcu oynamak ister. Elemelerden gelip top 16’ya kalmaları Galatasaray için çok önemli. İyi bir antrenörü ve tecrübeli oyuncuları var.</p>
<p>- Şu anda konuşmak için çok erken olsa da kariyerinle ilgili olarak gelecekte Türkiye’ye gelip burada oynama ihtimalin nedir?</p>
<p>V.S: Şu anda Olympiakos&#8217;la kontratım devam ediyor. Ama gelecek hakkında yorum yapmak için erken. Herhangi bir şey söyleyemiyorum çünkü kimse gelecekte ne olacağını bilemez.</p>
<p>- Euroleague senin için ne ifade ediyor?</p>
<p>V.S: Nba&#8217;den sonraki en iyi basketbol organizasyonu. Hatta kimilerine göre Euroleague, Nba&#8217;den daha önde. Ama çok yüksek seviyede bir basketbol oynandığı bir gerçek.</p>
<p>- Panathinaikos ve Olympiakos arasında çok büyük bir rekabet var ve sen Panathinaikos&#8217;tan Olympiakos&#8217;a transfer oldun. Hem Olympiakos, hem de Panathinaikos taraftarından ne gibi tepkiler geldi?</p>
<p>V.S: Bunlar sporun içinde olabilir. Olympiakos&#8217;a geldiğimde burada hem taraftarlar tarafından, hem de kulüp çalışanları ve yöneticiler tarafından sıcak bir şekilde karşılandım. Olympiakos&#8217;a gelmekle birlikte kendime yeni bir sayfa açtığımı düşünüyorum. Burada keyif almaya çalışıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/spanoulis-yeni-bir-baslangic-yapmak-istiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vujacic çocuk istiyor</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/vujacic-cocuk-istiyor.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/vujacic-cocuk-istiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 10:21:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[AVRUPA KUPALARI]]></category>
		<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[EuroLeague]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32230</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Efes&#8217;in yıldızı Vujacic, Hurriyet Gazetesi&#8217;nden Alp Ulagay&#8217;ın sorularını yanıtladı. Yıldız oyuncu sevgilis Maria Sharapova ile çocuk yapacaklarını söyledi. VUJACIC RÖPORTAJININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/vujacic-seri-galibiyetler-istiyoruz.html/efesvujacic-2" rel="attachment wp-att-29986"><img class="alignright size-medium wp-image-29986" title="efesvujacic" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/efesvujacic-530x318.jpg" alt="" width="530" height="318" /></a>Anadolu Efes&#8217;in yıldızı Vujacic, Hurriyet Gazetesi&#8217;nden Alp Ulagay&#8217;ın sorularını yanıtladı. Yıldız oyuncu sevgilis Maria Sharapova ile çocuk yapacaklarını söyledi.</p>
<p><a href="http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html"><br />
</a></p>
<p><a href="http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html">VUJACIC RÖPORTAJININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/vujacic-cocuk-istiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maria ile mutlaka çocuk sahibi olacağız / ALP ULAGAY</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 10:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32227</guid>
		<description><![CDATA[Onu basketbol sahalarında Los Angeles Lakers ile iki NBA şampiyonluğu sahibi olarak tanıyoruz. Bu sezon da Anadolu Efes&#8217;in bir numaralı hücum silahı. Saha içinde sorumluluk almaktan çekinmeyen bir yıldız oyuncu. Aynı zamanda dünyanın en ünlü kadın tenisçilerinden Maria Şarapova&#8217;nın nişanlısı. Vujacic onunla spor hayatı sonrası planlarını da şimdiden yapmış: Los Angeles&#8217;a yerleşip çocuk sahibi olmak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html/arsivimage-aspx-2" rel="attachment wp-att-32229"><img class="alignright size-full wp-image-32229" title="arsivimage.aspx" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/01/arsivimage.aspx_1.jpg" alt="" width="250" height="150" /></a>Onu basketbol sahalarında Los Angeles Lakers ile iki NBA şampiyonluğu sahibi olarak tanıyoruz. Bu sezon da Anadolu Efes&#8217;in bir numaralı hücum silahı. Saha içinde sorumluluk almaktan çekinmeyen bir yıldız oyuncu. Aynı zamanda dünyanın en ünlü kadın tenisçilerinden Maria Şarapova&#8217;nın nişanlısı. Vujacic onunla spor hayatı sonrası planlarını da şimdiden yapmış: Los Angeles&#8217;a yerleşip çocuk sahibi olmak.</p>
<p>Çok genç yaşta İtalya&#8217;ya gittiniz. Sonra 20 yaşında da NBA&#8217;in yolunu tuttunuz. Sekiz sezon sonra yeniden Avrupa&#8217;da oynamak nasıl bir his?</p>
<p>- NBA&#8217;ye gitmek hayatımdaki en önemli karardı. Gençken en büyük hayalim NBA&#8217;de bir şampiyonluk kazanmak ve Los Angeles Lakers&#8217;ta oynamaktı. Orada oynamaktan büyük zevk aldım. Avrupa&#8217;ya dönmekse eski anılarımı canlandırdı. Bir sezon için de olsa buraya gelme kararımın doğru olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Aradan geçen yedi yılda Avrupa basketbolu çok değişmiş mi?</p>
<p>- Bir kere Euroleague&#8217;deki seviyenin çok yükseldiğini gördüm. Hiç şüphe yok ki, Euroleague dünyadaki en iyi ikinci lig. Ve burada oynamak hoşuma gidiyor. Tabii NBA her yönüyle önde olmaya devam edecek. NBA&#8217;de oyun daha hızlı. Bir de iki günde bir maç oynuyorsunuz, ülkenin iki ucu arasında seyahat ediyorsunuz. Vücudunuz ve zihniniz bir sonraki maç için sürekli hazır olmalı. Belki playoff zamanı buradaki oyun seviyesi de NBA&#8217;dekine yaklaşır.</p>
<p>NBA&#8217;de beş aylık bir lokavttan sonra yeni sezon başladı. Bunu öngörüp mü Anadolu Efes&#8217;le anlaştınız?</p>
<p>- NBA&#8217;de oynamaya devam etmek istediğim bir sır değil. Çünkü orada en az bir şampiyonluk daha kazanmak istiyorum. Lokavt başlayınca bir sezonu boş geçirmek istemedim. Lakers ile son sezonum da pek istediğim gibi geçmemişti. Bunun üzerine Nets&#8217;e geçtim ve orada yeniden doğmuş gibi oldum. Ancak lokavt yüzünden yeniden takım arayışındaydım. Neyse ki bana çok üst seviyede oynama imkanı veren Anadolu Efes&#8217;le anlaştım. Burada büyük hedeflere sahip bir takımda oynuyorum.</p>
<p>NBA&#8217;de takımınızın hücümdaki ilk tercihi değildiniz. Yedekten gelip takımı ateşliyordunuz daha ziyade. Efes&#8217;teki rolünüz nedir?</p>
<p>- Efes&#8217;te oyunumuz önce savunmaya dayanıyor. Başka bir takımda olsam daha fazla sayı atmam gerekebilirdi. Ama burada çok iyi takım arkadaşlarım var. Topu iyi paylaşıyoruz. Rakip takım bana ikili sıkıştırma yaptığında topu onlara geçirmekte tereddüt etmiyorum. Ama maçın en kritik anlarında hep hazırım. Son dakikalarda sorumluluk almak hoşuma gidiyor.</p>
<p>BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GİBİ BİR TAKIMIZ</p>
<p>Efes&#8217;te oda arkadaşınız kim?</p>
<p>- NBA&#8217;de hep yalnız başımıza kalırız. Buradaysa bir oda arkadaşıyla beraberiz. Ama bu kişi maçtan maça değişiyor. Bu da kaynaşmamızı sağlıyor. Bir araya geleli henüz birkaç ay oldu ama ne kadar iyi olabileceğimize dair pırıltıyı şimdiden gösteriyoruz. Zaten ilk birkaç haftada kaynaştık. Birbirinin arkasını kollayan bir oyuncu grubu haline geldik. Bence doğru yoldayız.</p>
<p>Aynı zamanda çok uluslu bir takım söz konusu. Bu nasıl etkiliyor takım içi dengeleri?</p>
<p>- Eski Yugoslavya&#8217;nın neredeyse her ülkesinden oyuncu var: Sırbistan, Slovenya, Hırvatistan, Makedonya. Ayrıca, Uruguaylı, Amerikalı ve Arnavut oyuncumuz da var. Birleşmiş Milletler gibiyiz. Tüm bu kültürleri bir araya getirmek başlı başına bir iş. Bir olmak, bir akıl haline gelmek çok önemli. Sadece sahada değil, saha dışında da bir olmak çok önemli. Biz saha dışında da beraber vakit geçiriyoruz. Beraber yemeğe gidiyoruz. Sohbet ediyoruz. Dolaşıyoruz.</p>
<p>Peki ya PlayStation?</p>
<p>- Hayır. Artık değil. Üç-dört yıl öncesine kadar çok oynardım.</p>
<p>Bu kadar çok uluslu bir takımda hangi dil konuşuluyor?</p>
<p>- İngilizce tabii. Ama Türk arkadaşlarımız bize biraz Türkçe de öğretti. Ben İtalyanca da biliyorum. Tabii Yugoslav kökenliler aramızda biraz Sırpça-Hırvatça da konuşuyoruz. Bende bütün kanlar olduğu için Slovence de biliyorum. Ben de Karadağlı, Sırp, Sloven kanı var. Bu yüzden kendimi Yugoslav olarak tanımlıyorum.</p>
<p>Facebook sayfanıza zaman zaman fotoğraflar da koyuyorsunuz. 10 gün önce gitar çaldığınız bir fotoğrafınızı gördüm&#8230;</p>
<p>- Doğru. Aslında o bir reklam çekimiydi. Ama gitar çalmayı gerçekten çok öğrenmek istiyorum. Yıllardır buna vakit bulamadım. Los Angeles&#8217;ta bir klasik gitar edinip başlamıştım. Ama devam edemedim. Haftaya, bir sonraki haftaya diye diye hep erteledim. Basketbolu bırakınca mutlaka öğreneceğim.</p>
<p>TRİBÜNDEN SEVGİLİMİ İZLERKEN YERİMDE DURAMIYORUM</p>
<p>Maria beni iki yıl boyunca hep tribünden izledi. Ve bunun ne kadar zor olduğunu söyleyip duruyordu. Geçen sezon takımım Nets playoff&#8217;a kalamayınca sezonu erken kapadım ve Avrupa&#8217;daki turnuvalarda onu izlemeye başladım. Ve sevdiğin birini izlemenin o zorluğuna inanamadım. Oturduğum için sahaya da müdahale edemiyorum. O tribünde normal biri gibi davranamam. Maria&#8217;yla durumumuz gerçekten zor. New Jersey&#8217;deyken daha sık buluşabiliyorduk. Bu sezon Türkiye&#8217;ye gelince durum daha da zorlaştı. Buluştuğumuzda bütün zamanımızı birbirimize harcıyoruz. Bir gün mutlaka çocuk yapacağız! Yedi yıl geçirdikten sonra Los Angeles benim için bir nevi evim haline geldi. Annemler de orada yaşıyor. Biz de kesinlikle oraya yerleşip ailemizi Los Angeles&#8217;ta kuracağız.</p>
<p>BÜYÜK KATİL VE MAKİNE</p>
<p>İki lakabım var: İtalya&#8217;daki takımım Snaidero Udine yeni yetenekleri keşfetme konusunda Avrupa&#8217;daki en iyi takımlardan biriydi. Benetton, Kinder gibi büyük takımlara karşı playoff&#8217;ta bile hiç çekinmeden oynardık. Ben de o cesur oyunculardan biriydim. Böylece l&#8217;Ammazzagrandi&#8217; (Büyük Katil) lakabını aldım. Diğeriniyse Los Angeles&#8217;taki dönemde edindim. 11-12 günlük uzun bir deplasman seyahatinde Lakers&#8217;ın TV anonsçusu Joe Miles bana &#8216;Machine&#8217; (Makine) adını taktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/maria-ile-mutlaka-cocuk-sahibi-olacagiz-alp-ulugay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Huertas: Barcelona&#8217;da oynamak hayalimdi</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/huertas-barcelonada-oynamak-hayalimdi.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/huertas-barcelonada-oynamak-hayalimdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 13:21:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=29836</guid>
		<description><![CDATA[Sezon başında Anadolu Efes&#8217;in çok istediği ancak Regal Barcelona&#8217;nın teklifine &#8216;evet&#8217; diyen Marcelinho Huertas, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu. Öncelikle röportaj için çok teşekkür ederiz. Uçaktan henüz indin, yorgun olduğunu biliyoruz. Ama burada olduğun için de çok memnun olduğumuzu belirtmek isterim. Euroleague’de 4. sezonun ama bu sezon çok daha özel çünkü Avrupa’nın en iyi takımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-29837" title="huertasveli" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/huertasveli.jpg" alt="" width="540" height="344" />Sezon başında Anadolu Efes&#8217;in çok istediği ancak Regal Barcelona&#8217;nın teklifine &#8216;evet&#8217; diyen Marcelinho Huertas, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu.</p>
<p><strong>Öncelikle röportaj için çok teşekkür ederiz. Uçaktan henüz indin, yorgun olduğunu biliyoruz. Ama burada olduğun için de çok memnun olduğumuzu belirtmek isterim. Euroleague’de 4. sezonun ama bu sezon çok daha özel çünkü Avrupa’nın en iyi takımı için mücadele ediyorsun. Euroleague kariyerin hakkındaki düşüncen nedir?</strong></p>
<p>- Euroleague’deki ilk sezonumda Joventut Badalona ile mücadele ettim. O zaman gençtim ve benim için iyi bir deneyim oldu. Genç ama takım olmayı becerebilen bir ekiptik. Çok büyük bir deneyimdi benim için. Sonraki iki sezonda Caja Laboral ile Euroleague’de oynadım. Final Four’a çok yaklamıştık ve ben de ilk yılıma göre bir seviye daha yukarı çıkmıştım. Bu sezon da Barcelona ile Euroleague’de mücadele ediyorum. Takım olarak Final Four’a katılıp, başarıya ulaşmak istiyoruz. Hepimizin böyle bir hedefi var. Tabi benim de böyle bir hayalim var. Bu iyi oyunumuzu devamlı olarak sürdürüp rakiplerimize ne kadar kaliteli olduğumuzu göstermeliyiz. Sonunda da mutlu sona ulaşmayı hedefliyoruz. En büyük temennimiz bu.</p>
<p><strong>Barcelona çok farklı bir dünya ve bu dünya hakkında bilgi sahibi olmak istiyoruz. Bize biraz Barcelona’dan bahseder misin?</strong></p>
<p>- Buradaki herkes Barcelona’nın daha büyük bir kulüp olduğunu düşünür ve burada haliyle daha ciddi bir baskı altında oluyorsunuz. Çünkü hem Euroleague’de hem de İspanya Ligi’nde şampiyonluk hedefi vardır. Barcelona’da yaşayan insanlar hem futbolda, hem de basketbolda sadece zirveyi düşünürler ve bu dünyayı gösteren asıl görüntü budur.</p>
<p><strong>NBA’de lokavtın kısa süre içinde bitmesi biraz zor görünüyor. Dolayısıyla NBA oyuncularının Euroleague takımlarına transfer olma olasılığı ortaya çıkıyor. Senin bu konudaki düşüncen ne ve Euroleague’in kimyasının değişeceğini düşünüyor musun?</strong></p>
<p>- Bence her takımın kendi oyun anlayışı var. Bundan sonraki dönemde ne olacağını bilemiyorum ama bazı takımlar NBA’den oyuncu transfer etmek ister, bazılarıysa istemez. Çünkü NBA oyuncularının takıma katılmasıyla uyumun sağlanması zaman alabilir ve lokavtın ne olacağı henüz net değil. Sonrasında lokavt biterse ve bu oyuncular takımdan ayrılırsa ciddi sıkıntılar ortaya çıkabilir. Açıkçası şu an durum netleşmeden bir yorumda bulunmak çok zor. Şimdilik lokavtın durumuna bakmadan takımlar var olan duruma odaklanmalı. Eğer NBA’in oynanmayacağı kesinleşirse zaten o zaman teknik kadro ve yöneticiler oyuncu transfer edilip edilmeyeceğini mutlaka düşünürler. NBA oynanmazsa mutlaka buradan bazı oyuncular Euroleague takımlarına transfer olacaktır.</p>
<p><strong>Brezilyalısın ve aynı zamanda İtalyan vatandaşlığın da var. Öyle tahmin ediyorum ki futbola da ilgin var. Barcelona gibi bir yerde yaşadığın için de şanslı olduğunu düşünüyorum. Futbola olan sevginle ilgili ne söylemek istersin?</strong></p>
<p>- Brezilya’da doğdum ve tuttuğum takım olan Corinthians’ın maçlarını seyretmek üzere birçok kez stadyuma gittim. 7 sene önce Badalona’da oynarken Barcelona’nın maçlarını elimden geldiğince takip etmeye çalışırdım. Orada oynayan Brezilyalı oyuncular Ronaldinho, Deco, Sylvinho, Belletti ve Motta’yı seyretmek için Barcelona’ya çok kez geldim. Avrupa’da en üst düzey futbol oynayan bir takımın şehri ve şu anda ben de bu kulüp için oynuyorum. Benim için artık Barcelona maçlarına gitmek çok daha kolay.</p>
<p><strong>Dani Alves ve Adriano da Barcelona’da oynuyor. Onlarla görüşme fırsatı buldun mu?</strong></p>
<p>- Evet, onlarla görüştük, buluştuk ve tanışma imkanı bulduğumuz için de mutluyum.</p>
<p><strong>Türkiye ve Türk Basketbolu hakkında bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. Bunun için ne düşünüyorsun?</strong></p>
