<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basket Dergisi &#187; MEDYADAN</title>
	<atom:link href="http://www.basketdergisi.com/basketbol-ozel/medyadan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.basketdergisi.com</link>
	<description>Basket Dergisi Basketbol bilgilendirme sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 21:17:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ülker Sports Arena pahalı geldi</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/ulker-sports-arena-pahali-geldi.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/ulker-sports-arena-pahali-geldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 09:23:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32803</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçeli taraftarlar açılmasını sabırsızlıkla bekledikleri Ülker Sports Arena&#8217;da beklediğini bulamamanın hayal kırıklığını yaşıyor. Ancak bunun sebebi ne salonun kalitesi, ne de diğer etkenler&#8230; Hayal kırıklığının, tepkinin sebebi bilet fiyatları&#8230; 17.5 liradan başlayan ve 67.5 liraya kadar satılan bilet fiyatlarını pahalı bulan taraftarlar, ayrıca sponsor firmaların dağıttığı davetiyelerin de rakip takım taraftarlarına gitmesinden şikayetçi. Galatasaray taraftarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçeli taraftarlar açılmasını sabırsızlıkla bekledikleri Ülker Sports Arena&#8217;da beklediğini bulamamanın hayal kırıklığını yaşıyor. Ancak bunun sebebi ne salonun kalitesi, ne de diğer etkenler&#8230; Hayal kırıklığının, tepkinin sebebi bilet fiyatları&#8230; 17.5 liradan başlayan ve 67.5 liraya kadar satılan bilet fiyatlarını pahalı bulan taraftarlar, ayrıca sponsor firmaların dağıttığı davetiyelerin de rakip takım taraftarlarına gitmesinden şikayetçi. Galatasaray taraftarı ise Avrupa Ligi maçlarını 12 TL vererek izliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/ulker-sports-arena-pahali-geldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basketbolumuz yeni Hidayet&#8217;ler bekliyor / YALÇIN GRANİT</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/basketbolumuz-yeni-hidayetler-bekliyor-yalcin-granit.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/basketbolumuz-yeni-hidayetler-bekliyor-yalcin-granit.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 08:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32798</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta 3 Euroleague takımımızın da maçlarını kaybetmesi bizi üzdü. Ama zaman üzülüp önümüze bakma zamanı değil. Her sonuçtan çare çıkarıp zirve yolundan şaşmamamız gerek. Son sekiz takım arasına girebilmemiz için şansımız tükenmiş değil. Hala üç takımımızdan birinin son sekize girme şansı var. Ama bazı gerçekleri artık görme zamanı. Zirve yolunda savaşan ülke olarak biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-13641" title="yalcingranit" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/08/yalcingranit.jpg" alt="" width="300" height="451" />Geçen hafta 3 Euroleague takımımızın da maçlarını kaybetmesi bizi üzdü.</p>
<p>Ama zaman üzülüp önümüze bakma zamanı değil. Her sonuçtan çare çıkarıp zirve yolundan şaşmamamız gerek. Son sekiz takım arasına girebilmemiz için şansımız tükenmiş değil. Hala üç takımımızdan birinin son sekize girme şansı var. Ama bazı gerçekleri artık görme zamanı. Zirve yolunda savaşan ülke olarak biz yalnız değiliz. Bizim basketbolumuzu Avrupa&#8217;da yalnız sadece İspanya ile kıyaslamak gerçekçi değil, bunu görmeliyiz. Rusya, Yunanistan hatta İtalyanlar da bizim kadar hatta daha iddialılar. Bu gerçek bizi daha hırslandırır. Zirve yolunda öne çıkmak için daha bilinçli ve gayretli olmamız sağlanırsa biz bu durumdan olumlu sonuç çıkarmış oluruz. Türk basketbolunu zirve için iddialı görmek istiyorsak  <strong>DAHA İYİ OYUNCU</strong>yetiştirmemiz gerek. Türk çocuğunun basketbola olan yeteneğini kimse görmezlikten gelemez, ama biz bir gerçeği kabullenmeliyiz; biz Türk çocuğunun içindeki yeteneğinin tamamını çıkartamıyoruz. Özetle onu olabileceği kadar iyi oyuncu yapamıyoruz. Son zamanlarda yetişen oyuncularımız içinde yeteneğini sonuna kadar kullanan tek oyuncu Hidayet Türkoğlu. Biz Hidayet gibi sahada herşeyi iyi yapan genç oyuncular yetiştirmek zorundayız. Bu kolay birşey değil. İlk engel takımlardaki yabancı sayısı çokluğu gözükse de esas sebep bu değil. Zaten bunu değiştiremeyiz. Ama biz Türk çocuğunu oynadığı genç takımlarda daha iyi oyuncu yapabiliriz. Bu konu hiç kimsenin tek başına çözebileceği problem değildir. Bu yüzden bütün Türk basketbol adamlarımız birleşip, toplanıp, tartışıp Türk çocuğunun önünü açmalıyız. Çok büyük bir ihtimalle basketbol anlayışımızı değiştirmemiz gerekecektir. Türk basketbolumuzun en büyük isimlerinden koç Samim Göreç, Amerika&#8217;da basketbolunu geliştirirken bulunduğu bölgede basketbol anlayışı set offense-taktiğe dayalı bir anlayıştı. İstanbul&#8217;da basketbol koçları tebeşir kullanıp taktik çizerken Ankara&#8217;da basketbol anlayışı free play- serbest oyun, motion offense- serbet oyun anlayışı&#8217;ydı. Ankara&#8217;da serbest hareket  anlayışı iyi oyuncuların yetişmesini sağladı. Sonraları taktik Ankara&#8217;ya da sıçradı ve iyi oyuncu yetiştirmedeki anlayışın önünü tıkadı. Özetle yeniden altyapılarda free play-serbest oyun anlayışını uygulamaya dönmeliyiz. Konu çok derin. Bugün Amerika&#8217;da iyi basketbolcu yetiştirmek isityorsanız ilk ve ortaokul beden dersi öğretmenlerinin basketbolsever yapın anlayışı geçerli. Bizde niye olmasın? Cimnastik hocaları basketbolu sever ve oyuncu yetiştirmekten zevk alırsa ne kadar güzel olur bir düşünün.</p>
<p>Koçluk anlayışı içinde iki kavram vardır: <strong>Öğretmenlik ve taktisyenlik</strong></p>
<p>Bizde genç takımın koçları oyuncu kazandırmak yerine maç kazanmak üzerine konsantredirler. Koçlara öğretmen dersek şaşırlar, taktisyen dersek gururlanırlar. Bu yüzden de ellerinden taktik tahtası ve tebeşir eksik olmaz. Aslında onlar da haklıdır. Çünkü çalıştıkları kulübün yöneticileri onlardan sadece maç kazanmalarını isterler aksi halde işlerine son verilir. Gerçekten duruma çözüm bulmak çok zordur. Kimse bunu tek başına çözemez. Bugün Türkiye&#8217;de birbirinden güçlü televizyon kanalları basketbol yayınları yapıyorlar. Bu çok sevindirici bir şey. Bu programlarda TÜBAD basketbol adamları derneğinden tecrübeli, bilgili eski basketbolcular da yer alsa bence çok iyi olur. Bu kanallarda zaten Nur Germen, İbrahim Kutluay, İhsan Bayülken gibi tecrübeli basketbolcular var. Bilgi paylaşıldıkça büyür. Arada bir bugünkü kıymetli koçlar da programlara katılırlarsa mükemmel olur. Bu yüzden ben hayat gayeleri basketbolu sevdirmek olan Murat Murathanoğlu&#8217;na, İsmet Badem&#8217;e, Yiğiter Uluğ&#8217;a ve Murat Kosova&#8217;ya sesleniyorum; programlarınızda basketbolu sevdirmenin yanına Türk basketbolunu da geliştirmek anlayışını da eklerseniz hayat gayenize erişebilirsiniz.</p>
<p>Euroleague takımlarımıza gelince; şimdilik Galatasaray MP gibi gözükyor. Bugünün basketbolunda oyuncuların yatay ve dikey hareketleri yer değiştirmeleri birbirinden farklı sonuçlar veriyor. Eğer sizin oyuncularınız sadece yatay yer değiştiriyorlarsa onları savunmak kolay olur. G.Saray oyun anlayışında dikey hareketleri en çok kullanan kulübümüz. Örneğin Ender Arslan topu yanındaki arkadaşını her verdiğinde sahanın dibine kadar kat edip sonra yeniden 3 sayı çizgisine geri koşup oyunu başlatıyor. Bu dikine hareket CSKA gibi adam değiştirerek savunmaya karşı çok etkili oluyor. Bu yüzden Galatasaray&#8217;ın adam değiştirmeli savunma yapan CSKA&#8217;ya karşı şansı var.</p>
<p>Fenerbahçe&#8217;ye gelince, Fenerbahçe&#8217;nin geleceği çok parlak. Bu yeni salonla beraber Fenebahçe&#8217;nin basketboluna bakış açısı çok genişledi. Kulüp içindeki problemler biterse Ayın Örs ile birlikte Fenerbahçe&#8217;nin Avrupa&#8217;nın en güçlü takımlarından biri hatta en güçlüsü olacak gibi gözüküyor.</p>
<p>Anadolu Efes zaten Türk basketbolunun temeli. Ellerinde çok güçlü bir kadro var, çok iyi savunmacı ve çok şut atan birçok oyuncuları var. Kinsey, Lafayette, Sinan ve Doğuş Balbay&#8217;ın savunmada perişan edemeyeceği takım yok gibi. Ardından Kerem Tunçeri, Cenk Akyol ve Vujacic gibi şutörleri var. Rakip takımı önce yıpratıp sonra sayılarla dağıtmak şansı Efes için uygun. Bence Efes taktik savunmalar yerine ölümüne savaş uygulamasıyla oyuncular beyinlerini değil, yüreklerini sahaya yansıttıklarında çok daha iyi sonuçlar alabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/basketbolumuz-yeni-hidayetler-bekliyor-yalcin-granit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NBA uyandı, Euroleague uyandı, ya biz? / MURAT MURATHANOĞLU</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/nba-uyandi-euroleague-uyandi-ya-biz-murat-murathanoglu.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/nba-uyandi-euroleague-uyandi-ya-biz-murat-murathanoglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 08:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32797</guid>
		<description><![CDATA[Final Four’un İstanbul’da gerçekleşeceği bir ortamda, üç Euroleague takımımızın bulunduğu nokta Final Four hedefimiz açısından hiç ama hiç tatmin edici olmadığı gibi aynı zamanda da fazla umut vermiyor. Hepimiz üzülüyoruz, hepimiz moralsiziz. Geçen haftaki faciadan sonra basketbolseverlerle yaptığımız dertleşmelerde, ilk olarak basketbolseverlerin hiç bir takımımızın yabancılarından grup olarak mutlu ve umutlu olduğunu söylememiz mümkün değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/murathanoglu-nasil-bir-lig-tv-hedefliyor.html/muratmurathanoglu" rel="attachment wp-att-29400"><img class="alignright size-medium wp-image-29400" title="muratmurathanoglu" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2011/11/muratmurathanoglu-530x294.jpg" alt="" width="530" height="294" /></a>Final Four’un İstanbul’da gerçekleşeceği bir ortamda, üç Euroleague takımımızın bulunduğu nokta Final Four hedefimiz açısından hiç ama hiç tatmin edici olmadığı gibi aynı zamanda da fazla umut vermiyor. Hepimiz üzülüyoruz, hepimiz moralsiziz. Geçen haftaki faciadan sonra basketbolseverlerle yaptığımız dertleşmelerde, ilk olarak basketbolseverlerin hiç bir takımımızın yabancılarından grup olarak mutlu ve umutlu olduğunu söylememiz mümkün değil. Taraflı, tarafsız herkes, tatmin edici olarak sadece Galalatasary Medical Park’ta Jaman Gordon-Lucas, ve uzun süren sakatlığına kadar muhteşem oynayan ve döndükten sonra bir nebze tatmin edeci bir performans sergileyen Anadolu Efes’te Terance Kinsey gösteriyor, o kadar. Niye böyleyiz, niye böyle oluyor, niye hayal kırıklığı üzerine hayal kırıklığı yaşıyoruz? Her yabancı transferimiz bize öyle bir tanıtılıyor ki, sunuluyor ki kendimizi Euroleague’in tek şampiyonluk adayı gibi hissediyoruz. Ama daha sonra gerçekler su yüzüne vurduğunda şamarı da yiyoruz. Hem parkeler üzerinde, hem de tribünde.</p>