<p>- Türkiye’ye bütün gelişlerim sadece basketbol için oldu. Geçen yıl milli takımla dünya şampiyonası için buradaydım. Birçok açıdan çok başarılı olduğunu düşünüyorum Türkiye’nin. Organizasyon bakımından güzel bir turnuva oldu ve Türkiye de çok güçlü bir ülke. Basketbolu da gayet başarılı bir şekilde yönetiyorlar. Zaten son dünya şampiyonasında ikinci oldular.</p>
<p><strong>Galatasaray Medical Park hakkında bir bilgin var mı? Galatasaray’ın Euroleague’deki ilk sezonu fakat günden güne çok iyi duruma gelen bir ekip.</strong></p>
<p>- Evet belki ilk sezonları ama çok tecrübeli oyuncuları var. Jaka Lakovic uzun yıllar boyunca Barcelona için mücadele etti. Zaza Pachulia var mesela. İsim olarak saymaktan öte takım olarak iyi bir ekip. Sonuçta Euroleague’de yer alıyor. Taraftarının başarıdaki kilit rolü üstlendiğini düşünüyorum. Müthiş bir destek veriyorlar ve rakipleri, hakemleri ciddi bir baskı altına alıyorlar. Takım isim olarak belki tecrübeli olmayabilir ama oyuncular olarak baktığımızda deneyimli bir ekip. Çünkü birçoğu başka takımlarda Euroleague’de mücadele ettiler.</p>
<p><strong>Kariyerin hakkındaki birkaç soru sormak istiyorum. Senin için kariyerindeki en iyi an neydi?</strong></p>
<p>- Açıkçası son birkaç yılımı gösterebilirim. Her geçen zaman yükselen bir kariyerim var. Barcelona ile sözleşme imzalamam benim için çok önemliydi. Caja Laboral ile İspanya Ligi’nde yaşadığım şampiyonluk da önemliydi. Milli takım ile olimpiyat elemelerinde yapmış olduğumuz mücadele de kariyerimin en önemli anlarındandı.</p>
<p><strong>Kariyerinde kötü anlar nelerdi peki?</strong></p>
<p>- Euroleague’deki ilk senemde çok yanlışlarım oldu. Zaman zaman çok kötü basketbol oynadığım maçlar oldu. Bunları söyleyebilirim.</p>
<p><strong>Euroleague’de tüm zamanların en iyi oyuncusu sence kim?</strong></p>
<p>- Buna cevap vermek çok zor. Birçok iyi oyuncu var, tüm zamanların en iyi oyuncusunun kim olduğunu bilmiyorum ancak halen oynayan bir isim var ki benim için en iyisi o. O da Juan Carlos Navarro.</p>
<p><strong>Sezon öncesinde birçok teklif vardı ve özellikle de en yüksek teklifi bir Türk takımı yaptı. Fakat bu teklifi kabul etmedin. Burada para yerine kariyeri tercih ettiğini söyleyebilir miyiz ya da başka bir nedenin var mı?</strong></p>
<p>- Barcelona benim hayalimdi. Burada oynamaya bütün oyuncular hayal eder. 7 yıldır İspanya’dayım ve buradaki sistemi, kulüplerin yapısını, insanları tanıyorum. Barcelona’nın hedeflerini ve buradaki insanların işlerini ne kadar ciddiye aldığını iyi biliyorum. Hayalimi gerçekleştirmek için bana bir fırsat sunuldu. Bazen para her şey demek değildir. Ben de tercihimi bu yönde kullandım ve hayalimi gerçekleştirdim.</p>
<p><strong>Gasol kardeşlerin Barcelona için oynayacağını düşünüyor musun?</strong></p>
<p>- Hiçbir fikrim yok. Bekleyip göreceğiz. Çok iyi insanlar, çok iyi oyuncular. Bazı günler bizimle antrenmana çıktılar. Bir gün bizim için oynarlarsa bu çok iyi olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/huertas-barcelonada-oynamak-hayalimdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Messina: G.Saray, Euroleague&#8217;in değişmez parçası olacaktır</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/messina-g-saray-euroleaguein-degismez-parcasi-olacaktir.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/messina-g-saray-euroleaguein-degismez-parcasi-olacaktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 10:40:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EuroLeague]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=29346</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa&#8217;nın en önemli antrenörlerinden biri olan ve NBA&#8217;de Los Angeles Lakers&#8217;ta danışman olarak çalışan Ettore Messina, GS TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu. Messina&#8217;nın yaptığı açıklamalar şöyle: &#8221;Euroleague’de bulunmak Galatasaray için son derece önemli. Elemelerde çok iyi bir mücadele ve oyun ortaya koyarak buraya geldiler. Planlı ve programlı bir şekilde bu organizayonu sürdüreceklerini düşünüyorum. Sadece 1 yıllığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-29347" title="ettore1" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/ettore1-530x377.jpg" alt="" width="530" height="377" />Avrupa&#8217;nın en önemli antrenörlerinden biri olan ve NBA&#8217;de Los Angeles Lakers&#8217;ta danışman olarak çalışan Ettore Messina, GS TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu.</p>
<p>Messina&#8217;nın yaptığı açıklamalar şöyle:</p>
<p>&#8221;Euroleague’de bulunmak Galatasaray için son derece önemli. Elemelerde çok iyi bir mücadele ve oyun ortaya koyarak buraya geldiler. Planlı ve programlı bir şekilde bu organizayonu sürdüreceklerini düşünüyorum. Sadece 1 yıllığına Euroleague’de olduklarını da düşünmüyorum. Çok ciddi bir takım ve deneyimli bir antrenörleri var. Euroleague’in değişmez parçası olacaklarını düşünüyorum.&#8221;</p>
<p>&#8221;NBA’deki lokavtla ilgili yorum yapmamız kural gereği yasak ancak resmi organlar bu konuda açıklama yapabilirler. Umarım en kısa zamanda olumlu bir çözüm bulunabilir.&#8221;</p>
<p>&#8221;Geleceğimle ilgili şu anda çok fazla bir şey söyleyemem ama Lakers’ta Mike Brown gibi bir antrenörle en az bir belki de iki sene çalışma fırsatım olacak. Benim için çok değişik bir deneyim olacak ve bu deneyimi güzel bir şekilde tamamlamak istiyorum.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/messina-g-saray-euroleaguein-degismez-parcasi-olacaktir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rakocevic: Efes ile ilk yılım en kötü sezonumdu</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/rakocevic-efes-ile-ilk-yilim-en-kotu-sezonumdu.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/rakocevic-efes-ile-ilk-yilim-en-kotu-sezonumdu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Nov 2011 07:23:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=29322</guid>
		<description><![CDATA[Son 2 sezon Anadolu Efes forması giyen Igor Rakocevic, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu. Efes ile geçirdiği iki yılı anlatan ve Siena transferiyle birlikte Euroleague şampiyonluğu hedefleyen Sırp skorer, Galatasaray&#8217;dan da övgüyle bahsetti. Öncelikle çok teşekkür ederiz. Montepaschi Siena ile yeni bir başlangıç yaptın. Yeni kariyerinde başarılar diliyoruz. Bununla ilgili ne düşünüyorsun? Montepschi Siena gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-29323" title="rakoveli" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/rakoveli.jpg" alt="" width="540" height="345" />Son 2 sezon Anadolu Efes forması giyen Igor Rakocevic, Galatasaray TV&#8217;den Veli Yiğit&#8217;e konuştu. Efes ile geçirdiği iki yılı anlatan ve Siena transferiyle birlikte Euroleague şampiyonluğu hedefleyen Sırp skorer, Galatasaray&#8217;dan da övgüyle bahsetti.</p>
<p><strong>Öncelikle çok teşekkür ederiz. Montepaschi Siena ile yeni bir başlangıç yaptın. Yeni kariyerinde başarılar diliyoruz. Bununla ilgili ne düşünüyorsun?</strong></p>
<p>Montepschi Siena gibi geçtiğimiz 5-6 sezonda çok iyi dönemler geçirmiş, çok organize ve doğru bir planlama içinde olan bir takımla kontrat imzaladığım için oldukça mutluyum. Kariyerimde böylesine bir takımla Euroleague şampiyonluğu yaşamak istediğim için buradayım.</p>
<p><strong>Başka takımlardan da teklifler aldığını biliyoruz. Siena’nın teklifini kabl etmende ne gibi faktörler etkili oldu?</strong></p>
<p>Bu sezon gelen tekliflerde işin maddi yönüne çok fazla önem vermedim. Benim için önemli olan, iyi oyuncuların yer aldığı kaliteli bir takımda oynamaktı. NBA’de lokavt olduğu için oradan da Avrupa’ya gelen birçok oyuncu oldu. Kadrolarını bu oyuncularla güçlendiren takımlardan da teklifler aldım ama Euroleague’de belli bir seviyede olmadıkları için bu teklifleri geri çevirdim. Benim için en iyi opsiyon takım oyununu benimsemiş olan M.Siena’nın teklifiydi ve bu yüzden 1+2 yıllık sözleşme imzaladım.</p>
<p><strong>Takım oyunundan bahsettin, bu son derece önemli çünkü basketbol medyasında seninle ilgili şöyle bir eleştiri var; &#8220;eğer takımınızda Rakocevic gibi bir oyuncu varsa, antrenörün planlarını onun üzerine kurması gerekir. Çünkü top paylaşmayı ve takım oyununu çok fazla sevmez’’ bu görüşe katılıyor musun?</strong></p>
<p>Benim bu görüşe katılıp katılmamam çok önemli değil. Eğer kariyerime bakarsanız istatistiklerim ve elde ettiğim başarılar tüm gerçekleri gösterir.</p>
<p><strong>Son iki sezon Türkiye’de mücadele ettin. Türkiye’de geçirdiğin iki sezon için neler söylemek istersin? nasıl değerlendirirsin?</strong></p>
<p>Güzel iki sezon geçirdim. Çok iyi arkadaşlıklar kurdum. Çok keyif aldığım anlar oldu. Bu iki sezon boyunca çok büyük başarı elde edemedik, sadece Cumhurbaşkanlığı kupasını kazandık. Aslında CSKA, Panathinaikos gibi büyük takımlara karşı iyi oynadığımız maçlar da oldu. Ama son maçlara doğru aldığımız şanssız yenilgilerden sonra istediğimizi elde edemedik.</p>
<p><strong>Kariyerinle ilgili birkaç soru sormak istiyorum. Basketbol kariyerindeki en önemli an neydi?</strong></p>
<p>Sırbistan ile kazandığımız dünya şampiyonluğu ve İspanya’da TAU Ceramica ile kazandığımız lig şampiyonluğu.</p>
<p><strong>Kariyerinin dönüm noktası sence neydi?</strong></p>
<p>NBA’de Minnesota’dan Kızılyıldız’a geldim ve orada geçirdiğim sezonun ardından İspanya’ya transfer oldum.</p>
<p><strong>Kariyerindeki en kötü an?</strong></p>
<p>Efes Pilsen ile geçirdiğim ilk sezonu söyleyebilirim. Kötü olmamızdan ziyade takımın performansından ve kendi performansımdan memnun olmamamdan dolayıydı. Takımıma başarı anlamında çok yardımcı olmak istedim ama olamadım.</p>
<p><strong>Euroleague’de şu ana dek gördüğün en iyi oyuncu?</strong></p>
<p>Euroleague’de çok iyi oyuncular var ama birkaç tane söylemem gerekirse Dejan Bodiroga; o elde edilebilecek bütün başarıları yaşadı. Panathinaikos’taki Diamantidis’i gösterebilirim. Bir de şu anda Siena’da oynayan Bo McCalebb’in çok iyi bir çıkış yakaladığını ve Euroleague’in en iyi oyun kurucularından biri olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p><strong>Şu ana dek gördüğün en iyi antrenör?</strong></p>
<p>Pesic şu ana kadar çalıştığım en iyi antrenör. Ama bunun yanı sıra Obradovic ve Dusko Ivanovic’i de gösterebilirim.</p>
<p><strong>Euroleague senin için ne anlam ifade ediyor?</strong></p>
<p>Bunu kazanmak benim en büyük hedefim. Çünkü koleksiyonumda ve kariyerimde bunun eksikliğini hissediyorum. Ama öyle inanıyorum ki en kötü ihtimalle önümüzdeki iki sezon içinde bunu da elde edeceğim.</p>
<p><strong>Geçtiğimiz iki sezonda Türkiye Ligi’nde Galatasaray’a karşı mücadele ettin ve şu anda Galatasaray Medical Park, Euroleague’de. Planlı olarak adım adım ilerleyen bu organizasyon için ne düşünüyorsun?</strong></p>
<p>Galatasaray’ın çok iyi bir organizayon yapısına sahip olduğunu düşünüyorum, hatta Türkiye’deki en iyi organizasyon diyebilirim. Hem Galatasaray için oynayan hem de başka takımlar için oynamış başka oyuncularla konuştuğumda Galatasaray’ın organizasyon yapısından son derece memnun olduklarını söylüyorlar ve övgüyle bahsediyorlar. Her geçen sezon çok gelişim gösteren ve iyi bir düzeye gelmiş bir antrenör var. İnanıyorum ki Galatasaray Euroleague’de zamanla iyi işer başaracak.</p>
<p><strong>Bir gün yeniden Türkiye’de oynama ihtimalin var mı?</strong></p>
<p>Açıkçası sadece ziyaret amaçlı geleceğimi düşünüyorum. Bundan sonra yeniden Türkiye’ye gelmek için pek vaktim olacağını düşünmüyorum. Ama olursa da neden olmasın.</p>
<p><strong>Bundan sonra kariyerinle ilgili ne gibi planların var?</strong></p>
<p>Henüz çok yeni planlar kurdum çünkü M.Siena ile 1+2 yıllık sözleşme imzaladım. Bu dönemin nasıl geçeceğini hep birlikte göreceğiz. Burada geçen süreden sonra kendimi fiziksel olarak nasıl hissedeceğim de son derece önemli.</p>
<p><strong>Türkiye’ye ya da Türkiye’de herhangi birilerine mesajın var mı son olarak?</strong></p>
<p>Euroleague maçlarında Galatasaray’a başarılar dilerim. Türkiye gibi çok güzel bir ülkede bulunduğum için ve çok güzel arkadaşlıklar kurduğum için mutluyum. Lahmacunu yemeyi çok özledim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/rakocevic-efes-ile-ilk-yilim-en-kotu-sezonumdu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖZEL RÖPORTAJ: Sarıca: &#8220;2-3 yıllık takım gibiyiz&#8221;</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-2-3-yillik-takim-gibiyiz.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-2-3-yillik-takim-gibiyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 10:41:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[EuroLeague]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=29196</guid>
		<description><![CDATA[THY Euroleague’de bu yıl yaptığı transferlerle çok iddialı olduğunu gösteren Emporio Armani Milano’yu deplasmanda 62-54 yenen Anadolu Efes’te coach Ufuk Sarıca, oyuncularının sahadaki duruş ve inançlarına dikkat çekti. Sitemize konuşan Sarıca, takımın iki ay 10 gündür beraber oynadığını ancak sahada 2-3 senelik bir takım gibi mücadele ettiklerini söyledi. Ufuk Sarıca’nın sitemize verdiği özel röportajda sorularımızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-29197" title="efesufuksaricapartizanmaci" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/efesufuksarica.jpg" alt="" width="540" height="345" />THY Euroleague’de bu yıl yaptığı transferlerle çok iddialı olduğunu gösteren Emporio Armani Milano’yu deplasmanda 62-54 yenen Anadolu Efes’te coach Ufuk Sarıca, oyuncularının sahadaki duruş ve inançlarına dikkat çekti.</p>
<p>Sitemize konuşan Sarıca, takımın iki ay 10 gündür beraber oynadığını ancak sahada 2-3 senelik bir takım gibi mücadele ettiklerini söyledi.</p>
<p>Ufuk Sarıca’nın sitemize verdiği özel röportajda sorularımızı yanıtladı.</p>
<p>&#8220;Emporio Armani Milano gibi bir takımı 54 sayıda tutmak önemli ama öncelikle ben sahadaki duruşları ve inançları nedeniyle oyuncularımı kutlamak istiyorum. İki ay 10 gündür beraberiz ama 2-3 senelik bir takım gibi mücadele ettik. Maçın içindeki o enerji, vücut dili, Vujacic’in şutu girince yaşanan sevinç kısa zamanda oturttuğumuz takım ruhu ve kat ettiğimiz mesafe için önemli bir gösterge.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu tip deplasmanlarda hücumda kötü olduğumuz bir gecede birbirimize sarılmamız lazımdı ve biz bunu yaptık. Özellikle maçın tamamında savunmada çok enerjiktik. Bu kadar kapasiteli bir rakip, savunmamız karşısında hiç kıpırdayamadı. Teknik anlamda bunu ortaya koymak bizim için önemli. Bu bize büyük bir moral ve güç kaynağı sağladı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Milano maçında fast break sayımız çok azdı. Tempoyu düşük tutmak istedik. Oyunu kontrol etmek istememizden dolayı fast break kısmında geri çekildik. Bu da az sayıda kalmamıza neden oldu. Yüzdemiz de düşük kaldı. Boş şutları bulduk. Bunları sokacak potansiyelli oyuncularımız var ama ikinci yarıda oyun kora kor hale geldi. Maç, attırmayanın kazanacağı bir durumdaydı. Bu da yüzdeleri düşürdü. Bunu dert etmiyorum. Hücumda biz yine yüksek atacağız. Ama önemli olan böyle günlerde savunmayla kazanmaktır. Bu 2-3 yıllık takımların yapabileceği bir şey.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bizim zamanımızdaki o savunma kültürünü şimdi yıldızlar ve kariyerli oyuncularla yapıyoruz. Bence bu çok önemli bir şey.&#8221;</p>