<p>Bir kere biz nedense halen Yugoslav ekolüne indeksli takımlar kuruyoruz. Beko Basketbol Liginde son 20 yıldır herhalde 120 ile 150 arasında Yugoslav ekolünden oyuncu gelmiştir Türkiye’ye ve benim aklımda kalanlar o kadar az ki. Basketbolumuzun Avrupa’ya bakış açısını ve vizyonunu değiştiren ve Efes Pilsen&#8217;e Koraç Kupasını kazandıran en önemli iki üç isimden birisi olan Petar Naumoski, Efes Pilsen’i iki kez Avrupa üçüncülüğüne taşıyan Damir Mulaömeroviç ve artık bizden biri olan Damir Mrsiç aklıma gelen isimler. Mirsad Türkcan Sırp ve Bosna kökenli ama o Efes Pilsen tarafından oyuncu sıfatına yükseltildi. Emir Preldzic çok büyük bir kazanç olabilirdi ve halen inşallah olacak ama o da bu sene Spahija ile bir türlü göz göze gelemedi. Bunların dışında basketbolumuzundan aldığı kadar veren hiç bir Yugoslav asıllı oyuncu düşünemiyorum ve bu gerçekten üzücü. Biraz olsa belki Predrag Drobnjak aklıma geliyor gibi ama o da Mula ile oynadı ve onun Mula’sız halini de fazlasıyla gördük. Ancak bu saydığım oyuncuların da (Emir hariç) yıldızları parlayalı en az 10-15 yıl oldu. Üstelik bence hiç birisi Türkiye’ye gelene kadar Yugoslav ekolünün önemli yıldızlarından değildi. O zamanlar bile biz asla Predrag Danilovic, Sasha Djordevic veya Dejan Bodigora gibi en üst seviye Sırp yıldızları ülkemize getirebilmek konusunda başarılı olamadık. Açıkçası Yugoslav ekolünün pazarlama makinesi bize hep ikinci veya üçüncü derece isimleri süper yıldız fiyatında uygun gördü. Bizde paşa paşa bunu kabullendik ve paraları hatta bazı durumlarda akıl almaz bonservis bedelleriyle birlikte ödedik. Nitekim de bu işler yıllardır böyle yürüyor. Elimize geçen bir iki genç yıldız adayını da en iyi şekilde değerlendirdik (Mula hariç) belki ama bu da yeterli mi?</p>
<p>Ancak artık zamanlar çok değişti. En azından Türkiye dışında. Yugoslav ekolü eskisi gibi değil. Sevgili Yalçın Granit ağabey “artık İliçlerin, Piliçlerin zamanı geçti” dediğinden bu yana 15 yıl geçti. O 15 yıl içinde de Yugoslav ekolü basketbolunun bir adım ileri gittiğini söylemek çok zor. Rahmetli Aydan Siyavuş Hırvatistan bağımsızlığını ilan ettiğinde “Şimdi babayı yediler. Onların o yetenekli gençlerini hep Sırp çalıştırıcılar yetiştiriyordu. Şimdi hiç birisi gelebileceği noktaya gelemez” demişti. Nur içinde yatsın yine doğruyu görmüş ve doğru tahmini yapmış. Nerede Drazen Petrovicler, Toni Kukoçlar, Dino Radjalar? Hırvat basketbolunun Milli takımlar düzeyinde son yıllarda hangi önemli başarısı var ki? Biz bir dünya ikinciliği, bir dünya altıncılığı, bir de Avrupa ikinciliği elde ederken, İspanya, Sırbistan, Fransaları yenerken onlar ne yaptı? Açıkçası bizi öyle kafalamışlar ki, biz belki bu sene yaşanan bu hayal kırıklığı sonrası uyanacağız. Gerçi NBA bile hemen uyanamadı. Hata üzerine hata yaparken, sanki her yıl Yugoslav ekolü yeni, bir Vlade Vivac, Toni Kukoc, Drazen Petrovic veya Predrag Stojakovic yetiştirirmiş gibi bir hava yaratıldı. Bir süre için zokkayı yuttular. Ama onlar hatalarından ders çıkardı. Neydi görüşlerini değiştiren o hatalar ve NBA yetkilerinin Yugoslav ekolüne bakış açısını bu günlere getiren?</p>
<p>2003 yılında Detroit Pistons ikinci sırada LeBron James’in hemen ardından ve Carmelo Anthony, Dwyane Wade, Chris Bosh gibi isimlerin önünde Darko Milicic’i seçtiğinde, Yugoslav pazarlama makinesi en büyük golünü daha doğrusu üçlüğünü atmıştı. En azından NBA Milicic’in ardından aynı NBA draftinde Zarko Cabarkapa (17.inci sıradan), Sasha Pavlovic (19.uncu sıradan) ve Zoran Planinic’in (22.inci sıradan) ilk turda draft edilmesiyle ve kandırıldığını anlamasıyla “YETER” demeyi başardı. Özellikle de o yıl ikinci turda umut bağlanan ve muhteşem lanse edilen Slavko Vranes (# 39), Sani Becirovic (# 46) ve Nedzad Sinanovic’i (# 54) de “tanıdıktan” sonra. NBA geç de olsa Yugoslav ekolünün olağanüstü bir propaganda makinesine sahip olduğunu ve bu makinenin basın ve hatta kendi scoutları üzerinde ne kadar etkili olduğunu sonunda çözdü. Tabii ki devrim bir gecede olmadı. 2004 NBA draftinde bile 2003 faciasının ardından şu anda Anadolu Efes’te forma giyen Sasha Vujacic 27.inci, diğer bir Sloven Beno Udrih ise 28.inci sırada draft edildi. Onlarda umut edildiği kadar iyi çıkmayınca, daha kararlı bir tutum sergilenmeye başlandı ve 2004 yılından beri hiç bir NBA takımı ilk turda Yugoslav ekolünden bir oyuncuyu draft etmedi. O kadar scout izledi, araştırdı, rapor etti ve hiç bir eski Yugoslavya’nın oyuncusu ilk turda draft edilecek seviyeye gelememişti. Bu ne kadar düşündürücü değil mi? Vlade Divac, Drazen Petrovic, Toni Kukoc, Dino Radja ve Predrag Stojakovic’i yetiştiren ekol artık eskisi gibi olmayı bir kenara bırakın, belki de tarih olmuştu. Bir tek 2011 NBA draftinde Nikola Mirotic ilk turda 23.üncü sıradan seçilmişti ve o da Yugoslav ekolünün bir temsilcisi olarak en azından ismen görünüyor olsa da, o 14 yaşından beri Real Madrid alt yapısındaydı ve İspanyol pasaportunu da almıştı ve NBA yetkilileri onu Yugoslav değil İspanyol ürünü olarak görüyorlardı. Tıpkı Zaza Pachulia’yı bir Gürcistan ürünü olarak değil de bir Türk ürünü gördükleri gibi.</p>
<p>NBA uyandıktan sonra Avrupa’nın elit takımları da yavaş, yavaş uyandı. Her ne kadar çoğunun artık bir scout sistemine benzer bir “yetenek araştırma” sistemi olsa da, sonuçta bu işe NBA takımları kadar para, zaman ve insan gücü ayırmıyorlardı. Ama unlar da uyandı. NBA belki Vladimir Stepania, Aleksandar Radojevic, Dalibor Bagaric, Prinmoz Brezec, Bostjan Nachbar gibi yüz kızartıcı ilk tur seçimleri yapmıştı, ama sonuçta NBA’in esas oyuncu kaynağı halen NCAA’lerdi ve hatta bir dönem ABD liseleri olmuştu. Avrupa takımlarının öyle bir altrenatif oyuncu havuzu yoktu. Ya kendileri yetiştirecekti, ya da Yugoslav pazarlama makinesinden medet umacaklardı. Şu anda Euroleague’in en başarılı ve favori takımlarına bir göz atarsak ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır. CSKA Moskova da Yugoslav ekolünden iki oyuncu var ve bu iki oyuncu tartışmasız Sırbistan Milli takımının en önemli iki isim Milos Teodosic ile Nenad Krstic. Barcelona’da Sloven Erazem Lorbek (NCAA’lerde Michigan State üniversitesinde oynadı) ile takımda biraz sırıtsa da Sırp Milli Kosta Perovic var. Panathinaikos’ta tek Yugoslav ekolü diyebileceğimiz isim coach Zeljko Obradovich dışında Avustralya da yetişmiş, NCAA’lerde Nebraska Cornhuskers’da pişmiş bir isim var. O da Aleks Mariç ve onunda aldığı süreler ortada! Siena’da ki tek Yugoslav ekolü temsilcisi Litvanya’lı Kaukenas sakatlandıktan sonra biraz da “denize düşen yılana sarılır” misali transfer edilen kendiside NBA’de büyük hayal kırıklığı olarak ismini yazdıran Igor Rakocevic. Maccabi Tel Aviv de hiç Yugoslav ekolünden “kurtarıcı” (!) yok ve Olimpiakos’da yine Sırp coach Dusan Ivkovic’e rağmen hiç memnun olmadıkları ve kendisine takım aradıkları ve hatta Anadolu Efes’e bile teklif edilen Marko Bjelica var. Euroleague’i masaya yatırırsak Yugoslav ekolünün oyuncu yetiştirme açısından nasıl bir komaya girdiği konusunda çok ipucu elde edebiliriz. Caja Laboral ilk 16’ya bile kalamadı ve tarihinin en karanlık Euroleague tablosunu taraftarlarına yaşattı ve kaç Yugoslav asıllı oyuncusu vardı biliyor musunuz? Milko Bjelica, Dejan Musli, Nemanja Bjelica, Mirza Teletovic ve daha sonra da Vladimir Golubovic diye isimleri sıralayabiliriz. Yani beş Yugoslav asıllı oyuncuyla bu tarihi başarıya (!) imza attılar. Güney Amerika ekolünden Luis Scola, Tiago Splitter, Fabricio Oberto, Andres Nocioni, Omar Quintero ve Pablo Prigioni gibi isimlerle başarıdan başarıya koşan Tau/Caja Laboral Yugoslav ekolüne bel bağlayınca neler oldu neler?</p>
<p>CSKA Moskova’nın bütçesinden dolayı öyle bir takım kurmanın, bize hep Yugoslav pazarlama makinesi tarafından “ulaşılmaz” olduğu inandırıldı. Bizim takımlarımızın tümünün Euroleague’in en iyi para harcayan 10-12 takımı arasından olduğunu belirttikten sonra sadece pekiyi ya Unics Kazan ne diyelim. Geçen hafta Bostjan Nachbar’ı transfer edene kadar bu takımda bir tane bile Yugoslav asıllı oyuncu yok. İşin üzücü tarafı da takımdakilerin beşi Türkiye’de forma giymiş hatta Terrell Lyday, Mike Wilkinson, Lynn Greer gibi isimlere hep Türkiye’de dudak bükülmüş isimlerdi. Ama Kazan’ın durumuna bakın. Tabii Kazan bize kötü bir gerçeği daha yüzümüze vuruyor. Yugoslav pazarlama makinesi asla en önemli isimlerini Türkiye pazarına sunmaz. Ya Zoran Savic’de olduğu gibi iki dizi de bitmiş olacak, ya da Jure Zdovk, Nikola Vujcic veya Gordan Giricek gibi 30’u çoktan aşmış ahı gitmiş vahı kalmış durumlarda bize uygun görürler. Bu nedenle alternatifler yaratmalıyız. Litvanya, Rusya, Ukrayna gibi pazarları iyi araştırmamız lazım. Kıta dışına çıkarak futbolda olduğu gibi Afrika ve özellikle de Güney Amerika’ya el atmalıyız. Bu pazarlama makinesi bizi asla ilk sıraya koymayacak. Bu kesin! Biz onların işini de kolaylaştırıyoruz ve ekmeklerine yağ sürüyoruz. O da ayrı bir gerçek. Elimize profesyonellik kariyerleri açısından genç denilebilecek yaşlarda gelen Trajan Langdon, Bo McCalebb, Damir Mulaömerovic, Will Solomon, Marcus Brown gibi isimleri çok kolayca elden çıkarmadık mı? Böyle hatalar yaptıktan sonra nasıl başarılı olunabilir ki?</p>
<p>NBA’de bu sezon forma giyen uluslararası oyuncular içinde en etkili 20 isme baktığımız zaman eski Yugoslav ekolünden bir tek Goran Dragic’i görüyoruz. Sloven Dragic, 19.uncu sırada iki yıldır çok ağır sakatlıklar yaşayan ve şu anda da belindeki sakatlıktan dolayı bir süredir oynayamayan Mehmet Okur’un sadece bir basmak üstünde, Hidayet Türkoğlu ve Ersan İlyasova’nın da epeyce gerisinde. Şunu vurgulamaya çalışıyorum. Son altı yılda hemen hemen birçok uluslararası oyuncu ilk turda NBA takımlarınca draft edildi. Finlandiyalısı, İsviçrelisi, Büyük Britanyalısı, Polonyalısı, İtalyanı, Çinlisi, İspanyolu, Fransızı, Brezilyalısı, Senegallisi, Ukraynalısı, Avusturalyalısı, Rusu, Letonyalısı, falanı filanı hepsi ilk turda seçildi, ama bizim Yugoslav ekolünden tık yok. Hırvatları mı sordunuz? Nasıl söylesem, nereden başlasam? Basketbolumuzun duayen isimler Granit ve Siyavuş yıllar önce bunu nasıl gördü? Yugoslavya&#8217;nın bölünmesi, yaşanan iç savaş süreci ve ardından Tanjeviç&#8217;in söylediği gibi yerel liglerinin büyük düşüş yaşaması gelinen noktayı izah etmeye yetiyor mu? Yoksa NCAA&#8217;lerde olduğu gibi &#8220;eğitici&#8221; ve &#8220;yetiştirici&#8221; coachlar artık bugünün para üzerine kurulmuş ticari spor sisteminde kayboldu mu? Genç oyuncu adaylarını daha oyuncu olmadan oyuncu menajerleri mi raydan çıkartıyor, yanlış yönlendiriyor, kısa vadeli planlara kurban mı ediyor? Hiç birisi tek neden olmasa da, hepsinin katkısı var. Ancak sonuç ortada. Bir zamanlar dünya basketbolunda ABD&#8217;nin tek rakibi olarak gösterilen Yugoslav ekolü bindiği dalları kese, kese bugünlere gelmiş. Avrupa&#8217;da bile İspanya, Fransa ve Türkiye daha çok oyuncu yetiştiren ülkeler olarak dikkat çekmiştir. Şimdi NBA bu işi çözmüşken, Euroleague takımlarının elit tabakası hem de bazılarının başında Yugoslav ekolünden coachlar olmasına rağmen “kurtarıcı” olarak çok ama çok az sayıda Yugoslav ekolünden oyunculara yönelirken (Bunlarda zaten asla bizim için düşünülmeyen kariyerde oyuncular oluyor), biz ne yapıyoruz? Karanlıkta yürüyoruz. Tünelin ucundaki ışığı ABD’lisi görmüş, Euroligcisi görmüş. Biz niye göremiyoruz? Veya görmek istemiyoruz. Bu kadar düşüşte olan bir ekole biz “kurtar bizi” dersek aldığımız üzücü sonuçlar bizi niye bu kadar şok ediyor ki?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/nba-uyandi-euroleague-uyandi-ya-biz-murat-murathanoglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bandırma Kırmızı ve Videnov patladı / YİĞİTER ULUĞ</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/bandirma-kirmizi-ve-videnov-patladi-yigiter-ulug.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/bandirma-kirmizi-ve-videnov-patladi-yigiter-ulug.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 07:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32793</guid>
		<description><![CDATA[HAFTANIN .. sıkıntısı: Maç tehiri Galatasaray Eurolig’deki maçını geçen Perşembe oynadığı, Banvit de bugün deplasmanda Eurocup mücadelesine çıkacağı için, haftasonunda iki takımı birden mutlu edecek bir maç günü ve saati bulunamadı. Çaresiz, Banvit-Galatasaray Medical Park karşılaşması 14 Mart tarihine ertelendi, ligimiz yine topal kaldı. Gelecek yıl buna benzer sorunlar daha sık yaşanacak çünkü Eurolig yönetimi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/tarihi-basarinin-ardindaki-karadagli-yigiter-ulug.html/yigiterulug" rel="attachment wp-att-15419"><img class="alignright size-medium wp-image-15419" title="yigiterulug" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/09/yigiterulug-350x361.jpg" alt="" width="350" height="361" /></a>HAFTANIN</p>
<p>.. sıkıntısı: Maç tehiri<br />
Galatasaray Eurolig’deki maçını geçen Perşembe oynadığı, Banvit de bugün deplasmanda Eurocup mücadelesine çıkacağı için, haftasonunda iki takımı birden mutlu edecek bir maç günü ve saati bulunamadı. Çaresiz, Banvit-Galatasaray Medical Park karşılaşması 14 Mart tarihine ertelendi, ligimiz yine topal kaldı. Gelecek yıl buna benzer sorunlar daha sık yaşanacak çünkü Eurolig yönetimi, maçlarını perşembe ve cuma oynatma kararı aldı. Hayatımızın her köşesi bilgisayar programlarıyla kuşatılmışken, fikstür çekimini hâlâ pingpong topları ve minik kağıt parçacıklarıyla halletmeye kalkmak komik kaçıyor. Verelim bu dataları iyi bir programcıya, bize Avrupa Kupaları ile ligimiz arasında en uygun takvimi çıkarsın, hep beraber rahat edelim.</p>
<p>.. takımı: Bandırma Kırmızı<br />
16 maçı galibiyet sevinci yaşayamadan geride bıraktıktan sonra, nihayet Ankara’da, Türk Telekom karşısında kazandılar. Muhtemelen bu galibiyet onları Beko BL’de tutmaya yetmeyecek ama genç oyuncuların özgüvenlerini tamir etmek ve onları gelecek haftalar için motive etmek açısından çok önemli.</p>
<p>.. koçu: Selçuk Ernak (Bandırma Kırmızı)<br />
Takımın başına geleli henüz birkaç hafta oldu. Banvit kulüp yapısını biliyor, elindeki gençleri iyi tanıyor. Hedefi, bu kadrodan en az 2-3 ismi yukarıya çıkarabilmek. Ama hiç kazanmadan, sportif karakterini yitirmiş bir oyuncu grubuyla bir yere varamayacağının farkındaydı. Önce ekip disiplinini sağladı, savunmayı toparladı ve haftanın en çok konuşulan galibiyetini aldı.</p>
<p>.. adamı: Filip Videnov (Olin Edirne)<br />
Edirne’deki ilk günlerinde biraz isteksizdi sanki&#8230; Tekel zamanından hatırladığımız Videnov değildi. Ama bu hafta 42 sayıyla takımını tek başına omuzladı. Sezonun en yüksek skoruna ulaşırken, isabet oranları da çok etkileyiciydi: 7/9 ikilik, 8/12 üçlük, 4/6 serbest atış.</p>
<p>.. genci: Şafak Edge (Bandırma Kırmızı)<br />
Onun Türk Milli Takımı’nın gelecekteki oyun kurucularından biri olacağına inananlar, Bandırma Kırmızı formasıyla üst üste gelen yetersiz performansları ve süratle artan top kayıplarını görünce, umutsuzluğa kapılmıştı. Cumartesi günü yine 2 top kaybetti ama 19 sayı ve 4 asistle solmaya yüz tutan umutları yeniden filizlendirdi.</p>
<p>.. göze batanları: Alex Scales (Mersin) ve Adam Morrison (Beşiktaş Milangaz)<br />
Takımlarına son haftalarda katılan iki müthiş hücum oyuncusu&#8230; İkisi de hiç adaptasyon sorunu yaşamadan tıkır tıkır işini yapıyor. Hadi 27 sayı atan Scales için “Mersin’in yabancısı sayılmaz, geçen sene de bu formayı giymişti” diyelim&#8230; Peki saçlarını savura savura Karşıyaka potasına 18 sayı bırakan Morrison’a ne buyurulur?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/bandirma-kirmizi-ve-videnov-patladi-yigiter-ulug.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe&#8217;de bilet isyanı</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/fenerbahcede-bilet-isyani.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/fenerbahcede-bilet-isyani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 06:56:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32791</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe Ülker Sports Arena daha açılmadan başlayan bilet fiyatı tartışması iyice kızıştı. Fenerbahçeli taraftarlar, 17.5 lira ile 67.5 lira arasında değişen bilet fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ederken, taraftar-müşteri tartışması da yeniden gündeme geldi. Sahaya yakın koltukların fiyatlarının pahalılığı ortak şikayet konusu olurken, buradan bilet alanların takıma yeterli destek vermediği de vurgulandı. Galatasaray Medical Park&#8217;ın Avrupa Ligi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/fenerbahcede-bilet-isyani.html/attachment/26401632652" rel="attachment wp-att-32792"><img class="alignright size-medium wp-image-32792" title="26401632652" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/26401632652-530x178.jpg" alt="" width="530" height="178" /></a>Fenerbahçe Ülker Sports Arena daha açılmadan başlayan bilet fiyatı tartışması iyice kızıştı. <strong>Fenerbahçeli taraftarlar, 17.5 lira ile 67.5 lira arasında değişen bilet fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ederken, taraftar-müşteri tartışması da yeniden gündeme geldi. </strong>Sahaya yakın koltukların fiyatlarının pahalılığı ortak şikayet konusu olurken, buradan bilet alanların takıma yeterli destek vermediği de vurgulandı. Galatasaray Medical Park&#8217;ın Avrupa Ligi maçlarında aldığı tribün desteğini örnek gösteren Fenerbahçeliler, bunda 12 liralık bilet fiyatlarının da etkili olduğunu belirterek, &#8220;Biz de tezahürat yapanlar yüksek fiyatlar yüzünden üst katlardan bilet alabiliyor. Sahaya yakın koltuklarda oturanlarda sinema tiyatro izler gibi maçı seyrederler&#8221; derken, Panathianikos maçındaki tribün olaylarının da bu yüzden meydana geldiğini söylediler. Ayrıca kadın basketbol takımının da maçlarını Arena&#8217;da oynamasının dezavantaj olabileceğini ifade ettiler.Taraftarların bu tepkisine rağmen Unics Kazan maçında da bilet fiyatlarının değişmemesinin, protestoya neden olabileceği de vurgulandı. Bu arada Galatasaray Medical Park&#8217;ın Perşembe günü oynayacağı CSKA Moskova maçının biletlerinin tükendiği açıklandı. . <em><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/fenerbahcede-bilet-isyani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basketbol Panorama / ÜMİT AVCI</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/basketbol-panorama-umit-avci-7.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/basketbol-panorama-umit-avci-7.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 06:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32790</guid>
		<description><![CDATA[HAFTANIN KARMASI ŞAFAK EDGE BANDIRMA KIRMIZI Gelecekteki yıldızlar arasında gösterilen 20 yaşındaki genç yetenek Telekom deplasmanında 19 sayı, 4 asist, 2 ribaunt ve 1 blokla oynadı. SONER ŞENTÜRK ERDEMİRSPOR Rakip guardların eksikliğini çok iyi kullandı, penetreleriyle fark yarattı. TOFAŞ’a karşı 22 sayı, 5 ribaunt, 6 asist, 2 top çalma ile oynadı. ALEX SCALES MERSİN BÜYÜKŞEHİR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/asik-atismasi-umit-avci.html/umitavci-jpg" rel="attachment wp-att-12194"><img class="alignright size-medium wp-image-12194" title="umitavci.jpg" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/06/umitavci.jpg-350x264.jpg" alt="" width="350" height="264" /></a>HAFTANIN KARMASI<br />