<p>&#8220;Vujacic iyi ve kaliteli bir oyuncu. Maç içinde şutları girmiyorken onu kenara aldım ve konuştum. “Moralini bozma, birazdan tekrar girip şutlarını sokacaksın” dedim. O da “Kaçan şutlara kafamı takmıyorum. Merak etme coach” dedi. Ve o kadar boş atan Vujacic en kritik topu soktu. Şutör oyuncular böyledir. Önemli bir basket attı ve ondan sonraki sevinç çok önemliydi. Gerçekten görülmeye değer bir andı. Bizim son dönemde yaşayamadığımız duygular bunlar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Biz deplasmanda son 3 senede iki galibiyet almıştık. Şu an ikide ikiyiz. Milano galibiyetini geçen haftanın telafisi olarak görmüyorum. Her hafta başka bir hikaye. Grupta sıralamada çekiştiğimiz bir rakibe karşı deplasmanda kazanmak çok değerli.&#8221;</p>
<p>&#8220;Zorlu bir seri içindeyiz. Arka arkaya zor maçlar yapıyoruz, yapacağız. Bunlardan bir tanesini galibiyetle geçtik. Yarın Banvit, ardından Maccabi- Galatasaray Medical Park- Real Madrid serisi var. Buralarda bizim beraber oynamaya, mesafe kaydetmeye ihtiyacımız var.&#8221;</p>
<p>&#8220;Basketbolda kazanarak takım olamazsınız. Kötü günlerde beraberce yere düşüp, beraberce kalkmamız lazım… Kora kor geçen Milano maçında hücumda kötüyken savunmayla birbirimize inanarak direncimizle kazandık. Bu görüntü bize önümüzdeki zorlu seri için ümit kaynağı oluyor.&#8221;</p>
<p><strong>- Basketdergisi.com özel röportajıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılmaz.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-2-3-yillik-takim-gibiyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖZEL RÖPORTAJ &#8211; &#8216;Efes&#8217;te artık sadece basketbol konuşuluyor&#8217;</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-efeste-artik-sadece-basketbol-konusuluyor.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-efeste-artik-sadece-basketbol-konusuluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 08:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[AVRUPA KUPALARI]]></category>
		<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[EuroLeague]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=28467</guid>
		<description><![CDATA[Oyunculuk zamanında Efes formasıyla sayısız başarıya imza atarak efsaneler arasına giren Ufuk Sarıca, ipleri tamamen eline aldığı koçluk kariyerine de yine yuvasında başlıyor. Yeni ismi ‘Anadolu Efes’ ile beyaz bir sayfa açan Lacivert &#8211; Beyazlılar eski günlerine Ufuk Sarıca ile dönmeyi amaçlıyor. Müthiş bir kadro kurup İstanbul’da düzenlenecek THY Euroleague Final Four’da yer almak isteyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-28468" title="ufuksaricarop1" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/10/ufuksaricarop1.jpg" alt="" width="540" height="354" />Oyunculuk zamanında Efes formasıyla sayısız başarıya imza atarak efsaneler arasına giren Ufuk Sarıca, ipleri tamamen eline aldığı koçluk kariyerine de yine yuvasında başlıyor. Yeni ismi ‘Anadolu Efes’ ile beyaz bir sayfa açan Lacivert &#8211; Beyazlılar eski günlerine Ufuk Sarıca ile dönmeyi amaçlıyor. Müthiş bir kadro kurup İstanbul’da düzenlenecek THY Euroleague Final Four’da yer almak isteyen Efes’in yeni yapısını, kadrosunu, hedeflerini genç koç ile konuştuk.</p>
<p><strong>- Yuvasından yetiştiğiniz Anadolu Efes’in başındasınız. Başantrenör olmanızla beraber kendinize nasıl bir yol çizdiniz?</strong></p>
<p><strong>UFUK SARICA</strong>: Son yıllarda hem oyuncu kadromuzda hem de alınan sonuçlarda istikrarsızlık vardı. Başkan Tuncay Özilhan yeniden toparlanma sürecine girip yapılanmamız gerektiğini biliyordu. Görevi bana verdi ve sezon başında 3 yıllık sözleşme imzaladık. İsim konusunda yaşanan kaotik ortamın ardından uzun vadeli bir programla alışık olduğumuz istikrarlı Efes günlerine dönme kararı aldık. Bunun yanında İstanbul’da yapılacak Final Four’da olmayı da hedefledik. Bu durum bizi kısa vadede hedefe almamız gereken bir noktaya getirdi. Öncelikli amacımız sahada her zaman mücadele eden, kazanma alışkanlığı olan bir takım oluşturmak ve istikrarı yakalamak.</p>
<p><strong>- Baştan bir takım kurdunuz. Transferde neleri göz önüne aldınız?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Yeteneğin yanı sıra benim dönemimde olduğu gibi Efes’in gelenekleri görgüsüne uyacak oyuncular transfer ettik. Kişisel gelişimini tamamlamış oyuncularla görüştük. Ben zaten sezon bitmeden başlamıştım bu işlere. Daha gelecek sezon için konuşmamıştık ama ben bunun sinyallerini alıyordum. Hazırlıklarımı yaparken görevi aldım ve hemen takımı oluşturmaya başladım. Ekibimizle beraber detaylı ince bir çalışma yaptık. Öncelikle Türk oyuncuların sayısını arttırmakla işe koyulduk. Tüm yabancı oyuncuların değişmesi gerektiğini düşündüm. Mümkünse 5, en fazla 6 yabancı ile oynamayı planladık. İki aynı tip oyun kurucumuz vardı. Burada önemli bir karar aldık ve Ender’den vazgeçtik. Çok değerli bir milli takım oyuncusu ama biz böyle bir tercihte bulunduk. Üçüncü gardın da genç ileriye dönük bir oyuncu olmasını istedik. Ermal’i de transfer ederek Türk rotasyonunu güçlendirdik.</p>
<p><strong>- Hedeflediğiniz kadroya ne derece ulaştınız?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Hedeflediğim kadronun yüzde 100’e yakını şu anki oyuncular&#8230; Basketbol artık satranç maçı gibi ama fizik kuvveti ön planda. Sahada savaşan, geri adım atmayan bir kadro olması gerekiyordu. Program böyleydi. 5 tane uzun oyuncu aldık. Hiçbiri birbirini aratmasın istedik. Kısa rotasyonumuzun yetersiz olduğu yönünde görüşler geldi. Ama basketbol değişti. Çok iyi bir kısa skorerin olması yetmiyor. Bunu gördük. Basketbol bu devri geçti. Eskiden bir oyuncu çıkıp 35 sayı atardı ama artık böyle bir basketbol yok.</p>
<p><strong>- Oyun kurucu transferi çok zorladı sizi&#8230;</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Oyun kurucu konusu öncelikliydi. En başta bu kararı vermiştik. Ama son transfere denk geldi. Şunu açıkça söylüyorum; Ilievski beni düşündüğüm, listemde olan bir oyuncu. Çeşitli düşüncelerimiz vardı. Spanoulis ile de konuştuk. Ama acele etmedik. Birini almış olmak için almadık. Ilievski belki çok spekteküler bir oyuncu olarak görülmeyebilir. Ama çok organizatör bir oyuncu. McCalebb ile de ilgilendik. Ama bakınca Makedonya’da McCalebb’i yücelten, onun rahat skor bulmasını sağlayan Ilievski’ydi.</p>
<p><strong>- Kerem Gönlüm’ün sakatlığı sonrasında Ersan İlyasova transferi gerçekleşti. Lokavt bu rotasyonu etkileyecek sanırım&#8230;</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Aslında biz NBA’den bu tip bir transfer yapmak istemiyorduk. Ama Kerem’in sakatlığından sonra Ersan’ın istekli olması bizi etkiledi. Ben kendisiyle bizzat görüştüm. Çok çalışkan, düzgün bir sporcu. Bana lokavt bittikten sonra dönmek istemediğini ve buna göre bir anlaşma yapacağını söyledi. Biz de uzun süreli anlaştık. Şimdi NBA ve FIBA boyutu var. Burada olaylar nasıl gelişecek bilemiyoruz. Avukatı aracılığıyla bu konuları görüşüyor. Umarım sezon sonuna kadar hatta daha uzun süre burada olur.</p>
<p><strong>- Gözler Vujacic’in üzerinde olacak. Farklı role sahip olması ve sorumluluk alması gerekliliği onu nasıl etkiler?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Vujacic çok pozitif bir karakter. Sezon başında bana birçok kişi onunla ilgili olumsuz şeyler söyledi. Bunun üzerine iki kez telefonda görüştük. Ben hislerime çok güvenirim ve onunla konuşurken pozitif bir enerji hissettim. Mesela aynı heyecanı Spanoulis’le konuşurken almadım. Sasha ise heyecanlı ve arzuluydu. Şimdi görüyorum ki bu düşüncelerim yanlış değilmiş. NBA’de 7 yılda 2 şampiyonluğu var. Kimse kimseyi 7 yıl orada oynatmaz. NBA’de kalmak önemlidir. Kendisi NBA oyuncusu değilmiş gibi yaşıyor. Takımda tavrı ve pozitif enerjisi beni mutlu ediyor.</p>
<p><strong>- Hazırlık maçlarında çok top kullandığı yönünde eleştirelere ne diyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Ben de skorer bir oyuncuydum. Bu tip oyuncuların aceleci günleri vardır. Olympiakos maçındaki olay da bu. İlk pozisyonlarda sayı bulamayınca acele etti. Bunu anlattığım zaman bana hak verdi. Sahada gözümün içine bakıyor. Çağırdığım zaman genç oyuncu gibi koşa koşa geliyor. Bu da onun sevilmesine yol açtı. Sasha’nın çok maçını izledim. Bana göre Vujacic NBA’de Avrupa temposunda oynuyor. Bu nedenle onun transferi için istekli olduk.</p>
<p><strong>- Hayalinizde nasıl bir Efes var?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Sahada hiçbir zaman mücadeleyi bırakmayan, asla yenilgiyi kabul etmeyen, beraber oynayan, her duyguyu paylaşan bir takım olmak istiyoruz. Tempolu bir oyun anlayışım var. Seti tempolu oynayan, iyi savunma sonrası hızlı hücum yapan, koşan bir ekip yaratacağız. Bu oyun hem basketbolcuya hem seyirciye zevk veriyor. Bu şekilde bir takım kurduk. Şu ana kadar her şey bu düşünceme paralel gidiyor. Ancak daha çok yolumuz var.</p>
<p><strong>- Thornton’u Kinsey ile değiştirmek fikrinizin altında yatan fikir de hızlı oynamak olsa gerek&#8230;</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Evet, Thornton bizde 3 yıl oynamış, çok önemli bir karakter. Ama ben o taşın da değişmesi gerektiğini düşündüm. Bunu düşünürken Kinsey gibi bir olanağım vardı. Planıma çok uyuyordu ve Thornton’a oranla daha gençti.</p>
<h2>“Herkesin alabileceği bir görev değil”</h2>
<p><strong>- Başantrenörlükteki ilk yılınızda bu kadar yüksek hedeflere soyunmanın baskısını hissediyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Ben 16 yaşında Efes’in A takımına çıktım. 17 yaşında ilk 5 oynadım. Hayatım boyunca büyük sorumluluklar aldım. Sporculuk hayatımda üst düzey oyuncu olmamdaki en büyük etken sorumluluğu taşıyabilmemdi. Rahat bir yapım var. Strese çok kolay girmem. Başantrenörlüğün ilk yılında böyle bir hedef ve kadroyla yola çıkmak herkesin kabul edebileceği bir şey değil. Birçok kişi bu yükün altına giremez. Ya da ‘4-5 yıllık bir plan program yapıyorum’ diyerek işin içinden çıkabilir. Biz sıfır kilometre bir arabayız. Yol almamız gerekiyor. Ben bu işi çok seviyorum. Emek harcarım. Bu yükleri omzuma alırım. Arada baskı olacak. Ama bu baskı beni motive eder. Ayarı kaçırmazsan baskı seni oyunun içinde tutar.</p>
<p><strong>- Göreve geldiğiniz ilk gün hangi sorunun çözülmesi gerektiğini düşündünüz?</strong></p>
<p><strong>U.S:</strong> Efes’te en büyük eksiklik kulüpte basketbolun az konuşulur hale gelmesiydi. A takım ve altyapı ile bu bağların kopması önemli bir sorundu. Bunu çözmek gerekiyordu. Bugün Merter’de sabahtan akşama kadar basketbol konuşuluyor. Sürekli çalışan takımlar, koçlar ve oyuncular var. Ivkovic geçen günlerde altyapı antrenörleriyle toplantı yaptı. Bu önemli bir şey. Biz de sürekli antrenörlerle toplanıyoruz, konuşuyoruz. En azından burada artık kendini yalnız hissetmiyorsunuz.</p>
<p><strong>- Teknik ve idari yapının ayrılması nasıl etkiledi?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Bu yapı ayrıydı ama bunu daha ayrıntılı hale geldi. Çünkü altyapı başlı başına bir hadise. Buradaki organizasyon sade ve verimli olmalı. Son yıllarda bunu yapamayınca sorunlar ortaya çıktı. Şimdi çalışanlar daha verimli hale geldi. A takımda koç artık basketbola daha fazla konsantre oluyor. Önümüzde bir sürü kulvar olacak. Bunun yanında başka bir işle uğraşırsan konsantre olamazsın. Olması gerekeni yaptık.</p>
<p><strong>- Teknik koordinatör Çetin Yılmaz’la nasıl bir iş bölümünüz var?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Ben Çetin abiyle oyunculuğum zamanında çalıştım. Hem Ülker’de hem milli takımda&#8230; Bir kere onun altyapıya inancı var. Bu bizim için büyük avantaj. Senelerce yabancı antrenörler geldi. Onların Efes’in altyapısı için bir şey yapması mümkün değil. Ama burası benim yuvam. 35. yılımızı kutladık. 20 yılında ben vardım. Çetin abi de bu yapıya dahil olunca idari yapı, organizasyon ve eksikler konusunda rahatlama oldu. A takımla ilgili de onun tecrübelerinden faydalanıyorum. Basketbol konuşuyoruz. Pozitif bir insan ve olumlu bir enerji veriyor. Zor günlerde bunun daha büyük avantajlarını yaşarız.</p>
<h2>&#8220;En büyük avantajım oyunculuktan gelmem&#8221;</h2>
<p><strong>- En büyük handikap ve avantajınız nedir?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: En büyük handikap kısa zamanda yeni oyuncularla sonuç almak durumunda olmamız. Ancak büyük endişelerim yok. Ben oyunculara heyecanlı olduğumu söyledim. Potansiyelimizi anlattım ve kağıt üzerinde güçlü olduğumuzu ama birlikte oynayarak hedefe gidebileceğimizi söyledim. Avantajımız ise oyunculuktan gelmem&#8230; Ben uzun süre üst düzey oynadım. Şampiyonluklar yaşadım. Bir oyuncunun sıkıntısı varsa bunu anlayabiliyorum. Hissedebiliyorum. Mesela ben sayı bulan oyuncuyu çıkarabiliyorum veya değiştireceğim oyuncu şut kaçırdığı zaman onu hemen kenara çağırmam. Çünkü ceza veriyormuşum gibi düşünmesini istemem. Oyunculuktan gelmem, Efes geleneğini bilmem ve kazanma açlığım bence avantaj&#8230;</p>
<p><strong>- Yapılan transferlerin ardından Final Four adayı oldunuz&#8230;</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Evet&#8230; Bunu yapar ya da yapmayız. Ama bunu yapmak için her gün bu mücadeleyi gösterip kazana kazana o seviyeye gelen bir takım olacağız. Ama kolay değil. Efes bu transferleri yaptı diye orada olacaktır görüşü var ama AJ Milano bizim belki 1.5 katımız bir transfer yaptı. CSKA hala Kirilenko’yu alabiliyor. Barcelona bizim şu anda uygulamaya başladığımız plana 3 yıl önce başladı. Maccabi, Real Madrid kadrosu mükemmel ama o potansiyeli yansıtamadı. Panathinaikos, Olympiakos’ta duayen koçlar var. Oraya her zaman adaylar. Bakınca 8-9 tane takım var ve 4 takım Final Four oynayacak. Biz 9 tane oyuncumuzun kısa süre önce merhabalaştığı bir takımız.</p>
<p><strong>- Kerem Tunçeri bu takımın direksiyonunda. Onun moral motivasyonu çok önemli. Milli takım sonrası süreci nasıl geçirdi?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Kerem milli takımdan morali bozuk bir şekilde geldi. Uzun süren maç ve kamp programının bıkkınlık hali de vardı. Ben onunla sürekli konuşuyorum. Bu takımın kaptanı o ve bu önemli bir sorumluluk. Bence Kerem Tunçeri yaşı ilerledikçe daha çok olgunlaşıyor. Her geçen gün üstüne koyacağına inanıyorum. Onda daha fazla bir potansiyel var. Bence çıkışını daha tamamlamadı. Bir turnuvada kötü oynaması onun değerini azaltmaz. Bizim için en önemli parçalardan biri.</p>