ŞAFAK EDGE<br />
BANDIRMA KIRMIZI<br />
Gelecekteki yıldızlar arasında gösterilen 20 yaşındaki genç yetenek Telekom deplasmanında 19 sayı, 4 asist, 2 ribaunt ve 1 blokla oynadı.</p>
<p>SONER ŞENTÜRK<br />
ERDEMİRSPOR<br />
Rakip guardların eksikliğini çok iyi kullandı, penetreleriyle fark yarattı. TOFAŞ’a karşı 22 sayı, 5 ribaunt, 6 asist, 2 top çalma ile oynadı.</p>
<p>ALEX SCALES<br />
MERSİN BÜYÜKŞEHİR BLD.<br />
Trabzon karşısında 27 sayı atarak galibiyeti getirdi. 8 ribaunt, 1 asist ve 2 top çalma ile etkili bir performans sergilerken, sahanın en skoreriydi.</p>
<p>OMAR SNEED<br />
MERSİN BÜYÜKŞEHİR BLD.<br />
Mersin’in devre arası transferi, Trabzon karşısında da harikalar yarattı. 20 sayı, 8 ribaunt, 7 asist, 3 top çalma ile triple-double performansa yaklaştı.</p>
<p>ERSİN DAĞLI<br />
BEŞİKTAŞ MİLANGAZ<br />
Pınar Karşıyaka maçın 18 sayı, 10 ribauntla double-double yaparak bitirdi. Daha da önemlisi özellikle maçın başında Stanojevic’i durdurmayı bildi.</p>
<p>HAFTANIN TAKIMI<br />
BANDIRMA KIRMIZI<br />
Çok genç bir kadro ile mücadele eden Bandırma ekibi, ligdeki ilk galibiyetini Telekom deplasmanında aldı, hem de rakibini 65 sayıda tutmayı başardı.</p>
<p>EN İYİ OYUNCU<br />
FLIP VIDENOV<br />
OLİN EDİRNE<br />
12’de 8 üç sayı, 9’da 7 iki sayı isabetiyle Hacettepe potasına 42 sayı gönderdi. Takımının hayati galibiyetinde ayrıca 3 ribaunt, 3 asist ve 2 top çalmayla mücadele etti.</p>
<p>SAVUNMACI<br />
GARY MC GHEE<br />
BANDIRMA KIRMIZI<br />
Rakibin en etkili alanlarından olan boyalı alanın hakimiydi. Kambala, Ali Karadeniz gibi isimlere potayı göstermedi, savunma görevini eksiksiz yerine getirdi.</p>
<p>6. ADAM<br />
MİRSAD TÜRKCAN<br />
FENERBAHÇE ÜLKER<br />
Antalya maçında 7’da 6 isabetle 14 sayı attı, 7 ribaunt ve 4 asistle maçı tamamladı. Uzun süren sakatlığın etkilerinden kurtulmaya başladığını ispatladı..</p>
<p>COACH<br />
SELÇUK ERNAK<br />
BANDIRMA KIRMIZI<br />
İlk yarıda hiç galibiyet alamayan takımın başında ikinci maçına çıktı, Telekom deplasmanında kazandı. Genç oyunculara aşıladığı güven, sahaya yansıdı.</p>
<p>GENÇ YILDIZ<br />
CAN MAXIM MUTAF<br />
(MERSİN BÜYÜKŞEHİR BLD.)<br />
Takımı Trabzon karşısında skor sıkıntısı çekip, farklı geriye düşmüştü. Ancak 21 yaşındaki oyuncu savunmayı çözdü, 15 sayıyla Mersin’i güldürdü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/basketbol-panorama-umit-avci-7.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son düdük daha çalmadı / MURAT DİDİN</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/son-duduk-daha-calmadi-murat-didin.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/son-duduk-daha-calmadi-murat-didin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 07:07:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32760</guid>
		<description><![CDATA[THY Avrupa Ligi&#8217;nde geçen haftayı üçte sıfır ile geçtikten sonra kamuoyunda İstanbul&#8217;da düzenlenecek final four&#8217;a &#8220;1&#8242;i geçtik iki takım nasıl olur&#8221; düşleri bir anda &#8220;Acaba hiç bir takımı bile sokamayacak mıyız!&#8221; teslimiyetine dönüşmek üzere. Takım sporlarında basketbolun 40&#8242;ıncı dakikada, futbolun 90&#8242;da, voleybolun son setin son sayısı oynanmadan bitmeyeceğini bu işe yakın olan, saha içi saha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/didin-evinde-fark-yedi.html/muratdidin-2" rel="attachment wp-att-18904"><img class="alignright size-medium wp-image-18904" title="muratdidin" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/12/muratdidin-530x338.jpg" alt="" width="530" height="338" /></a>THY Avrupa Ligi&#8217;nde geçen haftayı üçte sıfır ile geçtikten sonra kamuoyunda İstanbul&#8217;da düzenlenecek final four&#8217;a &#8220;1&#8242;i geçtik iki takım nasıl olur&#8221; düşleri bir anda &#8220;Acaba hiç bir takımı bile sokamayacak mıyız!&#8221; teslimiyetine dönüşmek üzere. Takım sporlarında basketbolun 40&#8242;ıncı dakikada, futbolun 90&#8242;da, voleybolun son setin son sayısı oynanmadan bitmeyeceğini bu işe yakın olan, saha içi saha dışı ve tribündeki bütün insanlar biliyoruz. Bırakın son hücumu, son sayıyı daha son maç oynanmadan da negatiften çalmanın bence hiç bir anlamı yok.<br />
Fenerbahçe Ülker, Panathinaikos yenilgisi ile işi zora sokabilirdi. Maalesef farklı yenilgi ile çok zora soktu. Sezon başında takım kurulurken yaptığımız yanlışlar çok arzu etmemize rağmen alamadığımız oyuncuların yerine son dakikada aldığımız ve takıma entegre olamayan isimler derken bu işin yüzde 50&#8242;sinin transfer döneminde gerçekleştiğini unutmamalıyız. Bu işin içinde koçlar, asistan koçlar, yöneticiler ve idari yöneticiler herkes çalışıyor ama bir şekilde o gün bir kanattan eksik kaldın mı, o da senin bütün sezon baş ağrın oluyor.<br />
Tıpkı Fenerbahçe&#8217;nin sinyor point guard&#8217;ı Ukic gibi. Onun bu sezon biraz düşen verimi ve sakatlığı özellikle sakatlığını atlattıktan sonra çok iyi oynayan Engin Atsür&#8217;ün net bir oyun kurucu olmaması ve Jerry&#8217;nin de işler zora düştüğünde o direksiyonda güvenle oturacak deneyime daha sahip olmaması onların en büyük handikapı oldu. Fenerbahçe bu aksayan point guard pozisyonunun bedelini pahalıya ödeyebilir. Ödeyebilir diyorum çünkü daha ödemedi. Ve her ne kadar Ömer Onan&#8217;dan da eksik olsalar yine de kalitesi yüksek bir kadroyla işi buradan döndürmek imkansız değil. Kolay mı? Asla!.. Zor mu? Zor&#8230;Hem Armani&#8217;yi orada yeneceksin, neredeyse hiç bir çeyrek rakibe 16-18 sayı üzerinde vermeyen Kazan&#8217;ı İstanbul&#8217;da devireceksin ve belki de o Panathinaikos maçının olmaz olası sayı farkı yine de işleri engelleyecek. Ama tek çare inançla denemek.</p>
<p>GÖNLÜM &#8216;ANA DOLU EFES&#8217; DİYOR<br />
Anadolu Efes ve Galatasaray Medical Park Top 16&#8242;da aynı grupta eşleştiğinde, o günkü yazıda uzun uzun &#8216;Bence basketbolumuz için çok iyi oldu&#8217; demiştik. Çünkü alta alacak takım sayısı sadece 1 oluyordu o zaman, bütün oklar Olympiakos&#8217;u gösterirken. Galatasaray Medical Park&#8217;ta pivotsuzluğu avantaja çevirecek en büyük etken 4 numaraların dış atışı olmasıydı. Ama Shumpert son senelerin en verimsiz ve formsuz sezonunu oynayınca pivotsuzluğa bir de dış skorersizlik eklendi. Özellikle en zor gecelerde çok ihtiyacı olacak ona Galatasaray Medical Park&#8217;ın.. Ama yine de çözüm ve artı pefrormans bence Shumpert ve Cevher&#8217;in ellerinden geçiyor. Bu grupta bence Anadolu Efes büyük bir adım önde. 40 yıl düşünsem bulamazdım bir Galatasaray Medical Park- Anadolu Efes maçında taraf olacağımı&#8230; Biz tribünler, Galatasaray camiası ve basketbolseverler kadar bu sütunlarda Oktay Mahmudi&#8217;nin, yönetimin yatırımının ve oyuncuların emeğinin hakkını hiç pas geçmedik. Yine de geçmeden sanki o maçı Anadolu Efes&#8217;in kazanması, tek Türk takımına oradan Final 8 yolunu açacak en yakın olasılık gözüküyor. Özellikle Galatasaray bu çok zor CSKA Moskova maçından galibiyet çıkaramazsa sevgili Oktay&#8217;ın değerli gönlünü alarak benim hislerim de Ufuk ve arkadaşlarının yanında olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/son-duduk-daha-calmadi-murat-didin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beko Basketbol Ligi&#8217;nde 17. Haftaya Bakış / İSMET BADEM</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/beko-basketbol-liginde-17-haftaya-bakis-ismet-badem.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/beko-basketbol-liginde-17-haftaya-bakis-ismet-badem.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 07:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32759</guid>
		<description><![CDATA[ALİAĞA PETKİM: 72 &#8211; ANADOLU EFES: 76 Yorgun satırlar yıllar önce basketbol adına, beynimden sayfalara taşınırken önemli sayılan cümlelerin başında; eğer oynanan“Türkiye Basketbol Ligi” ise, bu lig Türkiye’nin olmalıdır, sözü havalarda dolaştı durdu. Türkiye’de illere, ilçelere taşınan basketbol liginin kurgusu hayal ötesine geçmeyi bir türlü başaramadı. Başarma gayretinde olanlar ise birinci ligde boy gösterdiler ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.basketdergisi.com/normal-sezonun-ardindan-ismet-badem.html/ismetbademm-jpg-2" rel="attachment wp-att-10896"><img class="alignright size-medium wp-image-10896" title="ismetBADEMM.jpg" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/04/ismetBADEMM1.jpg1-350x280.jpg" alt="" width="350" height="280" /></a>ALİAĞA PETKİM: 72 &#8211; ANADOLU EFES: 76</strong><br />
Yorgun satırlar yıllar önce basketbol adına, beynimden sayfalara taşınırken önemli sayılan cümlelerin başında; eğer oynanan“Türkiye Basketbol Ligi” ise, bu lig Türkiye’nin olmalıdır, sözü havalarda dolaştı durdu. Türkiye’de illere, ilçelere taşınan basketbol liginin kurgusu hayal ötesine geçmeyi bir türlü başaramadı. Başarma gayretinde olanlar ise birinci ligde boy gösterdiler ama kısa süreli kuyruklu yıldız gibi parlayıp kaybolmaktan kurtulamadılar. Oysa İstanbul sınırları içinde kümelenen basketbol takımları yıllarca hükümranlığını sürdürdü. Anadolu ise arada düzenlenen Türkiye Kupaları organizasyonları ile yetindi.<br />
Basketbol bambaşka bir kültürdür.<br />
Basketbol içinden geleceksin, sadece oynamayacak, yönetmeyecek ve “para getiren meta” değil, sevilerek emek verilerek büyütülecek bir spor dalı olduğuna inanacaksın. Kısaca özverinin dorukta olması gereken “basketbol adamı” kimliğini saygınlıkla kol kola bulunduğun beldeye kabul ettireceksin.<br />