<p><strong>- Forvete takviye yapmadınız ve Cenk&#8217;e güvendiniz. Ondan neler bekliyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>U.S</strong>: Ben her oyuncudan katkı alacağımı düşünüyorum. Cenk daha olmadan olmuş gibi gösterildi. Bu onun dezavantajı. Bir takım zamanları kötü geçirdi. Şans alamadı veya hata yaptı. Cenk pırıl pırıl bir çocuk. Sürekli iyi çalışan, kendini geliştirmeye çalışan bir oyuncu. Yetenekleri olduğundan fazla gösterilmiş. Yetenekli ama kapasitesini tam yansıtamadı. Biz geçen yıl onu oynatınca bir reaksiyon verdi. Ben ondan artık daha fazla şeyler bekliyorum. Buraya bir oyuncu alabilirdik. 3 numara adayımız vardı. Ama biz Cenk-Sinan ve yabancılarla geçeriz diye düşündük. Ona inandık. Cenk’ten biz 20 sayı atmasını veya 8 üçlük sokmasını beklemiyoruz. Savunma, ribaunt, fast break total bir oyun bekliyoruz. Bir gerçek var ki bu kadroya sahada gücünü koymayan, savunma sertliğini vermeyen oyuncu daha az süre alacak. Hedefimiz var. Oyuncu yetiştirme kampı olsa herkese şans veririz ama hedefler büyük, bunun bilincinde olmaları lazım.</p>
<h2>RÖPORTAJ: CAN İŞBAKAN</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/ozel-roportaj-sarica-efeste-artik-sadece-basketbol-konusuluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖZEL &#8211; Lakovic&#8217;ten uyarı!</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/ozel-lakovicten-uyari.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/ozel-lakovicten-uyari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 04:13:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=28299</guid>
		<description><![CDATA[THY Euroleague’de gruplara kalarak büyük bir başarı elde ettikten sonra ezeli rakibi Fenerbahçe Ülker’i yenip Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın yıldızı Jaka Lakovic takımı uyardı. Sitemiz editörü Can İşbakan&#8217;a konuşan Jaka Lakovic önemli konulara değindi: -  THY Euroleague&#8217;e kalmak büyük bir başarıydı. Çünkü çok zor bir eleminasyon sistemiydi. Üç gün üst üste oynadık ve yüzde yüz konsantre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-28300" title="lakoviccanroportaj" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/10/lakoviccanroportaj.jpg" alt="" width="540" height="360" />THY Euroleague’de gruplara kalarak büyük bir başarı elde ettikten sonra ezeli rakibi Fenerbahçe Ülker’i yenip Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın yıldızı Jaka Lakovic takımı uyardı.</p>
<p>Sitemiz editörü Can İşbakan&#8217;a konuşan Jaka Lakovic önemli konulara değindi:</p>
<p>-  THY Euroleague&#8217;e kalmak büyük bir başarıydı. Çünkü çok zor bir eleminasyon sistemiydi. Üç gün üst üste oynadık ve yüzde yüz konsantre olmalıydık. Galatasaray’ı en iyi turnuvaya dahil etmeyi çok istiyorduk. Bunu başardık. Şimdi daha çok gelişmemiz gerekiyor.</p>
<p>- Rytas maçı çok güzeldi. Çok iyi savunma yaptık. İlk çeyrek 9 sayı geriye düşmemize karşın konsantrasyonumuzu koruduk ve teslim olmadık. Takım karakter gösterdi ve maçı çevirip kazandık. Bu çok önemliydi. Rytas’ın evinde kazanmak ve Euroleague&#8217;e kalmak kolay değil.</p>
<p>- Yoğun bir fikstürümüz var. Kısa sürede çok maç yaptık. Tüm oyuncular yorgun ancak hızlı toparlayıp bu yoğunluğa alışık olmalıyız. Lig başlıyor ve ardından Polonya’ya gideceğiz.</p>
<p>- Fenerbahçe Ülker ile oynadığımız Cumhurbaşkanlığı Kupası dramatik bir maçtı. Geriye düştüğümüz anda yine pes etmedik. Konsantrasyonu koruduk. Koç çok iyi bir hamle yaparak savunmayı değiştirdi. Alan savunmasıyla tempoyu ele geçirdik ve karşılaşmayı uzatmalara taşıdık. Uzatmalarda da şanslıydık. Maçı kazanmak için her zaman şansa ihtiyaç var ve Fenerbahçe Ülker ligin yine favorisi. Çok iyi bir takımlar. Ama biz onlarla oynayacağımızı gösterdik. Şimdi ayaklarımız yere basmalı. Bir günde süper takım olmadık, olamayız. Çalışmamız ve daha iyi olmamız gerekiyor. Daha iyi maçlar çıkarmalıyız.</p>
<p>-  Oktay Mahmuti&#8217;nin sistemini şöyle anlatabilirim: Hücumda çok hareket istiyor. Her oyuncunun her dakika aktif olup rakibini meşgul etmesini istiyor. Şu ana kadar sistem gerçekten çok iyi işliyor. İyi oyuncular takıma girdi. Benim de sisteme tam anlamıyla uyum sağlamam için zamana ihtiyacım var. Umarım zamanla daha da iyi olacağız. Sistemi daha iyi anlayınca kazanmak kolaylaşılacaktır.</p>
<p>- Euroleague’de savaşacağımızı göstereceğiz. Her maça yüzde 100 konsantrasyonla gireceğiz. Euroleague’de kolay maç yok. Hazır olup konsantre olunca şansınız vardır. Bizim için için reçete şu: Çok çalışmak ve her maç tam konsantrasyon. Ancak bu şekilde diğer takımlarla mücadele edebiliriz. Kalitemizi ve silahlarımızı biliyoruz. Bunları en iyi şekilde kullanmalıyız.</p>
<p>- Öncelikle Galatasaray’ın güzel ve sağlıklı bir proje üstünde durduğunu gördüm. Mahmuti Efes’i başarıdan başarıya taşımış önemli bir antrenör. Takım yüksek hedeflere kilitlenmişti. Bu benim için önemli bir motivasyon. Galatasaray’ı Euroleague’e sokup iyi basketbol oynatmak için elimden geleni yapmak istedim. Önümüzde zor bir yol var. Kazandığımız bu başarılar kendimizi özel hissettirse sorun yaşarız.</p>
<p>-  Takımda dört oyun kurucu özellikli oyuncuyla süreleri paylaşıyoruz. Koç Mahmuti ne istediğini biliyor, sistemi hangi oyuncuyla ilerleteceğini biliyor. Takımını bu şekilde kurdu ve inanıyorum ki iyi bir iş başardı.</p>
<h2>RÖPORTAJ: CAN İŞBAKAN</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/ozel-lakovicten-uyari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğuş Balbay&#8217;ın hedefi kalıcı olmak</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/dogus-balbayin-hedefi-kalici-olmak.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/dogus-balbayin-hedefi-kalici-olmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 06:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[(A) Erkek Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[MİLLİ TAKIMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=25398</guid>
		<description><![CDATA[A Milli Takım aday kadrosunda yer alan Doğuş Balbay, FIBA Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda iyi bir basketbol oynayacaklarını ve rakiplerinin kendilerinden korkması gerektiğini söyledi. KAYNAK: WWW.TBF.ORG.TR RÖPORTAJ: GÖRKEM ÇÖTELİOĞLU FOTOĞRAF:  AHMET TOKYAY Bu yıl A Milli Takım aday kadrosuna çağrıldın. Aday kadroda ismini gördüğünde neler hissettin? Doğuş Balbay, “Haberi aldığım sırada Amerika’daydım. Geçtiğimiz sene dünya ikincisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/dogus-balbayin-hedefi-kalici-olmak.html/8-3d98" rel="attachment wp-att-25399"><img class="alignright size-full wp-image-25399" title="8.3D98" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/08/8.3D98.jpeg" alt="" width="540" height="300" /></a>A Milli Takım aday kadrosunda yer alan Doğuş Balbay, FIBA Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda iyi bir basketbol oynayacaklarını ve rakiplerinin kendilerinden korkması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>KAYNAK: WWW.TBF.ORG.TR</strong></p>
<p><strong>RÖPORTAJ: GÖRKEM ÇÖTELİOĞLU</strong></p>
<p><strong>FOTOĞRAF:  AHMET TOKYAY</strong></p>
<p>Bu yıl A Milli Takım aday kadrosuna çağrıldın. Aday kadroda ismini gördüğünde neler hissettin?<br />
Doğuş Balbay, “Haberi aldığım sırada Amerika’daydım. Geçtiğimiz sene dünya ikincisi olan bir takıma dahil olduğum için gerçekten çok mutluyum. Böyle tecrübeli oyuncuların arasında olmak gurur verici bir şey benim için. Aday kadroya girmek güzel ama önemli olan tabii ki bu takımda kalıcı olmaktır. Umarım uzun seneler boyunca Milli Takım formasını terletirim.</p>
<p>Uzun yıllardır ABD’de hem eğitim alıyorsun hem de basketbol kariyerini sürdürüyorsun. ABD’ye gitmek ve orada kalmak sana neler kattı?<br />
Amerika’daki kolej kariyerim benim açımdan çok yararlı oldu. Hem basketbol hem de kişiliğim için iyi bir dönem geçirdim. Orada herkesten uzak olduğum için tek başıma yaşamayı öğrendim. Basketbol açısından da antrenörümden çok fazla şey öğrenirken eğitimimi de boşlamadım ve üniversiteyi 4 senede, iyi bir dereceyle bitirdim. Bunların hepsinin bana hem saha içinde hem de saha dışında bana çok fazla katkısı oldu”</p>
<p>Antalya ve Bormio kamplarındaki atmosferden biraz bahseder misin?<br />
Bildiğiniz gibi Antalya kampı daha çok tanışma ve kaynaşma kampı. Bu kamp şahsi olarak benim için çok faydalı oldu diyebilirim. Antalya kampının ardından Bormio’ya gittik. 14-15 günlük zorlu bir kamp olmasına rağmen çok faydalı bir çalışma dönemi daha geçirdik. Özellikle kondisyona ve güçlülüğe dayalı Avrupa Şampiyonası’nda bu kampın yararlarını göreceğimize inanıyorum. Her gün iki antrenman yaparak çok sıkı çalıştık. Sakatlık geçiren ağabeylerimize de destek olmayı ihmal etmedik tabii ki.</p>
<p>Çalışmalarınızın bundan sonraki dönemi ve Avrupa Şampiyonası için neler söylemek istersin?<br />
Artık önümüzde İstanbul’daki çalışmalarımız ve İzmir’de oynayacağımız Basketball World Cup 10 var. Daha sonra tekrar İstanbul’a dönerek adidas İstanbul Cup’ta mücadele edeceğiz. Herkesin konsantrasyonu en üst düzeyde. Basketball World Cup’ta da eksiklerimizi göreceğimizi düşünüyorum. Önemli bir turnuva olacağı kesin fakat buradaki çalışmalarımızı maçlara da yansıtırsak bir sorun olacağını düşünmüyorum. adidas İstanbul Cup da şampiyona öncesi katılacağımız son özel turnuva olacak. Bu yıl Litvanya’da önemli bir Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edeceğiz. Zorlu bir gruptayız ve gruptan çıktıktan sonra çaprazdan gelecek olan takımlar da oldukça güçlü ve zorlu ekipler. Fakat biz de çok güçlü bir takımız. Geçtiğimiz sene kendimizi bir kez daha tüm dünyaya kanıtladık. Artık rakiplerimiz bizden korksunlar. Biz rakip kim olursa olsun kendi basketbolumuzu ortaya koyacağız ve sahaya galibiyet için çıkacağız. Umarım Avrupa Şampiyonası’nı da, Türkiye’yi bir kez daha sevince boğacak bir derece ile tamamlayacağız ve halkımızı bir kez daha gururlandıracağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/dogus-balbayin-hedefi-kalici-olmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanter ve Balbay NTVSPOR&#8217;a konuk oldu</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/kanter-ve-balbay-ntvspora-konuk-oldu.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/kanter-ve-balbay-ntvspora-konuk-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 13:32:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[(A) Erkek Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=25338</guid>
		<description><![CDATA[Draft sürecinde Amerika&#8217;da bir sansasyona dönüşen Enes Kanter ile sergilediği performansla NCAA&#8217;de &#8220;Yılın Savunma Oyuncusu&#8221; ödülünü kazanan Doğuş Balbay, NTV Spor&#8217;a konuk olarak İsmail Şenol&#8217;un sorularını yanıtladı. Kanter ile Balbay, A Milli Takım&#8217;ın son durumunu değerlendirirken, kendileri hakkında merak edilenleri anlattılar. İlk olarak Türkiye&#8217;de toplanan 12 Dev Adam, İtalya&#8217;da Bormio kampını tamamladıktan sonra İzmir&#8217;de düzenlenecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-25339" title="ropp" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/08/ropp.jpg" alt="" width="710" height="355" />Draft sürecinde Amerika&#8217;da bir sansasyona dönüşen Enes Kanter ile sergilediği performansla NCAA&#8217;de &#8220;Yılın Savunma Oyuncusu&#8221; ödülünü kazanan Doğuş Balbay, NTV Spor&#8217;a konuk olarak İsmail Şenol&#8217;un sorularını yanıtladı.</p>
<p>Kanter ile Balbay, A Milli Takım&#8217;ın son durumunu değerlendirirken, kendileri hakkında merak edilenleri anlattılar.</p>
<p>İlk olarak Türkiye&#8217;de toplanan 12 Dev Adam, İtalya&#8217;da Bormio kampını tamamladıktan sonra İzmir&#8217;de düzenlenecek olan Basketball World Cup 10&#8242;un hazırlıkları kapsamında İstanbul&#8217;da kampa girdi.</p>
<p>NBA Draft&#8217;ında seneye damga vuran isimlerden biri olan ve Utah Jazz tarafından 1. turda 3&#8242;üncü sıradan seçilen Enes Kanter ile Texas Üniversitesi&#8217;nde sergilediği performansla NCAA&#8217;e damga vurarak &#8220;Yılın Savunma Oyuncusu&#8221; seçilen Anadolu Efes&#8217;in yeni yeteneği Doğuş Balbay, NTV Spor&#8217;a konuk oldu.</p>
<p>Enes Kanter ile Doğuş Balbay, A Milli Basketbol Takımı&#8217;nda kamp sürecinde yaşanan sakatlıkların üzüntü yarattığını ancak 12 Dev Adam&#8217;ın büyük bir uyum içerisinde hazırlıklarına devam ettiğinin altını çizdi. A Milli Takım ile daha önce de kamp deneyimi yaşamış olan Doğuş Balbay, takım içerisindeki herkesin bir birine çok yardımcı olduğunu ifade etti. A Milli Takım ile ilk kez kampa giren Enes Kanter de takım içerisindeki abilerinin kendisine çok yardımcı olduğunu belirtti.</p>
<p>Doğuş Balbay: A Milli Takım kampında büyük bir uyum içerisinde çalışyoruz. Başarılı olabilmek için elimizden geleni yapıyoruz.</p>
<p>Enes Kanter: Arkadaşlığın çok iyi olduğu bir ortamdayım. A Milli Takım&#8217;a geldiğim ilk kamptı. Hidayet abi ve Kerem abi bana çok yardımcı oldu. Burada A Milli Takım&#8217;ın ne kadar önemli ve iyi olduğunu anladım. Bana gelecekte de çok yardımcı olacaklar. Bu benim ilk kampım ve çok mutluyum bu kadar iyi oyuncularla bir arada olabildiğim için. Abilerimiz, arkadaşlarımız çok tecrübeli ve burada arkadaşlaığımız çok üst düzeyde.</p>
<p>Benim ilk günümde Hidayet abi bana, &#8220;Sadece çık ve kendi oyununu oyna. Ben iyi bir oyuncu olduğunu biliyorum. Sadece kendi oyununu oyna&#8221; dedi. Bende onun bana verdiği güvenle ilk antrenmanıma çıkarak elimden geleni yaptım. Burada gerçekten harika bir atmosfer var.</p>
<p>Doğuş Balbay: Okulumda (Texas Üniversitesi) başardıklarım benim için çok büyük bir onur oldu. &#8220;En iyi defans oyuncusu&#8221; ödülü çok değerli bir ödüldü benim için. Okuldaki rolüm biraz daha farklıydı. Kimi zaman en skorer isimleri tuttum. Ve koçlarımın bana verdiği görev sayesinde bu ödülü kazandım.</p>
<p>Milli Takım kampında arkadaşlarım, abilerim benim her boş kaldığımda şut atmamı istiyorlar. Şutlarımın üzerinde çok çalışıyorum. Bu konuda güvenim yerine gelmeye başladı ve her geçen gün şutlarım daha da yerine oyurmaya başladı.</p>
<p>Enes Kanter: Ben Amerika&#8217;ya gitmeden önce Doğuş&#8217;la çok konuştum ve o bana çok yardımcı oldu. Amerika&#8217;ya ona güvenerek gittim. Doğuş&#8217;tan orada çok iyi bahsediyorlar. Orada savunması ayrı bir muhabbet konusu. Doğuş&#8217;un benim arkadaşım olduğunu da biliyorlar ve bana her zaman onun yeteneklerinden bahsediyorlar. Doğuş Amerika&#8217;da çok saygı duyulan bir isim.</p>
<p>Doğuş Balbay: Enes&#8217;i bana her zaman sordular. Türk olduğumu bilen herkes Enes&#8217;i bana sordu. Kendisini çok kısa sürede tanıttı ve kısa süre içerisinde sansasyona dönüştü. Enes&#8217;i de çok yakından tanıdığım için onun hakkında her zaman olumlu şeyler söyledim. Bana hep, &#8220;Onu neden yanında bu okula getirmedin&#8221; diye de sordular. Onun isminin böyle yerlere gelmesi çok değerli bir olay.</p>
<p>Enes Kanter: Ben ilk başta Amerika&#8217;ya ilk gittiğimde sadece pivot olmadığımı öğrendim. Orada bana forvet de oynayabileceğimi gösterdiler. Kendime karşı küçüklerle oynarken de sadece pivot özelliklerimi kullanmadım. Yeri geldi top da taşıdım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/kanter-ve-balbay-ntvspora-konuk-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her şeyin başı savunma</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/her-seyin-basi-savunma.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/her-seyin-basi-savunma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 10:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[(A) Erkek Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[MİLLİ TAKIMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=25274</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Şampiyonası&#8217;nda attığı son saniye basketi ile Türkiye&#8217;yi finale taşıyan Kerem Tunçeri, Avrupa Şampiyonası&#8217;nda başarının anahtarının savunma olduğunu söyledi. Kerem, “Geçen sene savunmamız ile maçları kolay kazandık. Yine aynı savunmayı yaparsak hücumda zaten birşekilde sayı buluruz” dedi. A Milli Takımı’nın en tecrübeli isimlerinden Kerem Tunçeri, Avrupa Şampiyonası’nda işin sırrının savunma olduğunu söyledi. Takım olarak iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/her-seyin-basi-savunma.html/fft1mm1484262" rel="attachment wp-att-25275"><img class="alignright size-full wp-image-25275" title="fft1mm1484262" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/07/fft1mm1484262.jpg" alt="" width="423" height="238" /></a>Dünya Şampiyonası&#8217;nda attığı son saniye basketi ile Türkiye&#8217;yi finale taşıyan Kerem Tunçeri, Avrupa Şampiyonası&#8217;nda başarının anahtarının savunma olduğunu söyledi. Kerem, “Geçen sene savunmamız ile maçları kolay kazandık. Yine aynı savunmayı yaparsak hücumda zaten birşekilde sayı buluruz” dedi.</p>
<p>A Milli Takımı’nın en tecrübeli isimlerinden Kerem Tunçeri, Avrupa Şampiyonası’nda işin sırrının savunma olduğunu söyledi. Takım olarak iyi savunma yaptıkları takdirde geçen yılki gibi başarılı olacaklarını dile getiren Tunçeri, başarı için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını belirterek şunları söyledi:“Kamp dönemi can sıkıntısı ile başladı. Önce Sinan’ın apandisit ameliyatı, ardından Kerem Gönlüm’ün dizinin sakatlanması bizi çok çok üzdü. Özellikle Kerem Gönlüm takımda ağır işçilerden biri. İstatistiksel olarak çok ön plana çıkmasa da özellikle savunmada çok büyük işler yapıyordu. Artık onun yerini dolduracak arkadaşların çok iyi çalışıp Kerem’in eksikliğini hissettirmemeleri gerekiyor. Semih ve Ömer’in de sakatlıkları var. Onlara çok ihtiyacımız olacak. Bir an önce hazır olmaları gerekiyor. Bunların dışında kampta her şey yolunda. Orhun Ene’nin yeni sistemleri var. Onlara adapte olmaya çalışıyoruz”.</p>
<p><strong>‘Maç maç düşünmek gerek’</strong></p>
<p>“İşin başı savunma. Geçen sene de hazırlık dönemini iyi geçirmemiştik maçlarda kötü sonuçlar almıştık ama Dünya Şampiyonası başlayınca o kadar iyi savunma yaptık ki, başarı da böyle geldi. Bazı maçlarda kötü hücum ettik ama savunmayı çok istekli ve yardımlaşarak yapınca maçları çok farklı ve kolay kazandık. Aynı şeyi Avrupa Şampiyonası’nda da yapmamız gerekiyor. Tabii ki maç maç düşünmek gerek. Şimdiden ’finale kalacağız’ diye konuşmamak gerekiyor bence. İlk önce grubu olabildiğince yukarıda bitirip ondan sonra çapraz grubu de en iyi yerde tamamlayıp, çeyrek final ve yarı finali düşünmemiz gerekiyor”.</p>
<p><strong>‘Kimse bencil değil’</strong></p>
<p>“Grubumuzda güçlü takımlar var. Kimseyi küçümsemememiz gerekiyor. Ama gözümüzde de büyütmemeliyiz. Her maçı aynı ciddiyetle oynamak gerekiyor. Ciddi rakiplerimiz var ama biz de çok güçlü bir takımız. Bunu ispatladık. Potansiyeli olan bir takımız. Yeter ki savunmamızı devam ettirelim. Hücumda bir şekilde atarız. Önce savunma. Zaten takımda bencil insan yok. Herkes birbirine attırmaya çalışıyor. Savunmada birbirimize yardım edersek, hücumda da kolay sayılar buluruz”.</p>
<p><strong>‘Emir daha tecrübeli’</strong></p>
<p>“Takıma yeni gelenlerden Emir, diğerlerine göre daha tecrübeli. Sonuçta kaç senedir Türkiye Ligi’nde oynuyor ve ciddi süreler alıyor. Bana göre de çok iyi performans sergiliyor. Doğuş ve Enes Amerika’dan geldiler. Biraz zorlanacaklardır belki ama onlar Türk basketbolunun geleceği. Uzun yıllar milli takıma hizmet edeceklerdir”.</p>
<p><strong>‘Her şeyimizi vereceğiz’</strong></p>
<p>“Türkiye şunu bilsin ki bu milli takım Avrupa Şampiyonası’nda son yıllarda olduğu gibi elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sonuna kadar mücadele eden, bir top için kendini yere atan savaşan bir takım görecekler. Sonuçta bu basketbol ve turnuvada her sonuç olabilir. Ama her şeyimizi ortaya koyacağımızın sözünü veriyorum”.</p>
<h1><span style="text-decoration: underline;">KAYNAK: FANATİK / GÖKHAN GERMAN</span></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/her-seyin-basi-savunma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Artık ben de varım&#8217; / ÜMİT AVCI</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/artik-ben-de-varim-umit-avci.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/artik-ben-de-varim-umit-avci.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 07:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=25031</guid>
		<description><![CDATA[A Milli Takım’ın genç ama tecrübeli ismi Oğuz Savaş, bu sezona çok iyi hazırlandığını söyledi, “Daha önce bir Dünya, bir Avrupa Şampiyonası oynadım ama fazla süre alamamıştım. Litvanya’da takımımıza daha çok katkı vereceğim” dedi. Henüz 24 yaşında&#8230; Ancak tecrübesi çok daha yukarılarda. Birçok kupa kaldırdı, şampiyonluk yaşadı&#8230; Fenerbahçe Ülker’de geçtiğimiz sezonlarda 4 numaralı pozisyonda denendiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-25032" href="http://www.basketdergisi.com/artik-ben-de-varim-umit-avci.html/fft16_mf1497177"><img class="alignright size-full wp-image-25032" title="fft16_mf1497177" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/07/fft16_mf1497177.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a>A Milli Takım’ın genç ama tecrübeli ismi Oğuz Savaş, bu sezona çok iyi hazırlandığını söyledi, “Daha önce bir Dünya, bir Avrupa Şampiyonası oynadım ama fazla süre alamamıştım. Litvanya’da takımımıza daha çok katkı vereceğim” dedi.<br />
Henüz 24 yaşında&#8230; Ancak tecrübesi çok daha yukarılarda. Birçok kupa kaldırdı, şampiyonluk yaşadı&#8230; Fenerbahçe Ülker’de geçtiğimiz sezonlarda 4 numaralı pozisyonda denendiği için çok etkili olamamıştı ancak bu sezon özellikle final serisindeki mükemmel performansıyla yeniden sahne aldı.<br />
Bu çıkışını Spahija tarafından gerçek pozisyonuna yani 5 numaraya çekilmesine bağlayan yıldız basketbolcu, aynı performansı Litvanya’da da sergilemeyi ve 12 Dev Adam’a bu zamana kadar tam anlamıyla yapamadığı katkıyı vermeyi istediğini aktardı. İşte 2.13’lük dev Oğuz Savaş’ın anlattıkları&#8230;<br />
-  Kulüp seviyesinde önemli bir tecrübeye sahip olduğumu söyleyebilirim. Hem lig hem de Euroleague’de çok fazla maça çıktım. Ancak milli takım seviyesinde aynı seviyeye sahip değilim. Çünkü 1 Avrupa ve 1 de Dünya Şampiyonası oynadım. Onlarda da çok fazla süre aldığımı ya da etkili olduğumu söyleyemem. Umarım Litvanya’da milli takıma çok daha faydalı olurum.<br />
-  Final serisindeki performansı milli takıma taşımak isterim. Tabii ki lig bittikten sonra araya 3 hafta girdi, hemen aynı seviyede olmak imkansız ama ciddi bir hazırlık dönemimiz var. Bu süreyi iyi kullanıp forma girebilirim. Semih ve Ömer Aşık’ın durumları çok önemli. Onların sakatlıklardan kurtulması bize güç katar. Çünkü rakiplerin de geniş rotasyonları var pota altında, art arda maçlar oynanacak. Tam kadro olmamız işimizi kolaylaştırır. Ancak onlar oynamazsa sorumluluğum artar. Çünkü daha fazla süre gelir. Bunun farkındayım ve ona göre hazırlanıyorum.<br />
-  Birkaç yıl, 4 numaralı pozisyonda oynadım. Bu benim alışık olduğum şey değildi, performansıma yansıdı. Çünkü hiçbir zaman 4 numara oynayabilecek çabuklukta olmadım, olamam da. Ama Spahija beni yeniden 5 numaraya çekince, potaya yakın olmanın avantajını kullandım. Önceden üçlükler atmak zorunda kalıyordum, şimdi ise orta mesafe şutları ve pivot oyunlarıyla skor bulmaya çalışıyorum. Savunma tarafında da rakibin 5 numaralarını tuttuğum için eşleşme sıkıntısı yaşamadım. Böyle olunca da kendime olan güvenim de arttı.<br />
-  Avrupa Şampiyonası’nda alınacak neticelerin olimpiyata gidecek takımları belirleyecek olması, NBA’de yaşanan lokavt gibi etkenler nedeniyle tüm takımların en güçlü kadrolarıyla şampiyonaya geleceğini biliyoruz ama bundan korkmuyoruz.</p>
<p>Fenerbahçe’de çok mutluyum<br />
Ben geçtiğimiz sezonun ortasında kontratımı yeniledim, yani sezon sonunu bile beklemedim. Bunu yapma nedenim de coachun bana verdiği güvendi. Gerçekten sahaya çok daha rahat çıkmamı sağladı. Geçen sezon başında değil ama, ortasında bizden beklentiler yükselmişti. Sergilediğimiz performans sonucunda herkes final-four bekledi. Buna ulaşamamak üzdü bizi ama bu sezon daha iyi olacaktır. İstanbul’da oynanacak final-four’a katılmayı çok istiyoruz. Çünkü taraftarımızla birlikte inanılmaz bir ortam oluşturabiliriz. Bu düşünce de bizim motivasyonumuzu artıracaktır.<br />
 </p>
<p>Alt yapıda da böyleydi<br />
 Basketbolda bir gerçek var. Bir sezon önce sizi yenen takımlara daha fazla bilenirsiniz. Ben alt yapı milli takımlarında da uzun süre oynadım ve o zaman da aynıydı. Yenildiğiniz takımlarla tekrar karşılaşmak, onları bu kez yenmek istersiniz. Bu nedenle Fransa, Slovenya, Yunanistan, Sırbistan gibi takımların bize karşı bilendiklerini tahmin etmek zor. Aslında bilenmekten öte, bizim gücümüzü anladıklarını ve ona göre hazırlanacaklarını da söyleyebiliriz. Aslında sadece geçen yılki derecede değil bence. Biz 2008’den bu yana çok iyi oynuyoruz. 2009 elemelerinde tek dişli rakip Fransa gibi gözükse de oynadığımız basketbol üst düzeydeydi. Ardından 2009’da Yunanistan maçını nasıl kaybettiğimizi herkes gördü. Biraz hakemler, biraz şanssızlık, uzatmada yenildik, madalyadan olduk. 2010’da yaptığımız ortada. Bence sadece geçen yılı değil, öncesini de düşünüyorlar.<br />
 </p>
<p>Devler dinlendi<br />
Litvanya’da düzenlenecek 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası hazırlıklarını İtalya’nın Bormio şehrinde sürdüren A Milli Takım, dünü dinlenerek geçirdi. Kampta ilk 3 gün gerçekleştirilen çift antrenman sonrasında başantrenör Orhun Ene, oyuncularına bir günlük izin verdi. Oyuncuların bir bölümü, sabah gerçekleştirdikleri halter çalışması sonrasında dinlenmeye çekildi. Ay-yıldızlılar hazırlıklarını bugün yapacağı antrenmanlarla sürdürecek.</p>
<p>Rakip Almanya<br />
Genç Erkek Basketbol Milli Takımı, Polonya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’ndaki ilk maçını bugün Almanya ile yapacak. Şampiyonada (B) Grubu’nda mücadele edecek milli takımın, Almanya ile oynayacağı karşılaşma TSİ 16.45’te başlayacak. Milliler, 22 Temmuz Cuma günü TSİ 14.30’da Finlandiya, 23 Temmuz Cumartesi günü de TSİ 16.45’te Sırbistan ile karşı karşıya gelerek grup maçlarını tamamlayacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/artik-ben-de-varim-umit-avci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fener&#8217;in yenileri başarı yolunu anlattı</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/fenerin-yeni-coachu-basari-yolunu-anlatti.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/fenerin-yeni-coachu-basari-yolunu-anlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 13:19:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>
		<category><![CDATA[TBBL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=24793</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe kadın takımının teknik patronluğuna getirilen ve Türk sporunda ilk Yunanlı antrenör olarak tarihe geçen George Dikeoulakos, Sarı-Lacivertli kulüpteki hedeflerini, oyun felsefesini ve taraftarların özlemini duyduğu başarıya giden "yol haritasını" anlattı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-24794" title="Dikeoulakos" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/07/Dikeoulakos.jpg" alt="" width="540" height="345" />Fenerbahçe kadın takımının teknik patronluğuna getirilen ve Türk sporunda ilk Yunanlı antrenör olarak tarihe geçen George Dikeoulakos, Sarı-Lacivertli kulüpteki hedeflerini, oyun felsefesini ve taraftarların özlemini duyduğu başarıya giden &#8220;yol haritasını&#8221; anlattı.</p>
<p>&#8220;Takımları takım yapan matematik değil, kimyadır. Çok büyük bütçeler oluşturup, kadronuzu çok pahalı oyuncularla süsleseniz de sizi takım yapacak ve başarıya götürecek şey sadece ve sadece iyi bir takım kimyasıdır&#8221; sözleri aslında onun bakış açısını net biçimde özetleyen cümleler&#8230; Türk Kadın Milli Takımı&#8217;nı Avrupa Şampiyonası&#8217;nda gıpta ile izlediğini belirten Dikeloukas&#8217;un Habertürk&#8217;e verdiği röportajın diğer çarpıcı detayları ise şöyle:</p>
<p>&#8216;TÜRKİYE&#8217;DEN ÇOK ETKİLENDİM&#8217;</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;nin maçlarını çeyrek finalden itibaren izleme fırsatı buldum. Eurobasket&#8217;te büyük bir sürpriz yapacağınızı tahmin ediyordum. Belki başlangıçtaki sonuçlar tatmin edici olmamış olabilir ama gerçek güçlerini Belarus maçında gösterip çeyrek finale çıktılar. Burada kazandıkları özgüvenle de Karadağ&#8217;ı ve Fransa&#8217;yı da geçip finale çıktılar. Bu gerçekten büyük bir başarıdır. Ve bence kulüp takımlarının da başarısını tetikleyecektir.&#8221;</p>
<p>&#8216;HER ŞEYİMİZİ VERMELİYİZ&#8217;</p>
<p>&#8220;Fenerbahçe&#8217;de yapacağımız öncelikle daha önceki coachların getirdiği ve yaptığı iyi işleri devam ettirip, ardından da bazı şeyleri portföyümüze eklemek olacak. Kendimle ilgili konuşmak hoşuma gitmez ama benim takımım sahada her şeyini vermeli. Dilerseniz Balkanlar&#8217;ın, Türkler&#8217;in ve biz Yunanlılar&#8217;ın anlayacağı dilden konuşayım. Benim oyuncum sahada kazanmak için gerekirse ölecek. Bize böyle oyuncular lazım. En iyi sonucu almak için her şeyi yapacak. Bunu yaptığımız taktirde hedefi bulmamız işten bile değil.&#8221;</p>
<p>TAKIM YILDIZI YARATMALIYIZ&#8217;</p>
<p>&#8220;Sıkıntı verici olan sadece Diana Taurasi&#8217;nin Fenerbahçe&#8217;den ayrılmış olması değil, aynı zamanda Taurasi&#8217;nin ezeli rakip Galatasaray&#8217;a gitmiş olması. Benim çalıştığım takımlardaki filozofimde takım bir oyuncu üzerine kurulmaz. Başarıları yıldızlar değil, takım oyunu getirir. Her maçın kendine göre ayrı bir ya da birden fazla yıldızı olur. Ama takımda yıldız olmaz. Yıldız ancak takım oyunuyla parlar. Bizim de takım yıldızı yaratmamız gerek. Şampiyonluğu getiren takım basketboludur. Hiçbir oyuncu takıma şampiyonluk kazandıramaz. Dolayısıyla takımda yıldız olabilir ama parlayan takım olmalıdır.&#8221;</p>