Maç başlamadan, birkaç saat önce İzmir’den Aliağa’ya geldik. Kocaman hamam tasları, dev kaplumbağa kılıklı çelik giysilerle süslenmiş deniz kenarında orta halli insanların ikamet ettiği “Aliağa’dayız” daha önce birkaç kez panele gitmiştim. İlk kez maç anlatmaya geliyoruz. Soğuk ve karlı günlerin ardından, özgürlüğüne kavuşan güneş ortalığı teslim almış durumda. Yoğun olmayan trafik, çalışan ve üreten insanların beldesinde suratı asık insana rastlamadık. Yürüyüş yaptığımız sahil bandında, güneş pırıl pırıl denizle buluşup oluşan yakamoz bize göz kırparken kırk yıldır buralı gibiyiz. Güler yüzlü insanlar “Merhaba, hoş geldiniz” hoş sohbetleri.<br />
“Deneyim başımıza gelen şey değildir, deneyim başımıza gelen şey karşısında ne yaptığımızdır” İşte böyle felsefi görüşü benimseyen Aliağa tam bir basketbol beldesi olmak için büyük çaba sarf ediyor. Bu emeğin ve olağan üstü gayretin birinci adamı eski efsane Karşıyaka takımı oyuncularından Birtan Saka. Birtan dışarıdan gelen ve profesyonel bir idareci değil. Yedi göbek öteden Aliağa’lı. Beldenin tüm eşrafı ya akrabası ya çok tanıdığı… Uğur Eren başkan… Daha önce küme düşme tehlikesi yaşadıkları için şimdi yoğurdu üfleyerek yiyorlar. Her mevki için bütçeleri çerçevesinde en iyiyi bulmaya çalışıyorlar. Yeri ve yabancı oyuncular uyum içinde. Herkes parasını gününde alıyor.<br />
Salon Enka’nın beldeye hediyesi, çok sempatik ve güzel. Petkim ana sponsor ve beldede çalışan ve oralara vefa borcu olan büyük holdingler ışığı gördükçe basketbol adına yardıma hazırlar. Her geçen gün basketbol emekçileri çoğalarak Birtan Saka’ya omuz vermeye hazırlanıyorlar. Halk salonu doldururken, hanım ve çocuk seyirciler tribünlerde yerini alıyor. Sahaya hiçbir şey atılmıyor. Küfür yok. Rakip her zaman iyi karşılanıyor. Takımlarını mükemmel destekliyorlar.<br />
Bu sene hiçbir takım elini kolunu sallayarak buralardan çıkamıyor. Anadolu Efes dev kadrosu ile çok zorlandı. Maçtan baştan sona önde götüren başarılı Coach Burak Bıyıktay ve teknik ekibi, takımlarını uyum içinde ve çok iyi yönetiyorlar. Aliağa kritik birkaç pozisyon sonunda deneyimli Efes’e maçı verdi. Ancak seyri hoş ve keyif veren Aliağa’yı seyretmek ve gelecekte alt yapıları tamamlanan bu beldeyi Banvit gibi basketbol üssü olarak kabul edebiliriz. Anadolu Efes maçında çevre illerden gelen birçok öğrenci grubunu görmek güzeldi. Eline sağlık Başkan, Birtan Saka, Burak Bıyıktay ve basketbol emekçileri. Yaptığınız az buz iş değil. Sadece para kazanmak için beldenize gelen şirketlere “Sosyal sorumluluk “ çerçevesinde, oynadığınız basketbol ile hatırlatmanız ne güzel. Keşke oralarda milyonlarla dolarlık yatırım yapan şirketlerin yöneticilerini de oralarda görebilseydik. Ama her zaman diyorum ya! Basketbol bambaşka bir kültürdür!<br />
Basketbol; Yıllar sonra, Edirne’den, Trabzon’a, Aliağa’dan, Karşıyaka’ya, Mersin’den, Antalya’ya bir kültür olarak başak verdi Türkiye artık basketbolu seviyor. Bir gün Kayseri, Adana, Antep gibi şehirlerde de boy gösterecektir buna tüm kalbimle inanıyorum…</p>
<p><strong>MERSİN BŞB: 92 &#8211; TRABZONSPOR: 80</strong><br />
Her iki takımda teknik koltukta önemli değişiklikler yaptılar. Yabancı oyuncu desteği aldılar. Yılların deneyimli Coachları Mete Babaoğlu ve Halil Üner’in tüm hünerlerini gösterdiği maçta yabancıları daha iyi olan ev sahibi Mersin maçı alıp götürdü. Bu güne kadar hep söylediğim gibi yabancılar 65 sayı atması gerektiğini, geri kalan sayılar eğer yerli oyuncular tarafından tamamlanırsa maç kazanmanın kolay olacağından dem vururum. İşte yine Skales 27, Sneed 20, Grundy 18 sayı ile 65 sayı atıp Maxim Mutaf 15 ve diğer oyuncular 92 sayıyı tamamlayınca Coach Mete Babaoğlu yönetiminde Mersin önemli bir galibiyet imza attı. Trabzon her zamanki gibi maç almak için çok direndi. Yabancı Robinson, Brown ve Gibson’a diğer oyuncular emek vermeyince hedef bir maç kaybedildi.</p>
<p><strong>OLİN EDİRNE: 87 &#8211; HACETTEPE ÜNİ: 75</strong><br />
Orta sıralarda çok iyi basketbol oynayan iki takımın mücadelesinde yine nefesler tutuldu. Her an iki takımda maçı alacak hamleler yaptı ancak yılların deneyimli oyuncusu Bulgar Videnov eski günlerini hatırlatırcasına büyük yüzde ile oynadığı maçı 42 sayı ile taçlandırınca ev sahibi Olin maçı kazandı. Videnov’u tutacak bir “bahtı kara maderini” bulamayan Hacettepe büyük umutlarla geldikleri Edirne’den eli boş döndüler. Videnov aynı zamanda sezonun en “Yağmur adamı” olmayı başarırken kendine inanları boşa çıkarmadı. Kendini Edirne’ye getirirken “Bu yaşlı adam ne yapar” diyenlere önemli cevap verdi. Onu Edirne’ye kazandıran eski Coachu Gökhan Taştimur bu maçtan sonra tartışmasız en çok gurur duyan insandı. Edirne yeni kostümü ve Coach Erdem Can ile önemli başarılara imza atacak gibi duruyor. Hacettepe ise her maçı kazanmak için çıkıyor. Oynadığı basketbol keyif veriyor. Bu ligin önemli kalıcı takımlarından biri olmak en büyük istekleri…</p>
<p><strong>TÜRK TELEKOM: 65 &#8211; BANDIRMA KIRMIZI: 72</strong><br />
Bir kez daha haklı olmak, haklı çıkmanın gururu içindeyim. Ben ne demiştim? “Bandırma Kırmızı sadece atan, sadece rakip potaya bakan bir takım olduğu sürece ne maç kazanır ne de oyuncu!” İşte Selçuk Ernak gelinceye kadar bu böyle devam etti. Çünkü ilk önce savunma yapmayan takımdan ne kazanılacak skor çıkardı ne de oyuncu işte Selçuk Hoca hemen kolları sıvadı ve takım olmanın en önemli olması gereken vasıflarını sahaya yansıttı. Adam gibi savunma yapan ve pas çeviren bir takım olunca Bandırma Kırmızı hem Telekom’u yaktı hem de Coach Timuçin Meriç’i! Timuçin çok beğendiğim bir Coach ama şanssızlık bir türlü peşini bırakmayınca kötü talih kaderini tayin etti. Sağlık olsun hocam. Hayat kim bilir kimlere ne sürprizler hazırlıyor! Selçuk Ernak ise tam bir laboratuar gibi çalışıyor. Başarılı olup yok olan bir takım nasıl var olurun en önemli verisini yakında göreceğimize inanıyorum. Türk Telekom ise yen i bir sayfa açabilmek için ilk önce iyi bir coach bulmaları gerekli. Aklıma birileri geliyor ama! Neyse!</p>
<p><strong>BEŞİKTAŞ MİLANGAZ: 88 &#8211; PINAR KARŞIYAKA: 80</strong><br />
Bir sezon içinde kimseye nasip olmayacak değişimlere uğrayan Beşiktaş, eğer hala başarılı oluyor ve ayakta kalıyorsa bunda en büyük emek ve başarı Coach Ergin Ataman’a aittir. Yıldızlarla çalışır mı? Sorusuna en büyük cevap Deron Williams oldu, ardından Semih ve gelip gitmeler sonunda hala sahada inanılmaz mücadele eden bir takım yaratmak kolay değil. Erceg, Arroyo, Hawkins, Mensah Bonsu ve çiçeği burnunda yeni oyuncu Morrison. Hele Morrison şovu yaşamak varken tribünlerde yaşanan tatsızlık hoş değil! Belki de sezonun en zor maçlarından biriydi. Türk oyuncuların sayı katkısının yok denecek kadar az olduğu bir gün önemli bir rakibi yenmek kolay mı? Türk oyuncu Ersin’in 18 sayısını pas geçtiğimi sanmayın!<br />
Pınar Karşıyaka ise her zaman her maçı almaya oynadığını bir kez daha ispatladı. Kolay teslim olmak yok. Türk oyuncularının tecrübesizliği, sadece Chatman, Stanajevic biraz da Ikonic ile nereye kadar? Suskun Türk oyuncular böyle günde gövde gösterisi yapmayacaklar da, ne zaman?</p>
<p><strong>ERDEMİR: 72 &#8211; TOFAŞ: 66</strong><br />
Karadeniz Ereğli’sinde maç kazanmak kolay değildir. Ancak takımının en önemli ve bugüne kadar tüm galibiyetlerde büyük emeği olan Ruzic ve Steel sakat olduğu için bu iki önemli oyuncu yoksa, TOFAŞ olarak yapacak fazla bir şeyin yok demektir. Bir de sezon başından beri takip ettiğimiz genç oyuncular için yok olan oyuncular onların fırsatı idi. Genç oyuncular istedikleri kadar süre alabilirlerdi. Ama olmayınca olmuyor! Kendi yaş grubunda önemli olan oyuncular A grubu oyuncular karşısında işlerinin hiç de kolay olmadığı görülüyor! TOFAŞ mücadelesini sonuna kadar yaparken yabancılardan çok Soner Şentürk’ün 22 sayı, 5 ribaund, 6 asist ve 2 top çalmasını engelleyemedi. Ahmet Çakı önemli bir galibiyet imza atarken Soner dışında olan Türk oyuncularını ilerleyen haftalarda çok daha iyi oynatmasını bekliyorum.</p>
<p><strong>FENERBAHÇE ÜLKER: 105 &#8211; ANTALYA BŞB: 89</strong><br />
Anlamakta zorluk çektiğim bir takım Fenerbahçe Ülker. Bazen öyle bir basketbol oynuyorlar ki, tüm eleştiriler boğazıma diziliyor! Bir makine düzeni ile oynayan, paslaşan, savunma ve hücumda yardımlaşan Sarı-lacivertlileri seyretmek basketbol sever olarak keyif veriyor! Bazen ise en acemi oyuncuların yapmayacağı şeyler yaparak hayal kırıklığı yaratıyorlar. Üç saniye içinde Avrupa’nın en iyi pivotlarından biri olduğunu iddia ettiğim Oğuz iki pota arasında gidip gelen “banliyö treni” gibi seyrüsefer içinde! Bazen rakip üç saniye içinde eli bomboş dolaşıp duruyor! Kim iyi, kim kötü araştırmasını satırlara yansıtmayı düşünmüyorum. Ukic her zaman için önemli bir oyuncu olduğunu yine gösterdi. Sağlıklı Ukic her zaman yerini garanti ettiği gibi, takımını mükemmel sırtlıyor. Antalya karşısında asla değerlendirmemek gerekli. Tüm hedeflerin İstanbul’da oynanacak olan Final-Four için kilitlendiği bir senede B eko Basketbol Liginin her hangi bir maçından kesitlerle iyi veya kötü diğer değerlendirmek hakkaniyetli olmaz. Neticede kazanılan bir maç. Final haftası olarak kabul ettiğimiz bir hafta öncesi kazanılan maç ancak moral verebilir. Dananın kuyruğunun kopacağı Panathiniakos maçı öncesi bol şans diliyoruz. Asla yenilmeyecek bir takım olmayan Panathiniakos için enteresan bir şey yazmak istiyorum. Panathiniakos’un patronları ilaç sanayisinin devleri. Gelecek sene basketbola yatırım yapmayacaklarını çok önemli bir kaynaktan öğrendim. Giderayak önemli bir başarıya imza atmak istiyorlar! Fenerbahçe Ülker ise bana göre bu engeli aşabilecek güçte. Son söz olarak Antalya BŞB. Değinmek istiyorum. Savunmadan nasibini almadan sadece hücum cephesini oynayan Antalya zor dönemeçte her şey olabilir! Kesin adresi yine oyuncuların kendi istek ve arzuları tayin edecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/beko-basketbol-liginde-17-haftaya-bakis-ismet-badem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8217;100&#8242;lük siftah</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/100luk-siftah.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/100luk-siftah.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 07:01:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32757</guid>
		<description><![CDATA[Kanarya, Beko Ligi&#8217;nde bu sezon ilk kez 100 sayının üzerinde attı. Kadın ve çocukların izlediği maçta Sarı-Lacivertliler, alt sıralarda bulunan rakibi Antalya&#8217;yı 105-89 yendi. Avrupa Ligi’nde çeyrek finale çıkma şansını zora sokan Fenerbahçe Ülker, ligde moral buldu. Maç cezası nedeniyle sadece kadınlar ve 14 yaş altı çocukların izleyebildiği mücadelede Kanarya, Antalya BŞB.’yi 105-89 mağlup ederek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/100luk-siftah.html/fenerbahce-ulker-antalya-buyuksehir-belediyesi-maci" rel="attachment wp-att-32758"><img class="alignright size-full wp-image-32758" title="FENERBAHCE ULKER-ANTALYA BUYUKSEHIR BELEDIYESI MACI" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/fft1mm1629738.jpg" alt="" width="423" height="238" /></a>Kanarya, Beko Ligi&#8217;nde bu sezon ilk kez 100 sayının üzerinde attı. Kadın ve çocukların izlediği maçta Sarı-Lacivertliler, alt sıralarda bulunan rakibi Antalya&#8217;yı 105-89 yendi. Avrupa Ligi’nde çeyrek finale çıkma şansını zora sokan Fenerbahçe Ülker, ligde moral buldu. Maç cezası nedeniyle sadece kadınlar ve<br />
14 yaş altı çocukların izleyebildiği mücadelede Kanarya, Antalya BŞB.’yi 105-89 mağlup ederek, 17. maçında 12. galibiyetini aldı.</p>
<p>Ligde de salonu açtı!</p>
<p>Alınan galibiyetin yanı sıra, Antalya maçının Fenerbahçe’nin nezdinde   başka bir önemi daha vardı. Sarı-Lacivertiler, yeni salonu   FB Ülker Arena’daki ilk Türkiye Ligi maçını da Antalya karşısında oynadı. Ülker Arena’daki lig açılışının anısına Kanarya bu sezon ilk kez 100 sayının üzerindeki skora ulaştı. Öte yandan Kanarya, yeni salonunda sadece 2 Avrupa maçı oynamıştı.</p>
<p>SALON: Ülker Sports Arena</p>
<p>HAKEMLER: Rüştü Nuran, Alper Köselerli, Can Atsüren</p>
<p>F.BAHÇE ÜLKER: Ukic 21/1/2, Engin 3/4/6, Bogdanovic 18/1/3, Gist 8/7/2, Oğuz 8/5/0, Preldzic 12/3/4, Vidmar 7/0/0, Mirsad 14/7/4, Jerrells 0/1/1, Hakan 2/0/0, Kaya 12/3/4</p>
<p>ANTALYA BŞB.: Fisher 10/1/2, Melih 10/1/2, Rasim 2/3/0,   Brown 17/5/2, Bora 7/7/0, Jelovac 6/2/0, Reynolds 27/0/2, Gökper 5/0/2, Nedim 5/2/3, Pastal 0/3/2</p>
<p>1.PERİYOT: 31-16, DEVRE: 49-41, 3.PERİYOT: 77-66</p>
<p>NOT: Sayı, Ribaunt, Asist düzeniyle yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/100luk-siftah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Spahija ile Gist kalıyor&#8217;</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/spahija-ile-gist-kaliyor.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/spahija-ile-gist-kaliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 07:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32755</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe, coach Neven Spahija ve oyuncu James Gist ile yollarını ayıracaklarına yönelik haberleri yalanladı. Kulübün yaptığı açıklamada; “Bazı gazeteler ve internet sitelerinde coach Sayın Neven Spahija ve oyuncumuz James Gist ile yollarımızı ayıracağımıza dair iddialar yer almaktadır. Söz konusu haberler doğru değildir. Fenerbahçe Ülker Erkek Basketbol Takımımız kadrosunu aynen koruyacaktır. Bu tarz haberlere itibar edilmemesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/spahija-ile-gist-kaliyor.html/fft1mm1630029" rel="attachment wp-att-32756"><img class="alignright size-full wp-image-32756" title="fft1mm1630029" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/fft1mm1630029.jpg" alt="" width="423" height="238" /></a>Fenerbahçe, coach Neven Spahija ve oyuncu James Gist ile yollarını ayıracaklarına yönelik haberleri yalanladı. Kulübün yaptığı açıklamada; “Bazı gazeteler ve internet sitelerinde coach Sayın Neven Spahija ve oyuncumuz James Gist ile yollarımızı ayıracağımıza dair iddialar yer almaktadır. Söz konusu haberler doğru değildir. Fenerbahçe Ülker Erkek Basketbol Takımımız kadrosunu aynen koruyacaktır. Bu tarz haberlere itibar edilmemesini önemle hatırlatırız” denildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/spahija-ile-gist-kaliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fener nefes aldı</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/fener-nefes-aldi.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/fener-nefes-aldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 06:59:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32753</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe Ülker, küme düşme hattındaki rakibi Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni, sahasında 105-89 yenerek, rahat bir nefes aldı. Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın 3. dakikası 6-6 geçildikten sonra, önce Melih, ardından da Rasim’e çalınan teknik faullerle ivme kazanan sarı-lacivertli ekip, Ukic’in 11 sayı attığı ilk periyodu 31-16 önde kapadı. İkinci çeyreğin başında 35-16 ile 19 sayılık farkı yakalayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/fener-nefes-aldi.html/fener-nefes-aldi-1972978" rel="attachment wp-att-32754"><img class="alignright size-medium wp-image-32754" title="fener-nefes-aldi-1972978" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/fener-nefes-aldi-1972978-530x276.jpg" alt="" width="530" height="276" /></a>Fenerbahçe Ülker, küme düşme hattındaki rakibi Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni, sahasında 105-89 yenerek, rahat bir nefes aldı.<br />
Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın 3. dakikası 6-6 geçildikten sonra, önce Melih, ardından da Rasim’e çalınan teknik faullerle ivme kazanan sarı-lacivertli ekip, Ukic’in 11 sayı attığı ilk periyodu 31-16 önde kapadı.<br />
İkinci çeyreğin başında 35-16 ile 19 sayılık farkı yakalayan sarı-lacivertli ekip, art arda top kayıpları yapıp, farkın 18. dakikada 7 sayıya (45-38) inmesini önleyemese de, yine Ukic ile kritik basketler bulup, devreyi 49-41 üstün tamamladı.<br />
Antalya, ikinci yarıya hızlı başladı ve ilk dakika içinde 49-48 ile farkı 1’e indirdi. Ukic’in art arda bulduğu 5 sayıyla rahatlayan Fenerbahçe Ülker, boyalı alanda da Oğuz ve Gist ile etkili olunca yeniden arayı açmayı bildi. Kaya’nın kenardan gelerek önemli katkı yapması, Engin’in hücum organizasyonlarındaki başarısı ve Preldzic’in son saniye üçlüğü, 3. periyodun da 77-66 Fenerbahçe üstünlüğüyle tamamlanmasını sağladı. Son çeyrekte Bogdanovic’in boyalı alana yakın oyunuyla skor üreten, rakibin alan savunmasına döndüğü anlarda da aynı oyuncunun üçlükleriyle farkı yükselten Fenerbahçe Ülker, farkı yeniden 18 sayıya kadar çıkardığı maçı 105-89 kazanmayı başardı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/fener-nefes-aldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4X4 Kartal</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/4x4-kartal.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/4x4-kartal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:26:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32733</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Milangaz, Pınar Karşıyaka’yı da yenip ligde üst üste 4. galibiyetini aldı Maçın tamamını önde götüren siyah-beyazlılarda 88 sayının 78’ini, Türk statüsünde oynayan Dudley de dahil olmak üzere 6 yabancı üretti. ÜLKEMİZİ FIBA EuroChallenge’da temsil eden iki takımın mücadelesinde kazanan, Pınar Karşıyaka’yı Milangaz Arena’da 88-80 yenen Beşiktaş Milangaz oldu. Maçın tamamını önde götüren ve maç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş Milangaz, Pınar Karşıyaka’yı da yenip ligde üst üste 4. galibiyetini aldı</p>
<div id="divAdnetKeyword"><img title="4x4 Kartal" src="http://fotograf.gazetevatan.com//newpics/news/040220122348253063539_2.jpg" alt="4x4 Kartal" align="right" />Maçın tamamını önde götüren siyah-beyazlılarda 88 sayının 78’ini, Türk statüsünde oynayan Dudley de dahil olmak üzere 6 yabancı üretti.</p>
<p>ÜLKEMİZİ FIBA EuroChallenge’da temsil eden iki takımın mücadelesinde kazanan, Pınar Karşıyaka’yı Milangaz Arena’da 88-80 yenen Beşiktaş Milangaz oldu. Maçın tamamını önde götüren ve maç boyu farkın 4 sayının altına inmesine izin vermeyen siyah-beyazlılarda galibiyete yabancı oyuncular damga vurdu. Siyah-beyazlılarda Türk statüsünde oynayan Erwin Dudley de dahil olmak üzere forma giyen 6 yabancı 88 sayının 78’ine imza attılar.</p>
<p><strong>KARTAL’DAN 6 SAYI!</strong></p>
<p>DUDLEY 18 sayı, 10 ribauntla double-double yaparken, Adam Morrison da 18 sayı, 5 ribaunt ve 2 asistle öne çıktı. Çift haneli skor üreten diğer isimler ise 15 sayı, 6 ribauntla oynayan Zoran Erceg ve sakatlıktan çıkmasına rağmen 14 sayı, 5 asistle mücadele eden Carlos Arroyo oldu. 8 dakika süre alan 16 yaşındaki Kartal Özmızrak da 6 sayı attı.</p>
<p>8 haftalık galibiyet serisi geçen hafta Banvit karşısında sona eren Pınar Karşıyaka’ya ise eski Beşiktaşlılar; Mire Chatman (14 sayı, 7 asist, 4 ribaunt) ve Jovo Stanojevic’in (18 sayı, 7 ribaunt, 4 asist) performansları yetmedi.</p>
<p><strong>Efes terledi!</strong></p>
<p>-BEKO Basketbol Ligi’nin lideri Anadolu Efes, dün Aliağa Petkim deplasmanında zor da olsa kazandı. İlk çeyreğini 23-12 geride geçtiği maçı 76-72’lik skorla galip bitiren lacivert-beyazlılarda 19 sayı üreten Dusko Savanovic ve 14 sayıyla oynayan Sasha Vujacic galibiyette başrolü oynadılar.</p>
<p>-ÖTE dün oynanan diğer maçlarda ise şu sonuçlar alındı: Mersin BŞ-Trabzon: 92-80, Olin Edirne-Hacettepe Üni.: 87-75, Türk Telekom-Bandırma Kırmızı: 65-72 (Bandırma Kırmızı ligdeki ilk galibiyetini aldı), Erdemir-Tofaş: 77-66.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/4x4-kartal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çifte bomba / VOLKAN ÜSTÜYILDIZ</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/cifte-bomba-volkan-ustuyildiz.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/cifte-bomba-volkan-ustuyildiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:25:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32732</guid>