<p>&#8216;BABKİNA VE TAMANE&#8217;YE KEFİLİM&#8217;</p>
<p>&#8220;Letonya Milli Takımı&#8217;ndan da oyuncularım olan Elina Babkina da Zane Tamane de uzun zamandır birlikte çalıştığım ve ne dediğimi gözlerime bakınca anlayan oyuncular. Ayrıca kaliteleri konusunda da en ufak bir tereddütüm yok. Tabii genç olmaları ve gelecek vaad etmeleri de önemli. Babkina çok büyük oyuncu. Hem skora, hem de takım kimyasına büyük katkısı var. Gerektiği anda sorumluluk alıp görevini en iyi şekilde yerine getiren bir oyuncu. Tamane ise kısa sürede büyük gelişme gösterdi ve göstermeye de devam ediyor. Yakın bir gelecekte Avrupa&#8217;nın en iyi uzunlarından biri olacak.&#8221;</p>
<p>&#8216;FAHRİ ELÇİ OLACAĞIM&#8217;</p>
<p>&#8220;Türkiye ile Yunanistan arasındaki problem hep politikacılardan kaynaklandı. Ben Türkiye&#8217;de çalışacak ilk Yunanlı antrenör olacağım. Yunanistan&#8217;a ilk transfer olduğunda İbrahim Kutluay&#8217;ı hatırlıyorum. İlk geldiğinde onu çok yadırgamışlardı. Ama aradan birkaç ay geçtikten sonra İbrahim&#8217;in örnek davranışlar sergilemesi, karakteristik özellikleri ve son derece sempatik bir oyuncu olması dolayısıyla herkes onu çok sevdi. Ben de bu anlamda kendini barış ve dostluk elçisi olarak görüyorum. Ve bu da büyük bir sorumluluk yüklüyor omuzlarıma. Ama bu çok güzel bir duygu da aynı zamanda.&#8221;</p>
<p>&#8216;SAHAYA 5 KİŞİ ÇIKACAKLAR&#8217;</p>
<p>&#8220;Galatasaray&#8217;ın çok sayıda yeni ve çok önemli WNBA patentli oyuncuları kadrosuna katması önemli değil. Biz işimizi yapacağız. Ne kadar oyuncu transferleri yapsalar da sahaya sadece 5 oyuncu çıkacak. WNBA&#8217;li oyuncuların sadece 2&#8242;si sahada olacak. Ben bunun bizim açımızdan sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum. Bizim de silahlarımız var. Bu, sadece oyuncularımız olmayacak. Oyun zekamız, taktiklerimiz de işin içinde olacak.&#8221;</p>
<p><strong>Babkina: Her şey bizim elimizde</strong></p>
<p>Fenerbahçe Kadın Takımı&#8217;nın Letonyalı milli guardı Elina Babkina (22, 1.73), Sarı-Lacivertli takımda oynayacağı için son derece mutlu olduğunu söyledi. Fenerbahçeli taraftarların kendisine ait facebook sayfasını mesaj yağmuruna tuttuğunu belirten Babkina, &#8220;Fenerbahçe çok büyük bir kulüp ve orada oynayacak olmam benim için onur verici bir şey. O formayı giymek gerçekten büyük onur olacak. Fenerbahçe bu sezon da çok iyi bir kadro oluşturdu. Başarılı olmak için her şeyin bizim elimizde olduğunu düşünüyorum&#8221; dedi. Çok kaliteli bir oyuncu kadrosuna dahil olduğunu ifade eden Babkina, &#8220;Oyuncuları henüz kişisel olarak tanımıyorum ama çok iyi şeyler duydum. Oyunculukları konusunda ise fazla söze gerek yok. Başta Nevriye Yılmaz ve Birsel Vardarlı olmak üzere çok iyi oyuncular var. Ben de iyi bir sezon geçirdim. Her geçen gün yeni tecrübeler kazanıyorum. Bunları Fenerbahçe&#8217;de de pekiştireceğime inanıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>TAMANE: HEYECANLIYIM</strong></p>
<p>Sarı-Lacivertliler&#8217;in bir diğer Letonyalı milli pivotu Zane Tamane (27, 2.00) ise Euroleague&#8217;deki en sert ve kaliteli takımlardan birini transfer olduğunu ifade ederek, &#8220;Avrupa&#8217;nın ve Dünya&#8217;nın sayılı oyuncularıyla birlikte oynayacağım. Tabii ki bunun için heyecanlıyım. Ben de kalitemi sahaya yansıtarak Fenerbahçe&#8217;ye faydalı olmak için elimden geleni yapacağım. Tabii Türkiye farklı bir kültür. Ama buna kısa sürede uylum sağlayacağımızı düşünüyorum. Bu sene Final-Four için iyi bir şansımız olduğunu düşünüyorum. Dikeoulakos gibi yeni bir coachla, özellikle de oyuncunun ruhundan anlayan bir coachla çalışacak olmak en büyük avantajımız olacak&#8221;yorumunu yaptı.</p>
<p><strong>Kaynak: Habertürk / GÖKHAN TÜRE</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/fenerin-yeni-coachu-basari-yolunu-anlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldızoğlu zaferi anlattı</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/yildizoglu-zaferi-anlatti.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/yildizoglu-zaferi-anlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 06:48:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[(A) Bayan Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[(B) Bayan Milli Takım]]></category>
		<category><![CDATA[MİLLİ TAKIMLAR]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=24633</guid>
		<description><![CDATA[Polonya’da sona eren Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak tarihe geçen Perilerde koç Ceyhun Yıldızoğlu, geldikleri noktada neler yaşadıklarını anlatıp olimpiyat elemeleri öncesi yapmaları gerekenlerden bahsetti.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-24148" title="ceyhunyildizoglu" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/06/ceyhunyildizoglu.jpg" alt="" width="540" height="345" />Polonya’da sona eren Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak tarihe geçen Perilerde koç Ceyhun Yıldızoğlu, geldikleri noktada neler yaşadıklarını anlatıp olimpiyat elemeleri öncesi yapmaları gerekenlerden bahsetti.</p>
<p>İkinciliğin gecikmiş bir başarı olduğunu söyleyen Yıldızoğlu, “3 yıl önce göreve geldiğimizde şampiyonalarda ilk 5 içinde yer almamız gerektiğini söylemiştim. Bu oyuncuların potansiyeline güvenerek alınan bir hedefti. Bu nedenle alınan derece bana göre gecikmiştir. 2009’da da bunu başarabilirdik ama Belarus’a yenildik. O zaman kadromuzda Nevriye ve Esmeral yoktu. Hayallerimizde hep ilk 5 içinde olmak vardı. Avrupa’daki her rakiple maç yapmıştık. İnancımız büyüktü. İlk tura kötü başlamamız bizi ayağa kaldırdı. Belarus’la yine son şans maçına çıktık ve bu eşiği aştık. Karadağ ise bence bu yıl en iyi başlangıcı yapıp bunu en iyi sürdüren takımdı. Belarus maçındaki ivmeyle yarıfinale çıktık. 2009’da Fransa ile ikili temas maçları yaptık. Fransa’ya deplasmanda 30 ve 20 sayılık farklarla yenildik. İstanbul’da uzatmada kaybedip son maçı kazandık. O yıl Avrupa Şampiyonu oldular. Biz de Fransa’yı yenebileceğimizi gördük. Fransa’ya karşı kendi oyunumuzu oynarsak kazanabileceğimizi biliyorduk. Bunu başardık. Finalde daha iyi oynayabilirdik. Ribauntlardaki farkı top çalarak dengelemek istedik. 52-19 büyük bir fark oldu ama biz uzun oyuncularla dışarıdan oynama opsiyonumuzu kullanamadık. Bir kez daha Rusya’yla oynasak sonuç farklı olur. Finalde kaybetmek bizde burukluk yarattı. Bundan sonra hep kürsüde olmamız gerekiyor. İlk 5 değil madalya mücadelesi vermeliyiz” dedi.</p>
<p>• İlk turdaki kötü başlangıcın ardından oyuncuların başarı için karar aldıklarını ve bunu uyguladıklarını söyleyen Yıldızoğlu,“Büyük takımlar bizden fizik ve tecrübe olarak üstün. Oyuncular, ‘biz madalya mücadelesi vermeliyiz’ demeliydi ve bunu yaptı. Biz oyuncuların aldığı karara katkı verdik. Buna uygun savunma ve hücum sistemi geliştirdik. Koç kim olursa olsun oyuncu karar almadan bu başarı gelmezdi. İlk turda aldığımız kötü sonuçlar gururumuzu kırdı ve oyuncular aldığı kararla zirveye çıktı. Elimizdeki en tecrübeli oyuncular rotasyona giremeyenler. Ama Nilay, Gülşah gibi oyuncular sanki 40 dakika oynuyormuş gibi sinerji yarattılar. Bunun için çaba sarf ettiler. Böyle bir bütünleşmeye ulaşmak için kaostan geçmek gerekiyordu. Kaosu biz ilk turda yaşadık ve ardından bütünleşip ayağa kalktık”dedi.</p>
<p>• Periler’in koçu Ceyhun Yıldızoğlu, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları için eleme oynama hakkı kazanan ulusal takımın önünde önemli bir yol olduğunu söyledi. Yıldızoğlu, “Aktif oynayan oyuncularımızın gelişimlerine önem vermesi gerekiyor. Biz her zaman uzun takımlara karşı mücadele edeceğiz. Bu onlardan ribaunt alamayız anlamına gelmiyor. Biz doğru çalışmalıyız. Süre alamadığı için oyuncu moralini bozmamalı. Nevlin ve Şaziye bu yıl fazla süre almadı ama doğru konsantrasyonda katkı verdiler. Bütün oyuncular bunu gözlemlemeli. Eğer günde 3 bin tane şut atmak gerekiyorsa bu yapılmalı, turnikeyi 2 metrelik bir oyuncunun arasından atmak gerekiyorsa bunun için özel çalışılmalı. Altyapı antrenörlerine büyük iş düşüyor. Onlar uzun oyuncuları bulmalı. Bizde tam bir 3 numara yok. Mesela Bahar 3 numara oynamak için özel bir çalışma yapabilir. Bunlar zor ama imkânsız şeyler değil. Kazandığımız bu ivmeyle gelişimi gerçekleştirirsek hedeflerimize ulaşabiliriz”dedi.</p>
<p>RÖPORTAJ: CAN İŞBAKAN / CUMHURİYET</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/yildizoglu-zaferi-anlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖZEL RÖPORTAJ &#8211; &#8216;Galatasaray&#8217;a gelmek riskti ama&#8230;&#8217;</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/galatasaraya-gelmek-riskti-ama.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/galatasaraya-gelmek-riskti-ama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 08:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/galatasaraya-gelmek-riskti-ama.html</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray Antrenörü Oktay Mahmuti, yorucu ve Fenerbahçe Ülker ile oynanan finalle tamamlanan sezonu Can İşbakan'a değerlendirdi... Oktay Hoca, Galatasaray'ı neden tercih ettiği, zor durumdaki şubeyi nasıl toparladıklarını ve kıran kırana geçen final serisiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/?attachment_id=24202"></a><a rel="attachment wp-att-24207" href="http://www.basketdergisi.com/galatasaraya-gelmek-riskti-ama.html/oktaymahmutican"><img class="alignleft size-full wp-image-24207" title="oktaymahmutican" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/06/oktaymahmutican.jpg" alt="" width="540" height="354" /></a>Galatasaray Antrenörü Oktay Mahmuti, yorucu ve Fenerbahçe Ülker ile oynanan finalle tamamlanan sezonu Can İşbakan&#8217;a değerlendirdi&#8230; Oktay Hoca, Galatasaray&#8217;ı neden tercih ettiği, zor durumdaki şubeyi nasıl toparladıklarını ve kıran kırana geçen final serisiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="http://www.basketdergisi.com/bizimki-bir-basketbol-hikayesi-can-isbakan.html">RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/galatasaraya-gelmek-riskti-ama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray&#8217;ı alkışlamak isterdim / AYHAN GÜNER</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/galatasarayi-alkislamak-isterdim-ayhan-guner.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/galatasarayi-alkislamak-isterdim-ayhan-guner.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2011 05:43:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/galatasarayi-alkislamak-isterdim-ayhan-guner.html</guid>
		<description><![CDATA[“Arzum G.Saray plaketini almaya giderken onları alkışlamak, onların da bizi kupaya kaldırdığımızda alkışlamasını çok isterdim. Böylece Türk halkına bir mesaj verirdik.” SÖZÜ fazla uzatmaya gerek yok. Onun adı Ömer Onan. Türk basketbolunun, Fenerbahçe Ülker’in vazgeçilmezi. Milli yıldız, kariyerindeki 8. şampiyonluğunu yaşadı. Evinin kapılarını en özel günde, Babalar Günü’nde Hürriyet’e açtı. Final serisinde 80 dakika bekleyip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-24157" href="http://www.basketdergisi.com/galatasarayi-alkislamak-isterdim-ayhan-guner.html/attachment/13729185"><img class="alignright size-full wp-image-24157" title="13729185" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/06/13729185.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>“Arzum G.Saray plaketini almaya giderken onları alkışlamak, onların da bizi kupaya kaldırdığımızda alkışlamasını çok isterdim. Böylece Türk halkına bir mesaj verirdik.”</p>
<p>SÖZÜ fazla uzatmaya gerek yok. Onun adı Ömer Onan. Türk basketbolunun, Fenerbahçe Ülker’in vazgeçilmezi. Milli yıldız, kariyerindeki 8. şampiyonluğunu yaşadı. Evinin kapılarını en özel günde, Babalar Günü’nde Hürriyet’e açtı. Final serisinde 80 dakika bekleyip kupayı kaldırdığı anda ki hislerini, “Arzum Galatasaray plaketini almaya giderken onları alkışlamak, onların da bizi kupaya kaldırdığımızda alkışlamasını çok isterdim. Böyle olunca da Türk halkına bir mesaj verirdik” diyerek açıkladı. </p>
<p>Ömer, bu sözlerle fair play çağrısı yaptı. Her sorumuza içtenlikle cevap verdi.<br />
Seride durum 2-0 olduktan sonra 4-0 kazanırız dedin mi?<br />
4-1 biter dedim. İpekçi’de 1 maç alır, Sinan Erdem’de bu işi bitiririz demiştim.</p>
<p>Çantada keklik görüyorlar<br />
2-1 olunca Efes Pilsen’e kaptırdığınız şampiyonluk aklına geldi mi?<br />
Hayır. G.Saray iyi mücadele eden bir takım. Efes Pilsen kadar kadrosu derin değildi. Oktay Mahmuti’nin iyi yönetimiyle çok direndiler ama kadrosu seriyi geriden gelip döndürecek kapasitede değildi. 3-2’de bile herkese şampiyon olacağımızı söyledim. Camiada da herkes basketbol şubesinin şampiyonluğunu ‘çantada keklik’ görüyor. Bu bize hem moral hem de motivasyon veririyor. Bence bu kadro ligde uzun yıllar final oynayar.</p>
<p>Kendimle hesaplaşıyorum</p>
<p>Galatasaray’a yenilince ne hissediyorsun?<br />
Yalnız kalıp ciddi bir hesaplaşma yapıyorum. Kabuğuma çekiliyorum, çok sinirli oluyorum. Eşim (Aslı Onan), çocuklarla ve diğer işlerle ilgilenip beni rahatlatıyor.<br />
Son Abdi İpekçi’deki maçtaki olaylar için ne diyeceksin?<br />
Final serisine yakışmayan tek olaydı. Benim arzum Galatasaray plaketini almaya giderken onları alkışlamak, onların da bizi kupaya kaldırdığımızda alkışlamasını çok isterdim. Böyle olunca da Türk halkına bir mesaj verirdik. Ama olmadı. Bizlerin de bunları artık yapması gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca kupayı terimiz kuramadan almak isterdik. </p>
<p>Spahija beni yanılttı</p>
<p>Bogdan Tanjevic ile Neven Spahija arasındaki fark nedir?<br />
Açık söylemek gerekirse Spahija’nın benim yaşımdaki (33) birisine bu kadar güveneceğini tahmin etmedim. En çok süreyi bana verdi, özgüvenimi arttırdı. Tanjevic her oyuncuya aynı süreyi vermek isterken, Spahija sahada oynayanı tutuyor.</p>
<p>Efes Pilsen’de 2.5 yılım boşa gitti<br />
Oktay Mahmuti’ye karşı 3 finalini de kazandın. Acaba onda seni Efes Pilsen’de oynatmadığı için bir pişmanlık var mıdır?<br />
Efes Pilsen’de 2, 2.5 yılım boşa gitti. O zamanki koç Oktay Mahmuti idi. ‘Oktay Hoca’ya karşı  finallerde daha hırslı oynuyor’ söylentileri doğru değil. Finalde karşımda kim olursa olsun kupayı kaldırmak için hırslı oynarım.Kimseye kırgınlığım yok. Aksine, Efes Pilsen’den F.Bahçe’ye gitmem benim için daha iyi oldu. Çünkü, F.Bahçe’de yeniden doğdum. Öyle tahmin ediyorum ki Oktay Hoca da, bugünkü Ömer’i takımında görmek ister. Zaten son maçtan sonra da koridorda birbirimizi tebrik ettik.</p>
<p>Yeni sezonda Final Four oynamak uzak değil</p>
<p>Bu sene çok sakatlık yaşadınız. Eğer sakatlık olmasaydı Final Four’a kalır mıydınız?<br />
Bir takımın 4 senede yaşadığı sakatlığı biz 3 ayda yaşadık. Bu durum takımın belini kırdı. Final Four’a giremememiz içimde uktedir. Sakatlıklardan dolayı 1 ay bir bocalama dönemi geçirdik.</p>
<p>2012 Euroleague Final Four’u İstanbul’da olacak. Kadro yeterli mi sence?<br />
Takıma mutlaka takviye olacaktır. Vidmar’ın gelmesiyle Oğuz’la birlikte pota altı daha iyi olacak. Final Four’a kalmak futbolda Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynamak gibi. Bunun için bir yapı oluşturuluyor. Eğer bu sezon ilk 3 aydaki oyunumuzu oynarsak, Final Four’a kalırız.</p>
<p>Avrupa’ya niye gitmedin?<br />
Siena ve Asvel’den teklif geldi ama olmadı. İçimde Avrupa da ukte olarak hep kalacak. Şimdi ise ‘Taş yerinde ağırdır’ diyorum.</p>
<p>Otur maaşı al bana uymaz</p>
<p>Ne zaman bırakacaksın?<br />
Bilmiyorum. Ama bıraktıktan sonra antrenör ya da genel menajer olabilirim. Bir sorumluluk alacağım. Elini taşın altına sokan bir insan olmak istiyorum. Otur maaşını al bana uymaz.</p>
<p>Bütün iş Fatih Terim’de</p>
<p>Futbolu iyi takip ediyorsun. Transferleri değerlendirir misin?  <br />
G.Saray’ın yeni havaya ihtiyacı vardı. O yüzden iyi transferler yaptı. Ancak burada iş Fatih Hoca’da bitiyor. F.Bahçe ise belki bir takviye daha yapabilir.</p>
<p>NBA’deki Türk oyuncular Fener’de oynamak istiyor</p>
<p>NBA’deki oyuncularımızla konuşuyor musun? Hido ve Memo, döndüklerinde F.Bahçe formasını giymek istediklerini söylüyor. Ne dersin?<br />
Konuşuyorum. NBA’deki gibi bütün oyuncular Fenerbahçe Ülker’de oynamak istiyor. Çünkü Fenerbahçe Ülker farklı bir konuma geldi. Her geçen gün de kuvvetlenerek büyüyor. Eskiden lokomotif olarak Efes Pilsen vardı. Şimdi bayrağı Fenerbahçe devraldı. Çıtayı daha da yükselterek ilerliyor.</p>
<p>Olay çıkaranlara acımayacaksın<br />
Cezalar konusunda ki düşüncen ne?<br />
Taşkınlık yapan hangi takımın taraftarı olursa olsun acımayacaksın. Verilen cezalarda kulüplerin ve oyucunun suçu ne? Bu yüzden yeni yasa bir an önce devreye girsin ki, kulüpler rahatlasın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/galatasarayi-alkislamak-isterdim-ayhan-guner.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Fenerbahçe şampiyorluk havasına girdi&#8217; / FUNDA AYAZ</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/fenerbahce-sampiyorluk-havasina-girdi-funda-ayaz.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/fenerbahce-sampiyorluk-havasina-girdi-funda-ayaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 06:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/fenerbahce-sampiyorluk-havasina-girdi-funda-ayaz.html</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlarsınız geçen sene bu zamanlarda herkesin ağzında bu replik vardı. Dünya Basketbol Şampiyonası için hazırlanan  reklamda milli basketbolcularımızın konuşmaları remix yapılmış ve çok sevilmişti. Benim de röportaja gideceğim belli olduğu andan itibaren dilimde aynı replik vardı. Tabii bir çekince de yok değildi hani. 1.60 boyunda birisi olarak 2.13’lük Semih’in yanına gitmek hatta fotoğraf çektirmek deli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-24067" href="http://www.basketdergisi.com/fenerbahce-sampiyorluk-havasina-girdi-funda-ayaz.html/attachment/13702782"><img class="alignright size-full wp-image-24067" title="13702782" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/06/13702782.jpg" alt="" width="250" height="150" /></a>Hatırlarsınız geçen sene bu zamanlarda herkesin ağzında bu replik vardı. Dünya Basketbol Şampiyonası için hazırlanan  reklamda milli basketbolcularımızın konuşmaları remix yapılmış ve çok sevilmişti.</p>
<p>Benim de röportaja gideceğim belli olduğu andan itibaren dilimde aynı replik vardı.</p>
<p>Tabii bir çekince de yok değildi hani. 1.60 boyunda birisi olarak 2.13’lük Semih’in yanına gitmek hatta fotoğraf çektirmek deli cesaretiydi.</p>
<p>Ekşisözlük yazarlarının &#8220;Tuncay Şanlı’nın basketboldaki şubesi&#8221; diye adlandırılan ve NBA’de oynamasına imkansız gözle bakılan Semih, herkesi utandırıp NBA&#8217;nin köklü takımlarından Boston Celtics’e gitti hatta o kadar beğenildi ki Cleveland’a takas oldu.</p>
<p>Cleveland’da sakatlığından dolayı fazla forma şansı bulamayan Erden, NBA&#8217;deki yaşamını anlatırken “el üstünde tutuluyorum” diyor ve “orayı çok özledim” sözlerini söylemeden de edemiyor.</p>
<p>Semih ile NBA’de yaşadıklarını, oradaki ortamı, sakatlığını ve daha fazlasını buluşup konuştuk.</p>
<p>Ve işte karşımda upuzun boyuyla beni korkutan Semih Erden var&#8230;<br />
Sakatlık durumun nasıl?</p>
<p>- Tedavilerim devam ediyor. İyi olmak için 2 ay gibi bir süreye ihtiyacım var. Şu anda durumum net değil Temmuz’dan sonra kesinleşecek. Ama gidişat iyi.</p>
<p>Sakatlık sizi geriye götürdü mü? Cleveland’a da yeni takas olmuştun.</p>
<p>- İlla ki her sakatlığın kötü tarafı vardır. O da vücutta bir takım değişikliklere sebep oluyor.1,5-2 ayda 2 ameliyat oldum ikisi de birbirinden önemli ameliyatlardı. Sakatlığım sezon sonuna denk geldiği için basketbol açısından kayıbım olmadı.</p>
<p>NBA’deki temsilcilerimizin hepsi sakatlık geçirdi. Bu sizlerin kötü şansı mı?</p>
<p>-Bu herkesin başına gelebilecek bir olay. Bu aslında orda ki zorluğu sertliği gösteriyor. Biliyorsunuz geçen sene şampiyonadan dolayı da yorgunduk. Tatil yapamadan NBA’e gittik. O yüzden sıkıntı oldu bizim için. Tabii biz bunu bahane etmiyoruz. Oradaki tempoya ayak uydurmaya çalışıyoruz. NBA’e gittiğimizde yeni olduğumuz için daha çok çalıştık Ömer’in de benim de çaylak sezonumdu. O yüzden oraya gittiğimizden elimizden gelenin fazlasını yaptık. Ama sakatlık bizi bırakmadı. Ömer’de son saniyede kötü bir ayak burkulması yaşadı. Benim de Fenerbahçe’den kalma omuz sakatlığım vardı. NBA’deki sakatlığım sadece kasıklarımdı. Omuz zaten buradan. Milli takımda da böyle oynadım.</p>
<p>NBA’deki diğer temsilcilerle ilgili ne düşünüyorsun? Özellikle drafta sayılı günler kala Enes Kanter’i nasıl buluyorsun?</p>
<p>-Enes çok sevdiğimiz bir kardeşimiz. Devamlı konuşur sohbet ederiz. İyi bir oyuncudur. Ama bunlar konuşmakla olmuyor. Enes’in neler yapabileceği önemli. Her şey ona bağlı. O yüzden onun yapacağı iş doğru takımı bulmak. Çünkü 2 sene oynamadı. Bu onun için kayıp zaman oldu. Biz de belli bir tecrübe var ama onda bu yok. Bu tecrübeyi edinebilmek için oynayabileceği en iyi takıma gitmesi lazım. İyi dileklerim hep onunla.</p>
<p>Peki Doğuş Balbay?</p>
<p>-Doğuş da aynı şekilde. Kısa olmasına rağmen çok yetenekli ve atletik özelliklere sahip bir oyuncu. Onunla da konuşuyoruz.Umarım Doğuş da en iyi yerlere gelir.</p>
<p>&#8220;HER ŞEYİ GÖZE ALDIM&#8221;</p>
<p>NBA’e ilk gittiğinizde neler yaşadın?</p>
<p>-İçimde karmaşık duygular vardı. NBA gibi bir yerde oynamak kolay değil. Türkiye Ligi’nden çıkıp NBA’de oynamanın arasında dağlar gibi fark var. Boston Celtics gibi köklü bir takımda oynamak gurur verici bir şeydi. İlk gittiğimde tedirgindim açıkçası. O kadar yıldız oyuncunun içerisinde bulunmak çok zor. Türkiye’de belli bir isminiz kariyeriniz var ve orada da ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Fenerbahçe gibi bir takımdan 0 bir şekilde NBA’e gidiyorsunuz o kadar riskli bir şey ki aslında. Ama ben bu riski aldım. Çünkü istiyordum. Bu yüzden de her şeyi göze alarak gittim.Ne gelirse kabulüm dedim.  Neticesinde de gittim ve çok sevildim.El üstünde tutuldum. O yüzden çok mutluyum. Orada bulunduğum zamanda yaptığım şeyleri herkes gördü, istenilenden daha fazla bir performans gösterdim. İnanıyorum ki önümüzdeki sene bu sakatlıktan kurtulduktan sonra gerçek Semih’i  herkese göstereceğim.</p>
<p>İlk antrenmanın nasıldı?</p>
<p>- Normal bir antrenman yoktu. Toplanıp bir arada yapılan bir 4’e 4 ve 5’e 5 vardı. Ben hepsinden hazır bir şekilde gitmiştim. Dolayısıyla bu benim için bir artıydı. Hepsi bana olumlu yaklaştı, sevdiler ve yardımcı oldular.Shaq ve Garnet beni çok seviyordu. Diğerleriyle de iyiydim ama onlar benimle daha çok ilgileniyorlardı. Her zaman arıyorlardı soruyorlardı evde yalnız kaldığım için evlerine davet ediyorlardı.</p>
<p>İlk gittiğinizde zorlandın mı?</p>
<p>-Ben kondisyonerimle beraber gittim. Çünkü ilk başta dil problemim olacağını biliyordum. Ama kondisyonerim bana çok yardımcı oldu. Her şey çok hızlı oldu zaten. Takıma girdim, insanlarla tanışmaya başladım, Boston’u keşfetmeye başladım. Her geçen gün dil problemini aşmaya başladım.Çok çok zorluk yaşamadım çünkü, zaten Türkiye’de de tek yaşıyordum.</p>
<p>Ders aldın mı peki?</p>
<p>- Haftanın 2 günü ders alıyordum.Şu anda İngilizcem orta seviyenin üstünde.</p>
<p>Peki onlar dalga geçiyor mu İngilizcenle?</p>
<p>- Evet bazen yapıyorlar. Ama ben de o zaman “Siz Türkçe bir şeyler söyleyin” diyorum onlarda kalıyor. Evet haklısın hayatta ben öğrenemem diyorlar.</p>
<p>&#8220;BENİ 10 TAKIM DAHA İSTİYORMUŞ&#8221;</p>
<p>Takas süreci nasıl oldu?</p>
<p>- Ben takası 3 hafta önce duymuştum. Cleveland gerçekten ısrarcı bir şekilde istekte bulunuyordu Boston’a. Ben bunu sorduğumda tek Cleveland değil yaklaşık olarak 10 kişi seni istiyor dediler. Bir yandan sevindim 1 senede bu kadar parlamak kolay bir şey değil.</p>
<p>Peki neden sen?</p>
<p>-İyi oyuncuyum. Zaten kötü oyuncunun orada işi yok. Ayrıca düzgün karakterde bir insanım. Onlarında aradığı bu aslında. Hep iyi bir oyuncuyum hem de iyi karakterde birisiyim.İleride çok iyi olacağımı düşünüyorlar bu yüzden de beni tercih ediyorlar.</p>
<p>Eksiklerin nelerdir?</p>
<p>- Şut konusunda eksiğim var. Bu yönde de çalışmalarım devam ediyor. Şu anda kendimde sıkıntı görmüyorum.</p>
<p>&#8220;BENİMLE ÇOK İLGİLENİYORLAR&#8221;</p>
<p>Boston’dan Cleveland’a gittin zorluk çektin mi?</p>
<p>- Açıkçası hiç çekmedim. Aslında ben çaylak (rookie) olarak gittim ama bana hiç öyle yaklaşmadılar. Oraya gittiğimde beni ve milli takımı izlemişlerdi. Bundan dolayı da inanılmaz bir saygı vardı. Çünkü benim tecrübemi biliyorlardı.Dolayısıyla hiç sıkıntı çekmedim. İlk sene çaylak oyunculara bazı uygulamalar yapıyorlardı ama Ömer Aşık ve ben bunları görmedim. Boston’da iyi davranıyorlardı ama Cleveland’da el bebek gül bebektim, bir dediğim iki edilmiyordu. Hatta buraya gelirken bile toplantı yapıldı. Ben gidiyorum diye toplandılar, menajerimle ve doktorumla konuştular. Bana gösterilen ilgi çok fazla. Bunun da nedeni uzun oyuncu bulmak zor ve onlarda bende bu dört dörtlük yeteneği gördükleri için beni tutmak istiyorlar ve üzerime çok düşüyorlar.</p>
<p>Cleveland’da en iyi anlaştığın kim?</p>
<p>- Andy Varejao. Gerçekten o da iyi oyuncu. O benimle çok ilgilendi. Zaten yeni gittiğim için de çok haşır neşir olamadım.</p>
<p>NBA’e gittiğinde Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin performansıyla ilgili konuşma oldu mu?</p>
<p>- Evet çok oldu. Bir kere hepsi Türkiye’nin final oynadığından haberi vardı.Tebrik ettiler, hak ettiğimizi söylediler. Benim iyi oynadığımı söylediler.</p>
<p>Antrenman dışında neler yapıyorsun?</p>
<p>-Aslında pek bir şey yapamıyorum, vakit olmuyor. Zaman bulduğumda da bilindik şeyler yapıyorum.Arkadaşlarımla buluşup yemek yiyorum, alışveriş yapıyorum, İngilizce dersime gidiyorum. Arada  menajerim gidip geliyor. Orada Türk arkadaşlarım oldu onlarla vakit geçiriyordum. Ailemle sürekli Skype’den görüşüyorum.</p>
<p> NBA’deki soyunma odalarının ortamı nasıl?</p>
<p>-Çok farklı değil. Belki sandalye ve masaları farklıdır <img src='http://www.basketdergisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> . Sadece yapılan organizasyon farklı.Onlar bu işe çok önem veriyorlar. Detaylı düşünüyorlar. NBA’in büyüklüğü de buradan geliyor.</p>
<p>&#8220;SHAQ BANA &#8216;BABA&#8217; DEMEDİ&#8221;</p>
<p>Shaq’in sana soyunma odasında “selamün aleyküm baba” dediği video çok konuşuldu izlendi.</p>
<p>-Aslında orada bana &#8220;baba&#8221; demiyor. &#8220;Selamün Aleyküm Brother&#8221; diyor. Ama dediğim gibi aksanları değişik olduğu için anlaşılmadı.</p>
<p>&#8220;GARNET BANA LAKAP TAKTI&#8221;</p>
<p>Sana taktıkları lakap var mı?</p>
<p>- Var, Kevin Garnet koymuştu. Yarı otomatik silah anlamında olan “semi automatic” diyorlardı. Sonra herkes bunu söylemeye başladı. Bir tişört görmüştüm sağdan soldan da silahlar alttan da &#8220;semi automatic&#8221; yazması tuhafıma gitti. Takım arkadaşım gösterdi tişörtü  çok güzel olmuş dedi. Evet güzel olmuş ama Türkiye’de yayılmasın dedim. Çünkü insanlar anlamadıkları şeyi kötülerler. İllaki onun bir espiri olduğunu anlamayacaklardır.</p>
<p>Yemek işini ne yapıyorsun?</p>
<p>Oradaki yemekler çok güzel açıkcası  zorluk çekmiyorum. Özellikle steak house’ları çok güzel. Müthiş bir yemek var orada, her şeyden bolca var. Türk restoranları her sokak başında var.</p>
<p>Ailenden uzaklık zor olmadı mı?</p>
<p>Türkiye’de de uzakta yaşıyordum zaten. Sürekli Skype’den konuşuyoruz. Saatlerce konuşuyoruz ben uyuyorum yemek yiyorum hala açık oluyor. Teknoloji o kadar gelişti ki sadece dokunamıyor hissedemiyorsunuz.</p>
<p>-Türkiye’yi takip ediyor musun?</p>
<p>Siteleri takip ediyorum. Ama çok takipte de değilim zamanım olmuyor çünkü.</p>
<p>Şimdiki hedefin nedir?</p>
<p>Sakatlıktan kurtulup performansımı arttırmak. Vücudumu en iyi şekilde hazırlayıp milli takıma dönebilmek. Tabi dönebilirsem ne mutlu bana.</p>
<p>Milli takıma dönebilecek misin peki?</p>
<p>-Şu anda durumum belli değil.</p>
<p>NBA ve Türk Liglerini kıyaslar mısın?</p>
<p>- Eksiklikleri söylemek bana düşmez ama. İlgi olarak kendi adıma söyleyeyim aynı. Orada da çok ilgi görüyorum. Her gördükleri yerde benimle fotoğraf çektiriyorlar, benimle konuşuyorlar.  Tabi orada basketbola daha önem veriliyor. Orada yıldız oyuncu olduğunuzda neredeyse Tanrı gibi görüyorlar sizi.  Organizasyon çok farklı, çok değer veriyorlar.  Şimdi Türkiye’ye bakarsak çok yol kat edilmiş durumda. Dünya Şampiyonası’ndan sonra kendimizi ispat ettik. Fenerbahçe çok büyük yatırımlar yapıyor, kendine salon yapıyor. Zaten bir takımın bir salonu olması gerekir.</p>
<p>Ya Efes Pilsen?</p>
<p>-Evet Efes Pilsen’in yok ve bu çok büyük bir dezavantaj. Çünkü çok köklü bir takım ve Avrupa’da Efes’i ve Fenerbahçe’yi bilmeyen yok. O yüzden salonları olması gerekir. NBA görsel olarak da sizi doyuruyor, Türkiye’nin de bunu yapması gerekiyor.</p>
<p>Litvanya’daki şampiyonayla ilgili hedefler nelerdir?</p>
<p>Hedefler tabii ki çok yüksek. Ama milli takımda ciddi sakatlıklar var. Milli takımın 2 uzunu sakat ve bunun yeri nasıl dolar bu da bir soru işareti. Ama Ömer Aşık yetişecek diye biliyorum. Benim de durumum Temmuz&#8217;un sonunda belli olacak.</p>
<p>NBA’deki diğer temsilcilerimizle görüşüyor musun?</p>
<p>- Ben onlara gittiğimde dışarı çıkıyoruz yemek yiyoruz, onlar buraya geldiğinde dolaşıyoruz, sürekli iletişim halindeyiz.</p>
<p>Ömer Aşık ile karşılıklı oynadınız nasıl bir duyguydu?</p>
<p>O profesyonel ben de profesyonelim. Herkes görevini yaptı. Ben sakatlıktan sonra takıma geldiğimde maça çıkamadım. Benim menajerim takımın genel menajeri bizim “12 dev adam” şarkısına bayılıyordu. Ben Chicago maçında oyuna girdim. Bir pozisyon geldi ben de sayı attım. Bir baktım bizim 12 dev adam şarkısı çalıyor. Şok geçirdim “Nasıl yani nerdeyim” dedim. Sonra bir sayı attım bir daha çaldı. Mola oldu Ömer Aşık karşıdan bana baktı ben de ona “duydun mu ne çalıyor” dedim gülmeye başladık. Çok enteresan bir anıydı. Bunu da daha mutlu ve motive olmam için genel menajerim bunu hazırlamış.</p>