		<description><![CDATA[FIBA Avrupa Ligi&#8217;nde namağlup Fenerbahçe,TKBL&#8217;de ikinci yenilgisini dün 76-84&#8242;lük sonuçla Mersin BŞB&#8217;den alarak, çarşamba günü oynanacak Galatasaray Medical Park derbisi öncesi koltuğunu tehlikeye attı. Ligin ilk yarısında TED Ankara Kolejliler karşısında ilk yarısını farklı önde tamamladığı maçı evinde kaybeden Fenerbahçe dün de kopya bir yenilgi aldı. Karşılaşmanın ilk devresini 50-40 önde tamamlayan rakibi karşısında, ikinci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.sabah.com.tr/sbh/2012/02/05/650x219/12828971424.jpg?13065489830020120205033745" alt="Çifte bomba" />FIBA Avrupa Ligi&#8217;nde namağlup Fenerbahçe,TKBL&#8217;de ikinci yenilgisini dün 76-84&#8242;lük sonuçla Mersin BŞB&#8217;den alarak, çarşamba günü oynanacak Galatasaray Medical Park derbisi öncesi koltuğunu tehlikeye attı. Ligin ilk yarısında TED Ankara Kolejliler karşısında ilk yarısını farklı önde tamamladığı maçı evinde kaybeden Fenerbahçe dün de kopya bir yenilgi aldı. Karşılaşmanın ilk devresini 50-40 önde tamamlayan rakibi karşısında, ikinci devre çok iyi savunma yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi, son periyotta hem savunmada hem de hücumda çok etkili bir görüntü çizerek, karşılaşmadan 84-76 galip ayrılmayı başardı. Fenerbahçe&#8217;de yeni transfer Cappie Pondexter&#8217;ın bu maçta kadroda olmaması da dikkat çekti. Fenerbahçe cephesinde bunlar yaşanırken Tarsus&#8217;ta 90-76 kazananan Galatasaray Medical Park ezeli rakibini yakaladı. Böylece Galatasaray çarşamba günü oynananacak derbiyi kazandığında koltuğu geri alma fırsatını da ele geçirdi.</p>
<p><strong>AUGUSTUS DÖNDÜ<br />
</strong>Sarı-kırmızılılar transferde de gündeme damgayı vurdu. Sarı-kırmızılılar, sezona Spartak Moskova&#8217;da başlayan eski yıldızları Seimone Augustus&#8217;u geri aldılar. Alba Torrens&#8217;in sakatlığından sonra arayışa geçen Galatasaray, bir başka eski oyuncusu Tamika Catchings ile de ilgilenmesine rağmen, geçen sezondan kalma cezası nedeniyle vazgeçti ve Augustus&#8217;u aldı. Bu transferin G.Saray&#8217;a maliyetinin de 1 milyon $&#8217;ı bulduğu ifade edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/cifte-bomba-volkan-ustuyildiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Efes, ligde ağa!</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/efes-ligde-aga.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/efes-ligde-aga.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32731</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Efes, Olympiakos yenilgisinin yarasını, büyük bölümünü geride götürdüğü maçta Aliağa Petkim’i 76-72 yenerek sardı, 17. maçında, 15. galibiyetini aldı. Maça müthiş başlayan İzmir ekibi, boyalı alanda Qvale ile skor üretti ve ilk periyodu 23-12 önde bitirdi. 2. çeyreğin başında, Ümit’in üçlüğü farkı 14 sayıya yükseltti: 26-12. Efes, 4 kısaya dönerek baskıya başladı ve farkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/02/05/efes-ligde-aga--1971357.Jpeg" alt="Efes, ligde ağa!" />Anadolu Efes, Olympiakos yenilgisinin yarasını, büyük bölümünü geride götürdüğü maçta Aliağa Petkim’i 76-72 yenerek sardı, 17. maçında, 15. galibiyetini aldı.<br />
Maça müthiş başlayan İzmir ekibi, boyalı alanda Qvale ile skor üretti ve ilk periyodu 23-12 önde bitirdi.<br />
2. çeyreğin başında, Ümit’in üçlüğü farkı 14 sayıya yükseltti: 26-12. Efes, 4 kısaya dönerek baskıya başladı ve farkı da azalttı. 15. dakikada 17-4’lük seriyle skoru 30-29’a getiren lacivert-beyazlı ekip, Ersin’in sayılarına engel olamayınca, devreyi 40-37 geride bitirdi.<br />
Hastalığı nedeniyle ilk yarıda fazla süre alamayan Savanovic, 2. yarıda art arda bulduğu sayılarla takımını maçta tutmayı başardı. Mücadelenin 3. periyodu 57-57 tamamlanırken, son çeyrekte en kritik anlarda yine Savanovic ve Vujacic sahne aldı, bu ikilinin sayıları, son 2 dakikasına eşitlikle girilen maçta, Efes’i galibiyete taşıdı.<br />
Bu arada Aliağa, kural hatası yapıldığı gerekçesiyle maça itaraz etti.</p>
<p>MAÇIN KARNESİ<br />
SALON: Enka Spor Salonu<br />
HAKEMLER: Fatih Söylemezoğlu, Özlem Yalman, Erman Erdemli<br />
ALİAĞA PETKİM: Caner (5), Ratkovica (6) 9, Toolson (7) 14, Hakan (5), Ümit (7) 14, Ersin (7) 13, Orhan (6) 5, Qvale (7) 14, Plaisted (5) 3<br />
ANADOLU EFES: Doğuş (5), Kerem (6) 9, Cenk (6) 6, Batista (7) 8, Vujacic (6) 14, Savanovic (7) 19, Sinan (6) 7, Lafeyette (5) 5, Barac (6) 8<br />
1.PERİYOT: 23-12, DEVRE: 40-37, 3.PERİYOT: 57-57</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/efes-ligde-aga.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kartal 4 köşe</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/kartal-4-kose.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/kartal-4-kose.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:21:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32730</guid>
		<description><![CDATA[Ligde zirve mücadelesi veren Beşiktaş Milangaz, son haftalarda düşüş içine giren Pınar Karşıyaka’yı 88-80 yenmeyi başardı, arka arkaya 4., toplamda 13. galibiyetini aldı. Maça Morrison’ın basketleriyle başlayan Beşiktaş, rakibin etkili ismi Stanojevic’i de Ersin ile durdurmayı başarınca kontrolü ele aldı, ilk periyodu 21-14 galip tamamladı. İkinci çeyrekte iki takım da müthiş bir yüzdeyle hücum ederken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/02/05/kartal-4-kose-1971347.Jpeg" alt="KARTAL 4 KÖŞE" />Ligde zirve mücadelesi veren Beşiktaş Milangaz, son haftalarda düşüş içine giren Pınar Karşıyaka’yı 88-80 yenmeyi başardı, arka arkaya 4., toplamda 13. galibiyetini aldı.<br />
Maça Morrison’ın basketleriyle başlayan Beşiktaş, rakibin etkili ismi Stanojevic’i de Ersin ile durdurmayı başarınca kontrolü ele aldı, ilk periyodu 21-14 galip tamamladı. İkinci çeyrekte iki takım da müthiş bir yüzdeyle hücum ederken, Beşiktaş adına Erceg, Karşıyaka cephesinde ise Chatman takımlarını oyunda tutmayı başardı, ilk devre de siyah-beyazlı ekibin 50-38 üstünlüğüyle tamamlandı.<br />
İkinci yarıda Ikonic ve Stanojevic’in de devreye girişiyle farkı azaltmaya çalışan Pınar Karşıyaka, savunmada çok basit hatalar yapıp, rakibin skor bulmasını önleyemeyince son çeyreğe de 69-60 geride girmekten kurtulamadı.</p>
<p>Beşiktaş izin vermedi<br />
Beşiktaş Milangaz, boyalı alanı etkili kullandığı bölümde genç ismi Kartal’dan da çok önemli katkı alınca, düşük yüzdeyle faul atan rakibinin kendisine yaklaşmasına izin vermedi, maçı 88-80 galip bitirmeyi bildi.<br />
Bu sonuçla Karşıyaka, ligde üst üste 2. yenilgisini almaktan kurtulamadı..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/kartal-4-kose.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kartal yüksek uçtu / GÖKHAN GERMAN</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/kartal-yuksek-uctu-gokhan-german.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/kartal-yuksek-uctu-gokhan-german.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:19:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32729</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Milangaz, yeni transferleriyle her geçen gün daha iyi basketbol oynuyor. Oyun kurucu Arroyo, forvetler Morrison ve Hawkins çok delici. Sürekli penetre edip adamlarını çok kolay geçiyorlar, rakip savunmanın dengesi fena halde bozuluyor. Erceg gibi şutör bir 4 numara, Ersin gibi orta mesafe şutörü 4-5 numara ve Mensah gibi atletik ve bitirici bir pivota sahipler.Keskin şutör Kemp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://fotocdncube.fanatik.com.tr/news/423x238/2012/2/5/fft1mm1629341.jpg" alt="Beşiktaş-Kartal yüksek uçtu: 88-80" />Beşiktaş Milangaz, yeni transferleriyle her geçen gün <a name="aspx1" target="_blank"></a><span><strong>daha</strong></span> iyi basketbol oynuyor. Oyun kurucu Arroyo, forvetler Morrison ve Hawkins çok delici. Sürekli penetre edip adamlarını çok kolay geçiyorlar, rakip savunmanın dengesi fena halde bozuluyor. Erceg gibi şutör bir 4 numara, Ersin gibi orta mesafe şutörü 4-5 numara ve Mensah gibi atletik ve bitirici bir pivota sahipler.Keskin şutör Kemp de katılınca hücum anlamında neredeyse kusursuz bir güç oluyor</p>
<p><strong>Siyah-Beyazlılar&#8230;</strong></p>
<p>Nitekim de de Pınar Karşıyaka savunmasını aşmakta hiç zorlanmadılar. Özellikle ilk yarı Morisson ve Hawkins topu her aldıklarında potaya gidebildiler. Zaten devre bittiğinde 50 sayıya ulaşmışlardı bile. Karşıyaka müthiş bir galibiyet serisi sonrası, Eurochallange maçları dahil üst üste 4. yenilgisini aldı. Bu kadar dar rotasyonla bu yoğun tempoyu kaldırmaları çok zor. Yoksa Chatman, İkoniç, İlkan ve Stojanoviç fazlasıyla direndiler. Bakmayın fark olduğuna. Beşiktaş skoru sürekli 10 sayılarda önde götürdü ama her an Karşıyaka maça ortak olacak gibi oynadı. Ama yorulunca sonunu getiremediler. Eğer Avrupa ve Türkiye’de daha ileri gitmek istiyorlarsa mutlaka bir yabancı transferi daha yapmalılar. Yoksu ilk yarıda olduğu gibi zorlu fikstürden yine çok yara alıp çıkabilirler.</p>
<p>Beşiktaş hem keyif veriyor, hem de oyuncular yaptıkları işten keyif alıyormuş gibi gözüküyor. Dün de coşkulu, tempolu oynadılar ve güzel bir galibiyete imza attılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/kartal-yuksek-uctu-gokhan-german.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Playboy okusunlar&#8217;</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/playboy-okusunlar.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/playboy-okusunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:18:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Can İŞBAKAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32728</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en iyi kadın basketbolcusu kabul edilen Diana Taurasi, FIBA Avrupa&#8217;ya sert çıktı. Kadın basketbolunda ilgiyi arttırmak için daraltılmak istenen formalarla ilgili; “Kadın basketbolu seksi bir hale getirmek istiyorlar. Ama basketbol seksi bir spor değil, hızlı ve sert bir oyun.. Eğer seksi bir şeyler istiyorsanız gidin Playboy okuyun” açıklamasını yaptı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://fotocdncube.fanatik.com.tr/news/423x238/2012/2/4/fft1mm1629251.jpg" alt="Galatasaray-'Playboy okusunlar'" />Dünyanın en iyi kadın basketbolcusu kabul edilen Diana Taurasi, FIBA Avrupa&#8217;ya sert çıktı.</p>