<p>&#8220;FENERBAHÇE ŞAMPİYONLUK HAVASINA GİRDİ&#8221;</p>
<p>Fenerbahçe ve Galatasaray serisi ile ilgili ne düşünüyorsun?</p>
<p>Fenerbahçe’de oynayan tek oyuncu var o da Ömer Onan. Onun dışında kimse yok. Hasta haliyle geldi oynadı takımını yalnız bırakmadı ve elinden geleni yaptı. Keşke 1-2 tane daha Ömer olsa. Onun gibi savaşan kupayı isteyen birileri olsa keşke.</p>
<p>Maç aslında ortada. Evet Fenerbahçe kağıt üzerinde çok iyi oyunculara sahip ama rakibini küçümsemeyeceksin,  nasılsa yeneriz havasıyla maça çıkmayacaksın. Ben Fenerbahçe’yi &#8220;bitirdim&#8221; havasında gördüm. Her yer süslenmiş şampiyonluğa hazırlanılmış. Tabi gönlüm Fener’den yana ama böyle oynarlarsa şampiyonluk ortada hala,  Fenerbahçe şampiyon olur diyemem.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/fenerbahce-sampiyorluk-havasina-girdi-funda-ayaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derrick Alston Efes Pilsen&#8217;e güveniyor / İLKER ACUN</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/derrick-alston-efes-pilsene-guveniyor-ilker-acun.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/derrick-alston-efes-pilsene-guveniyor-ilker-acun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 11:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/derrick-alston-efes-pilsene-guveniyor-ilker-acun.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de bir dönem Efes Pilsen ve Türk Telekom’da forma giyen tecrübeli basketbolcu Derrick Alston, NTVSPOR.NET’in sorularını yanıtladı. Efes Pilsen’in Fenerbahçe Ülker karşısında ilk maçı kazanması durumunda seriyi çevirebileceğini söyleyen tecrübeli oyuncu, en beğendiği Türk oyuncunun ise Hidayet Türkoğlu olduğunu söyledi. Türkiye’de bir dönem Efes Pilsen ve Türk Telekom’da forma giyen tecrübeli basketbolcu Derrick Alston, NTVSPOR.NET’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-23411" href="http://www.basketdergisi.com/derrick-alston-efes-pilsene-guveniyor-ilker-acun.html/alston3_wkok2"><img class="alignright size-full wp-image-23411" title="alston3_WKOK2" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/05/alston3_WKOK2.jpg" alt="" width="600" height="300" /></a>Türkiye’de bir dönem Efes Pilsen ve Türk Telekom’da forma giyen tecrübeli basketbolcu Derrick Alston, NTVSPOR.NET’in sorularını yanıtladı. Efes Pilsen’in Fenerbahçe Ülker karşısında ilk maçı kazanması durumunda seriyi çevirebileceğini söyleyen tecrübeli oyuncu, en beğendiği Türk oyuncunun ise Hidayet Türkoğlu olduğunu söyledi. Türkiye’de bir dönem Efes Pilsen ve Türk Telekom’da forma giyen tecrübeli basketbolcu Derrick Alston, NTVSPOR.NET’in sorularını yanıtladı Türk basketbolunun lokomotifi Efes Pilsen, 1991-92 ile 1996-97 sezonu arasındaki süreçte üst üste 5 kez Türkiye Ligi’nde şampiyonluğa ulaşırken, ABD’li basketbolcu Derrick Alston da lacivert beyazlı ekibin 1996-97 sezonunda Türkiye Ligi ve Türkiye Kupası’nda mutlu sona ulaşmasında önemli rol oynadı. 1994 yılında basketbol kariyerine başlayan tecrübeli oyuncu, Barcelona, Real Madrid gibi Avrupa’nın önde gelen takımlarında forma giydikten sonra 2006-07 sezonunda Türk Telekom’da forma giydi. 38 yaşında olmasına rağmen Arjantin Ligi’nde basketbol oynamaya devam eden başarılı oyuncu, NTV Spor’un sorularını yanıtladı. Efes Pilsen’de forma giydiği dönemde takım arkadaşı olan Hidayet Türkoğlu’nun en iyi Türk basketbolcu olduğunu düşündüğünü belirten Alston, Türkiye’nin 2010 Dünya Basktbol Şampiyonası’nda final oynayarak çok önemli bir aşama kaydettiğinin altını çizdi. Türkiye Ligi’nde Efes Pilsen ve Türk Telekom takımlarının formasını giydin. Özellikle de Efes Pilsen forması ile büyük başarılara imza attın. Türkiye Ligi hakkında neler söylemek istersin? Basketbol kariyerime Arjantin’de devam ettiğim için Türkiye Basketbol Ligi’ni çok yakından takip ettiğimi söyleyemem. Ancak Efes Pilsen ile Türk Telekom’u takip ediyorum.Efes Pilsen, yarı final serisinde Fenerbahçe Ülker karşısında 1-0 geride başlasa da son maçlarında önemli bir çıkış yakaladılar. İlk maçı kazanarak bu seriyi çevirmeyi başarabilirler ise şampiyonluğun en güçlü adayı olurlar. Türk Telekom yarıtımlarında kısıntıya gittiği için beklentilerin çok altında kaldı. Türkiye, ev sahipliği yaptığı 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda büyük bir başarının altına imza atarak Amerika Birleşik Devletleri ile final oynadı. Türk basketbolu hakkında neler düşünüyorsun? Avrupa’da birçok ülkede forma giydim ve büyük başarılara imza attım. Türkiye Ligi de oynadığım en iyi liglerden bir tanesiydi. Ancak benim forma giydiğim dönemden bu zamana kadar geçen süreçte Türk basketbolunun bu kadar büyük bir gelişme kaydettiğini görmek çok mutlu etti beni. ABD ile oynanan final maçı da izlemek gerçekten çok keyifliydi. Basketbol adına bir ülke için harika bir süreç gerçekten. Profesyonel kariyerine NBA’de başladın ve NBA’i yakından takip ettiğini biliyoruz. Her geçen yıl NBA’de forma giyen Türk oyuncuların sayısı artıyor. ABD’de oynayan Türk oyuncular için neler söylemek istersin? Evet, NBA’de Philadelphia 76ers ve Atlanta Hawks takımlarında forma giydikten sonra Avrupa’ya geldim. Ancak senin de söylediğin gibi NBA’i hala yakından takip ediyorum. Efes Pilsen’den eski takım arkadaşım Hidayet Türkoğlu, bu ligde yaptıklarıyla ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bütün dünyaya kanıtladı. Eski takım arkadaşım olduğu için de favori Türk oyuncum Hido tabii ki. Mehmet Okur, Ömer Aşık, Ersan İlyasova ve Semih Erden gibi oyuncular da Türkiye’nin ne kadar güçlü bir basketbol ülkesi olduğunun açık bir kanıtı bence. Şu anda 38 yaşındasın ve basketbol kariyerine Arjantin’de devam ediyorsun. Emekli olmayı düşünüyor musun, ya da daha ne kadar basketbol oynayabileceğini düşünüyorsun? Aslında şu anda emekli olmaya hazır olduğumu söyleyebilirim. Ancak şu anda kendimi çok iyi hissediyorum. Beni kadrolarında görmek isteyen takımlar olduğu sürece oynamaya devem edeceğim ve bu oyunun keyfini çıkarmaya bakacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/derrick-alston-efes-pilsene-guveniyor-ilker-acun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Play-off&#8217;ta final oynayacağız&#8221; / İLKER ACUN</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/play-offta-final-oynayacagiz-ilker-acun.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/play-offta-final-oynayacagiz-ilker-acun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 May 2011 08:01:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEKO BL]]></category>
		<category><![CDATA[LİGLER]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/play-offta-final-oynayacagiz-ilker-acun.html</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray Cafe Crown’un tecrübeli oyun kurucusu Tutku Açık, NTVSPOR.NET&#8217;in sorularını yanıtladı. Yeni bir takım olmalarına rağmen uyum sürecini çok çabuk atlattıklarını belirten Tutku, play-off’larda final oynayarak kulübü ve taraftarlarını mutlu edeceklerini söyledi. Beko Basketbol Ligi play-off ilk turunda Beşiktaş Cola Turka’yı 3-0 ile geçerek adını yarı finale yazdıran Galatasaray Cafe Crown’un tecrübeli oyun kurucusu Tutku [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-23330" href="http://www.basketdergisi.com/play-offta-final-oynayacagiz-ilker-acun.html/tutkurop3_ustg2"><img class="alignright size-full wp-image-23330" title="tutkurop3_USTG2" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/05/tutkurop3_USTG2.jpg" alt="" width="600" height="300" /></a>Galatasaray Cafe Crown’un tecrübeli oyun kurucusu Tutku Açık, NTVSPOR.NET&#8217;in sorularını yanıtladı. Yeni bir takım olmalarına rağmen uyum sürecini çok çabuk atlattıklarını belirten Tutku, play-off’larda final oynayarak kulübü ve taraftarlarını mutlu edeceklerini söyledi.</p>
<p>Beko Basketbol Ligi play-off ilk turunda Beşiktaş Cola Turka’yı 3-0 ile geçerek adını yarı finale yazdıran Galatasaray Cafe Crown’un tecrübeli oyun kurucusu Tutku Açık, NTVSPOR.NET&#8217;in sorularını yanıtladı.</p>
<p>Yeni kurulan bir takım olmalarına rağmen, antrenör Oktay Mahmuti’nin önderliğinde, takım olma sürecini çok çabuk atlattıklarını belirten Tutku, uzun yıllardır play-offlarda final oynayamayan sarı kırmızılıları yeniden finale taşıyarak kulübü ve taraftarları mutlu edeceklerini söyledi. </p>
<p><strong>Merhaba Tutku, sezon başında Oktay Mahmuti’nin takımın başına geçmesiyle birlikte birçok yeni oyuncu da takıma geldi ki, sen de bu isimlerden birisin. Yeni bir takım olmanıza rağmen çok kısa bir süre içinde beklentilerin üzerine çıktınız. Bu kadar kısa bir süre içinde takım olmayı nasıl başardığınızı anlatabilir misin?</strong><br />
Öncelikle bu çok zor bir organizasyon. Yanlış hatırlamıyorsam takımda bir tek Rancik kaldı ve daha sonra da Evren, Medical Park Trabzonspor’dan geri geldi. Yeniden oluşan bir takım, ama senin de söylediğin gibi beklentiler çok çabuk gelişti. Birbirimize alışma sürecini çok çabuk atlattık. Bunu da çok çalışarak ve idman yaparak başardık. Takım olgusu bizim takımımıza biraz erken yerleşti. Bu yüzden de beklentiler çok çabuk gerçekleşmiş oldu. Biz de şu anda geldiğimiz noktadan memnunuz takım olarak. Tabii Oktay Mahmuti’nin bir sistemi var ve o sisteme bizi çok iyi adapte etti. Biz de bu sistemin dışına çıkmadığımız zaman hep başarılı olduk. Kendi aramızda da konuştuğumuzda sistemin öneminden bahsediyoruz. Takım olarak da hepimiz bu konuda aynı fikirdeyiz  </p>
<p><strong>Normal sezonun son maçında Antalya Büyükşehir Belediyespor’a mağlup olmanız çok konuşuldu. Özellikle ilk turdaki rakibiniz Beşiktaş Cola Turka eşleşmede avantaj sağlamak için bilinçli olarak bu maçı kaybettiğinizi iddia etti. Bu konuda neler söylemek istersin?</strong><br />
Bu konuda söylenecek çok şey var aslında, ama öncelikle burası Galatasaray Spor Kulübü&#8230; Dolayısıyla böyle şeylerin olması imkansız. Ancak bir cevap vermemiz gerekiyorsa, başımızda Oktay Mahmuti gibi bir antrenör var. Onun böyle bir şeye göz yumması mümkün değil. Bunların dışında oyuncular kendi aralarında böyle bir şey düşündü desek, Haluk Yıldırım’ın kaptanlığını yaptığı bir takımda böyle bir şeyin olması söz konusu değil. Zaten takımımıza baktığınız zaman karakterli oyunculardan kurulu bir takım olduğumuzu görürsünüz. Takım seçme gibi bir şeye ben hiç inanmıyorum. Böyle durumlarda da allahın hiç yardımcı olmayacağını düşünüyorum açıkçası. Kamuoyunda bu yönde talihsiz bir söylenti oluştu ve biz de buna çok üzüldük. Kafayı da taktık biraz . Antalya Büyükşehir Belediyespor’un ne kadar ters bir takım olduğunu da bütün kamuoyu gördü aslında. Beş kısa ile oynuyorlar ve dışarda oynuyorlar. Gerçekten yenmesi zor bir takım. Biz de o gün kötü bir günümüzdeydik ve kötü bir mağlubiyet aldık.</p>
<p><strong>Play-off’un ilk turunda Beşiktaş Cola Turka karşısında seriye 1-0 önde başladınız. Daha sonra da çok çekişmeli geçen 2 maçı da kazanarak yarı final vizesi aldınız. Bu seriyi hiç maç kaybetmeden geçeceğinizi düşünüyor muydunuz?<br />
</strong>Açıkçası bu seriyi bu kadar kolay geçeceğimizi düşünmüyordum ben. Fakat ilk maçtaki iki takımın da üstün mücadelesinden galip çıkan taraf biz olunca, seriyi erken bitirip yarı final serisine daha kuvvetli ve daha dinç çıkma isteği oluştu hepimizde. Deplasmanda oynadığımız maçta da sonuna kadar mücadelemizi bırakmadık ve akıllı bir şekilde tam bir deplasman maçı oynadık. Son periyota kadar Beşiktaş hep öndeydi zaten. Ancak hem kondisyonumuzun verdiği güçle hem de daha fazla oyuncuyla oynamanın avantajını son periyotta tempomuzu artırarak gösterdik. Bizim için çok önemli bir çeyrek final serisi oldu bence. Final yolunda da çok önemli bir erken bitiriş oldu.</p>
<p><strong>Yarı finalde Banvit ya da Olin Edirne ile karşılaşacaksınız. Banvit seriyi bugün bitirebilir. Eğer Banvit olursa rakibiniz seri 0-0 eşitlikle başlayacak, ama Olin Edirne rakibiniz olursa seriye 1-0 geride başlayacaksınız. Hangi takımla karşılaşmayı daha çok istiyorsunuz?</strong><br />
Bana bu konuda sorular gelmişti daha önce. Ben de son hafta oynadığımız Antalya Büyükşehir Belediyesi maçını kaybettiğimiz için çıkan söylentiler nedeniyle Olin Edirne’yi daha çok istediğimizi söylemiştim. Ancak Olin Edirne takımı bunu kesinlikle yanlış anlamasın. Bu, onların daha güçsüz olduğundan değil, çıkan söylentileri aşabilmek adına böyle bir şey söyledim.</p>
<p><strong>Beko Basketbol Ligi’nde son yıllara damga vuran Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker yarı finalde karşı karşıya gelecek. Tabloya da bakacak olursak play-off’ta onlardan daha kolay bir yolda yürüyorsunuz. Eğer finale çıkmayı başarırsanız, büyük bir ihtimalle çok yıpranmış bir takımla karşılaşacaksınız. Bunun size avantaj sağlayacağını düşünüyor musun?</strong><br />
Eğer sizin düşündüğünüz gibi yolumuz kolay geçerse tabii ki bize bir avantaj sağlar. Ancak ben öyle düşünmüyorum, çünkü Banvit de gelse Olin Edirne de gelse işimiz zor. Olin’e karşı 1-0 gerideyiz, Banvit’in de bize karşı ev sahibi avantajı var. Bu yüzden bu serilerin de çok çetin geçeceğini düşünüyorum. Olduk ki, tersi oldu ve serileri kolay geçtik, Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen serisinin çok sert geçeceğini ve iki takımın da çok yıpranacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Galatasaray taraftarı, Galatasaray Cafe Crown’nun THY Euroleague’de mücade etmesi için büyük bir imza kampanyası başlattı. Bu konuda kulübün de başvuruda bulunduğunu biliyoruz. Sen bu konuda neler söylemek istersin?<br />
</strong>Bizim de bu konuda kulaktan dolma bilgilerimiz var. Açıkçası bu durum bizi heyecanlandırdı. Önümüzdeki sezon burada olur muyuz olmaz mıyız bunu bilemeyiz, ama Galatasaray camiası için THY Euroleague’de bulunmak çok önemli. Bunu gerçekten hak eden bir camia. Gelecek sezon da yatırımların artacağını düşünürsek, daha da güçlü bir kadro olacak. Umarım başvuru kabul edilir ve Galatasaray da Euroleague’de boy gösterir.</p>
<p><strong>Galatasaray Kulübü yeni bir başkanla yeni bir döneme başladı. Şu anda ayakta kalan tek takım olarak da erkek basketbol takımı gözüküyor. Bu sizin üzerinizde bir baskısı oluşturuyor mu?</strong><br />
Engelsiz Aslanlar’ı unutmayalım onlar da çok büyük bir başarının altına imza attılar. Kızlarımız da son anda kaybettiler. Üzerimizde baskı oluşturmuyor açıkçası. Başarıyla, kötü giden bir sezonu düzeltebileceğimizi düşünüyoruz. Galatasaray’ın da uzun yıllardır final oynamadığını düşünürsek, çok önemli bir dönemeçteyiz. İnşallah bunu başarıp hem taraftarımızı hem de kulübümüzü mutlu edeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/play-offta-final-oynayacagiz-ilker-acun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