<p>Kadın basketbolunda ilgiyi arttırmak için daraltılmak istenen formalarla ilgili; “Kadın basketbolu seksi bir hale getirmek istiyorlar. Ama basketbol seksi bir spor değil, hızlı ve sert bir oyun.. Eğer seksi bir şeyler istiyorsanız gidin Playboy okuyun” açıklamasını yaptı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/playboy-okusunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nereden çıktı bu Clippers? / YİĞİTER ULUĞ</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/nereden-cikti-bu-clippers-yigiter-ulug.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/nereden-cikti-bu-clippers-yigiter-ulug.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 06:49:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32695</guid>
		<description><![CDATA[Los Angeles’ın “esas” takımı Lakers’tır, bilirsiniz. Şehrin göbeğinde yer alan Staples Center’da Lakers maçlarına bilet bulabilmek, bulsa bile bu maçlara ailecek gidebilmek, ortalama bir sporsever için büyük sorundur. Çünkü biletler çok pahalıdır. Clippers, bu sorunu aşabilmek için bulunmuş bir formüldür. 1984’te San Diego’dan Los Angeles’a taşınan takım, hep ‘büyük ağabey’ Lakers’ın gölgesinde kalmış, ama izlediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/tarihi-basarinin-ardindaki-karadagli-yigiter-ulug.html/yigiterulug" rel="attachment wp-att-15419"><img class="alignright size-medium wp-image-15419" title="yigiterulug" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2010/09/yigiterulug-350x361.jpg" alt="" width="350" height="361" /></a>Los Angeles’ın “esas” takımı Lakers’tır, bilirsiniz. Şehrin göbeğinde yer alan Staples Center’da Lakers maçlarına bilet bulabilmek, bulsa bile bu maçlara ailecek gidebilmek, ortalama bir sporsever için büyük sorundur. Çünkü biletler çok pahalıdır. Clippers, bu sorunu aşabilmek için bulunmuş bir formüldür. 1984’te San Diego’dan Los Angeles’a taşınan takım, hep ‘büyük ağabey’ Lakers’ın gölgesinde kalmış, ama izlediği daha düşük fiyat politikasıyla şehirdeki orta halli vatandaşın da salona gidip NBA yıldızlarını izlemesine yardımcı olmuştur.<br />
Yıllar önce Charles Barkley, LA Clippers’ı şöyle özetlemişti: “Amerikan sporlarında başarı ile para kazanmak hep paralel gider. Maç kazandıkça kârınız da artar. Bunun tek istisnası Clippers’dır.”<br />
Şampiyonluklar kazanmak değil, büyük pazarda Lakers’tan artanları sıyırmak hedefiyle kurulmuş bir kulüp (New Jersey Nets için de bu yorumlar yapılır ama onların hem geçmişi daha parlak hem de Knicks ile aynı salonda oynamıyorlar. Şimdi de Brooklyn’e taşınıyorlar zaten)… Ve organizasyonun başında dünyanın en cimri patronlarından biri: Donald Sterling. Sonucu tahmin edebilirsiniz: Çok sayıda büyük oyuncu Clippers’dan geldi geçti ama hiç ‘takım’ olamadılar. Sterling, o yıldız adaylarını daha parlar parlamaz sattı. Ya da onların istediği bol sıfırlı kontratları vermeyerek, kaçmalarına neden oldu. Tarihi 42 yılı bulan kulüp, sadece 47 play-off maçı oynadı… 2000’lerde bir kez play-off görebildi&#8230; En büyük başarısı da o: 2006’da play-off’ta bir tur geçebilmek!</p>
<p>O ne smaçtı öyle!<br />
Geçen hafta Blake Griffin’in Kendrick Perkins’in üzerinden yaptığı ve çoklarına göre NBA tarihinin en muhteşem posteri olan smaçla gündeme gelen Clippers, işte böyle bir takım. Bu yıl All-Star’a iki oyuncu birden gönderecekler. Şu anda 20 maçta 13 galibiyetle, Batı’da üçüncü sırada yer alıyorlar; ‘Büyük ağabey’ Lakers’ın üç sıra üzerinde!<br />
Ne oldu, nasıl oldu bilinmez, ‘ucuzcu’ Sterling bu sezon karar değiştirdi. Elindeki genç yıldız adayları Blake Griffin ile DeAndre Jordan’ı tutup, transfer piyasasından Caron Butler ve Chauncey Billups gibi kalburüstü oyuncuları kaptı. Sonra da herkesin şaşırtan bir hamleyle yılın takasını yaparak Chris Paul’le pastanın üzerine kremayı koydu. Artık Clippers, Los Angeles’ın ‘öteki takımı’ değil. Ciddi ciddi şampiyonluk adayı. Hatta Paul’ün yaptığı şahane asistlerle coşan Blake Griffin sayesinde tarafsız seyircilerin de maçlarını seyretmek için ekran başına koştuğu son derece spektaküler bir ekip.<br />
Chicago’da iyi iş çıkardığı halde kapının önüne konmuş koç Vinnie del Negro, bir zamanlar San Antonio Spurs organizasyonunda öğrendikleri ile Los Angeles’a Hollywood’dan yadigâr “Yıldızları hiçbir zaman üzme” düsturunu aynı potada eritmeye çalışıyor. En büyük yardımcısı, yine kendisi gibi kadri bilinmemiş, New York’tan kovulmuş bir isim: Billups.</p>
<p>Acaba başarı gelir mi?<br />
Clippers bu formülle başarıya gider mi? Kobe’li Lakers’ı geride bırakıp, play-off gelip çattığında LA’in ‘esas oğlanı’ olur mu? Bu sorulara yanıt vermek için henüz erken. Ancak bu defa Clippers kadrosunun geçmişten çok farklı olduğunu ve bir sakatlık çıkmaz ise yarışta sonuna kadar var olacağını söyleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/nereden-cikti-bu-clippers-yigiter-ulug.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kara hafta</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/kara-hafta.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/kara-hafta.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 06:44:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32693</guid>
		<description><![CDATA[THY Euroleague’deki 3 temsilcimiz, TOP 16’nın 3. haftasını farklı yenilgilerle tamamladı. E Grubu’ndaki Anadolu Efes, kazanması durumunda çeyrek final için dev bir adım atacağı maçta Yunanistan’ın Olympiakos takımına konuk oldu. Temsilcimiz büyük bölümünü geride götürdüğü maçta son çeyreğe girilirken skora denge getirip umutlansa da, 4. çeyrekteki 30-12’lik seriyle, salondan 83-65 yenik ayrıldı. Farklı yenilgi, hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/kara-hafta.html/kara-hafta-1969378" rel="attachment wp-att-32694"><img class="alignright size-medium wp-image-32694" title="kara-hafta--1969378" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/kara-hafta-1969378-530x276.jpg" alt="" width="530" height="276" /></a>THY Euroleague’deki 3 temsilcimiz, TOP 16’nın 3. haftasını farklı yenilgilerle tamamladı. E Grubu’ndaki Anadolu Efes, kazanması durumunda çeyrek final için dev bir adım atacağı maçta Yunanistan’ın Olympiakos takımına konuk oldu. Temsilcimiz büyük bölümünü geride götürdüğü maçta son çeyreğe girilirken skora denge getirip umutlansa da, 4. çeyrekteki 30-12’lik seriyle, salondan 83-65 yenik ayrıldı. Farklı yenilgi, hem ikili averaj durumunda Efes’i, hem de üçlü averaja gidilmesi durumunda bu gruptaki diğer Türk takımı Galatasaray Medical Park’ı zor durumda bıraktı. Sarı-kırmızılı temsilcimiz ise CSKA Moskova deplasmanında iyi bir performans sergilese de, güçlü rakibi karşısında tutunamadı ve salondan 85-70 yenik ayrıldı. İki temsilcimiz de 3. hafta sonunda 1 galibiyette kaldı.<br />
G Grubu’nda Fenerbahçe Ülker evinde Yunan Panathinaikos’ı ağırladı. Rakibi önünde varlık gösteremeyen temsilcimiz, 77-56’lık skorla 3. maçında 2. yenilgisini aldı. Fenerbahçe, Unics Kazan’ın 3’te 3 yaptığı gruptaki en önemli maçını kaybederek, çeyrek final umutlarını oldukça azalttı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/kara-hafta.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabustan rüyaya</title>
		<link>http://www.basketdergisi.com/kabustan-ruyaya.html</link>
		<comments>http://www.basketdergisi.com/kabustan-ruyaya.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 06:42:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>veyselbalkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEDYADAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basketdergisi.com/?p=32691</guid>
		<description><![CDATA[FIBA Avrupa Ligi&#8217;nde ilk turu 12 maçta 12 galibiyetle kapatan Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı&#8217;nın başarısı uluslararası arenada da ses getirdi. FIBA&#8217;nın resmi internet sitesi Fenerbahçe için, &#8220;Geçtiğimiz yaz Avrupa Ligi&#8217;nden çekileceği söylentileri çıkan Fenerbahçe saha dışındaki problemleri çözerek, bir kabusu rüyaya çevirdi&#8221; yorumunu yaptı. Antrenör George Dikeoulakos ise, &#8220;Yaz aylarında sorunlar yaşanırken bize desteğini esirgemeyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basketdergisi.com/kabustan-ruyaya.html/attachment/21183428653" rel="attachment wp-att-32692"><img class="alignright size-medium wp-image-32692" title="21183428653" src="http://www.basketdergisi.com/wp-content/dosyalar/2012/02/21183428653-530x178.jpg" alt="" width="530" height="178" /></a>FIBA Avrupa Ligi&#8217;nde ilk turu 12 maçta 12 galibiyetle kapatan Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı&#8217;nın başarısı uluslararası arenada da ses getirdi. FIBA&#8217;nın resmi internet sitesi Fenerbahçe için, &#8220;Geçtiğimiz yaz Avrupa Ligi&#8217;nden çekileceği söylentileri çıkan Fenerbahçe saha dışındaki problemleri çözerek, bir kabusu rüyaya çevirdi&#8221; yorumunu yaptı. Antrenör George Dikeoulakos ise, &#8220;Yaz aylarında sorunlar yaşanırken bize desteğini esirgemeyen ve o zor dönemden çıkmamızı sağlayan herkese çok teşekkür ederim. Özellikle de taraftarımıza. Bizi hem fiziki hem de finansal olarak destekleyenler sayesinde oyuncularım sadece basketbola odaklanabildi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>KAZANILMIŞ BİR ŞEY YOK<br />
Başarılı koç, &#8220;12&#8242;de 12 yaptık. Ancak daha kazandığımız bir şey yok. Ama iyi yoldayız ve umarım bu başarımızı kupalarla taçlandırabiliriz. Sonuçlardan ziyade sezon başından bu yana oyuncularımın kat ettikleri yol, bir takım olma duygusunu yürekten hissetmeleri beni daha çok mutlu etti. Herkes bunun kolay olduğunu ve Fenerbahçe gibi büyük bir takımda normal bir süreç olduğunu düşünebilir. Ama oyuncularımın hakkını vermeliyim. Onların pozitif mantalitesi olmasa bugün bu noktaya ulaşamazdık&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basketdergisi.com/kabustan-ruyaya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

